Nevzat CİNGİRT

Oda Başkanlığı Fotoğraf Çektirme Yarışı Değildir
12.01.2026
21

Sanayici, tacir ve esnaf denildiğinde Düzce’de iki ana yapı öne çıkıyor: Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ile Düzce Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (DESOB).

Biri sanayici ticaret erbabının, diğeri esnafın sözcüsü… Tabelalara bakarsanız güçlü yapılar. Ama bugünlerde başlarını kaşıyacak vakitleri yok. Malum, seçim zamanı.

Mesleğimiz gereği resmî ilan portallarını yakından takip ediyoruz. Son bir ayda Düzce ve ilçelerinde meslek odalarının kongre ilanları ardı ardına yayımlandı.

Bakkaldan berbere, terziden demirciye, fırıncıdan tesisatçıya, lokantacıdan zerzevatçıya… Meğer ne çok meslek odası varmış.
İçlerinde yıllardır aynı koltuğu bırakmayan, babadan oğula devredilen başkanlar var. Yeniden aday olma ihtirasıyla sahneye çıkanlar da cabası.

Peki, bu odaların Düzce ekonomisinin gidişatına dair kamuoyuna yansıyan kaç net açıklaması oldu?

 

Artan maliyetler, düşen satışlar, konkordato ilanları, kepenk kapatan işletmeler karşısında kaç kez güçlü bir duruş sergilediler?
Somut bir örnek: Geçtiğimiz aylarda Beçi Kooperatifi ile Düzce Belediyesi arasında yaşanan kriz sonrası, üniversite hattı iptal edildi. Onlarca minibüsçü mağdur oldu.

Peki, bu kooperatifin bağlı bulunduğu Düzce Otobüsçüler, Minibüsçüler ve Servis Araçları Odası ile Düzce Şoförler ve Otomobilciler Odası ne yaptı?

Kaç kez kamuoyunun karşısına çıkıp üyelerinin hakkını savundu?

Benzer sorun Boğaziçi hattında da yaşanıyor. Sorun ortada, çözüm yok; odalar sessiz.

Türkiye genelindeki ekonomik kriz Düzce’yi de sert vuruyor. Esnaf kepenk kapatıyor, sanayici küçülüyor, işten çıkarmalar yaşanıyor.

Ama odalardan gelen mesaj hep aynı:

“Aidat borcunuzu ödeyiniz.”

Bir gün olsun şu sözleri duyan oldu mu?

“Düzce esnafı bu şartlarda ayakta duramaz.”

“Sanayici desteklenmezse bu şehir üretimi kaybeder.”

İş sosyal medyada fotoğraf paylaşmaya gelince herkes bir yarışta… Ziyaretler, toplantılar, pozlar, etiketler… Ama sonuç ortada.
Oda başkanlığı; makam aracıyla gezmek, sosyal medyada boy göstermek değildir.

Oda başkanlığı; üyesinin derdiyle dertlenmek, gerektiğinde risk almak, gerektiğinde masaya yumruğu vurmak ve bu şehrin hakkını savunmaktır.

Yıllardır takip ediyorum. İçlerinde dostum, arkadaşım, akrabam olan isimler de var. Seçim öncesi vaat dolu beyannameler yayımlayıp, seçimi kazandıkları gün unutan kaç kişi sayabilirim, bir bilseniz…

Kimse sormuyor; ben sorayım:

Üyelerin aidatlarıyla ayakta duran bu odalar, yıllardır değişmeyen bu isimler kendileri ve yakın çevrelerine siyasi ve kişisel ikbal alanı açmanın dışında ne işe yarıyor?

Kent ekonomisine katkıları nedir?

Gerçek anlamda STK mıdırlar, yoksa yasanın başımıza bela ettiği yapılara mı dönüştüler?

Sahi…

Bu odalar ne yapar?

Düzce’nin geleceği için ne üretir?

Hangi gencin yarınına, hangi esnafın derdine, hangi sanayicinin krizine çaredir

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar