Nevzat CİNGİRT

71 YIL ÖNCE…
3.02.2026
117

“HER ŞEYİN MEVCUT OLDUĞU BU BELDEDE SADECE BELEDİYE YOK”

  5 Nisan 1955 tarihli BOLU EKSPRES gazetesi Sayfa: 3

**

Yaşamın baş döndürücü bir hızla akıp gittiği bu çağda, tarihin sararmış sayfaları arasında kısa bir mola vermek insanın zihnine iyi geliyor.

Geçmişe bakmak, bugünü daha net görmemizi; hatta geleceğe dair söz söyleyebilmemizi sağlıyor.

Takip ettiğim “Eski Akçakoca Fotoğrafları” adlı bir sayfa var.

Binlerce eski Akçakoca fotoğrafı, gazete küpürleri paylaşılıyor; emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnsanı alıp düne götürüyor.

Fotoğraflara bakarken çocukluk, gençlik yılları bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden akıp gidiyor.

İşte o sayfada paylaşılan, 1955 tarihli Bolu Ekspres gazetesinde yer alan bir haber var ki, 71 yıldır değişmeyen kaderimizin özeti gibi: " Benim oğlum bina okur döner döner yine okur "

Haberde Akçakoca şöyle anlatılıyor:

 “Vilayetimizin yegâne sahil şehri Akçakoca,

tabiat güzellikleri arasında dağınık bir halde ilgi bekliyor.

Şehir yolları bakımsız, sahil kenarları pis, lokanta, gazino ve kıraathaneler kontrolsüz.

Her şeyin mevcut olduğu bu beldede sadece belediye yok.

Bu güzel beldenin belediye hizmetleri üzüntü vericidir.

Gerek şehir içinde gerekse sahillerde, turistlerin deniz banyosu için ayrılan alanlar son derece pistir.

Belediye çöpleri buralara atmak için adeta emir çıkarmış hissi uyandırmaktadır.

Şehir içi yollar bozuktur.

Aşağı Çarşı olarak bilinen eski çarşının bakımı neredeyse tamamen unutulmuştur.

Kıraathane, lokanta, otel ve gazinolarda herhangi bir denetimin olmadığı her yerde konuşulmaktadır.”

Tam 71 yıl önce, Bolu’nun denize açılan tek kapısıyken yazılmış bu satırlar…

Bugün ise Akçakoca, Düzce’nin denize açılan kapısı.

Peki, gerçekten bir fark var mı?

Yine aynı sorunlar konuşuluyor.

Bugün de çöplerin düzenli toplanmamasından, sahillerin kirliliğinden, yolların bozukluğundan, su ve elektrik kesintilerinde şikâyet ediliyor.

Bir şehir, 71 yıldır hiç mi bir arpa boyu ilerlemez?

Hiç mi ders almaz, hiç mi sorunlarını çözüme kavuşturmaz?

1955’te söylenen “Her şeyin mevcut olduğu bu beldede sadece belediye yok” cümlesi bugün hâlâ bu kadar tanıdık geliyorsa,

asıl üzerinde düşünmemiz gereken soru da tam burada duruyor.

Aradan geçen onca yıla, değişen tabelalara, yenilenen makam odalarına rağmen;

sorunlar yerli yerinde duruyorsa,

demek ki mesele bina, araç, personel ya da bütçe meselesi değil.

Mesele; önceliklerin, niyetin ve bakış açısının değişmemesi.

Bir şehirin kaderi, belediye başkanlığı koltuğunun kaç kez el değiştirdiğiyle değil;

o koltuklara oturanların şehre ne kadar temas ettiğiyle belirlenir.

Ve eğer Akçakoca, 71 yıl sonra hâlâ aynı cümlelerle anılıyorsa;

sorun geçmişte değil, bugünü yöneten zihniyettedir.

**

71 yıl önce bu satırları kaleme alan meslek büyüğümüz için o gün neler söylendiğini bilmiyorum.

Ancak bugün, Akçakoca’nın geldiği noktayı eleştiren, yol göstermeye çalışan, yaşadığı şehir için nefes tüketen kalem erbabının nasıl taşa tutulduğuna; onları itibarsızlaştırmak adına her yolun mübah sayıldığı girişimlere açıkça tanıklık ediyorum.

Rahmetli Çetin Altan’ın dediği gibi,

“Enseyi karartmamak lazım.”

Biz de bir gazeteci olarak; dilimiz döndüğünce yazmaya, çizmeye, anlatmaya devam edeceğiz.

Umarım Akçakoca, bir gün;

eleştiriden korkmayan,

sorumluluğu paylaşabilen,

mazeret üretmek yerine paydaşlarıyla birlikte çözüm üreten

belediye başkanlarını görmeyi hak eder.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar