Nevzat CİNGİRT

AK Parti’ye Kulaç Atan Albayrak…
14.01.2026
39

Akçakoca siyasetinde uzun süredir kulislerde fısıltı halinde dolaşan bir iddia artık yüksek sesle konuşuluyor: CHP’li Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın AK Parti’ye geçeceği. Aylarca “zamanı kolluyor” denilen bu ihtimal, disiplin sürecini beklediği söylentileriyle daha da güçlendi. Resmi açıklamalar her ne kadar iddiaları reddetse de, geçen hafta sonu yaşanan gelişmeler bu söylentilerin gölgesini iyice büyüttü.

CHP Akçakoca İlçe Örgütü’nün pazar günü düzenlediği genişletilmiş üye toplantısı sıradan bir etkinlik değildi. İl Başkanı Özcan Dağıstanlı, il yönetim kurulu üyeleri, il genel meclis üyeleri, eski ilçe başkanları ve partililer salondaydı. Ancak herkesin gözünün aradığı isim yoktu: Belediye Başkanı Fikret Albayrak. Dahası, başkan yardımcıları ve belediye meclis üyeleri de toplantıya katılmadı.

Peki o saatlerde başkan neredeydi?

Yerel basına yansıdığı üzere, bir iş yeri açılışında. Kurdela kesildi, program yapıldı, ardından kavurmalı pilav yenildi. Halkla temas elbette önemlidir; ancak aynı saatlerde kendi partisinin üyeleri bir salonda toplanmışken orada olmamak, siyaseten izahı zor bir tercihtir.

Bir an durup düşünelim…

Aynı içerikte bir toplantıyı AK Parti düzenleseydi ve bir belediye başkanı, il başkanının katıldığı salona mazeretsiz şekilde gitmeseydi, bu mümkün olabilir miydi? Örgüt disiplininin en sert biçimde işletildiği AK Parti’de, böyle bir mesafeyi koymaya hiçbir başkan cesaret edemezdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğini yaptığı AK Parti’de, örgüt hiyerarşisi ve refleks nettir: ya yalnızlaştırılır ya da tasfiye edilirdi. Çünkü orada örgüt, belediye başkanından öndedir ve güçlüdür.

Peki aynı tablo CHP’de neden her defasında göz göre göre yaşanıyor? İşte asıl sorgulanması gereken nokta budur.

 “Mustafa Kemal’in partisiyiz” denilen CHP’de bu tablo nasıl ortaya çıkabiliyor?

Seçimi kazanırken örgütle yan yana duran bir belediye başkanı, köprüden geçtikten sonra nasıl bu kadar açık bir mesafe koyabiliyor? Daha da önemlisi, örgüt içinde nasıl hâlâ destek bulabiliyor?

Bu sorular yalnızca yerel siyasetin değil, siyaset biliminin de üzerinde düşünmesi gereken meselelerdir. Çünkü örgütle bağ koparsa, kaybeden sadece taraflar değil; CHP’nin Akçakoca’daki siyasal bütünlüğü olur.

Toplantı sonrası İlçe Başkanı Tuğrul Abanoz’un sözleri ise doğrudan bir uyarıydı:

“Örgüt emeğinin yok sayılması kabul edilemez.”

Ve en kritik hatırlatma:

“Makamın gücü geçicidir, örgütün iradesi kalıcıdır.”

Bu sıradan bir cümle değildir. CHP’nin genetiğine yazılmış bir gerçeğin hatırlatmasıdır: Örgüt olmadan siyaset olmaz.

Çok sevdiğim bir Kürt atasözü der ki:

“Kurmê darê ne ji darê be, dar kurmî nabê.”

Yani: “Ağacı kemiren kurt ağaçtan olmasa, ağaç kurtlanmaz.”

CHP’li dostlarım bana kızmasın… Ama tablo budur.

Yüz yıllık ulu çınarın içten içe kurtlanmasına müsaade etmeyin. Partiyi tek bir kişinin kaprisine terk etmeyin.

Partinin anayasası olan tüzüğü işletin, gereğini yapın.

Ya disiplinle örgütü koruyun, ya da bırakın; nereye gitmek istiyorsa, varsın oraya gitsin.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar