Taha Akyol
İkisi de megaloman… İkisi de kendilerini Tanrı’nın özel misyonla yarattığına inanıyor… İkisi de askeri güç manyağı… İkisinin de anladıkları tek unsur güç… Hukuk, insan hakları, teamüller bunların gözünde “değer” değil, “norm” değil; işlerine yaradığında suistimal edecekleri aletler…
Evet doğru tahmin ettiniz, Netanyahu ve Trump.
Netanyahu, Gazze’de yaptığı soykırımı anlatırken “Tevrat kehaneti” demişti. (9 Nisan)
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin “savaş suçu” sanığı, hakkında tutuklama kararı var, binlerce çocuğun, masum insanın kasabı.
Trump’ın “Tanrı, Amerika’yı yeniden büyük yapmak için beni korudu” sözü megalomanisinin boyutlarını anlatıyor. (22 Ocak)
İcra metodu, ülkeleri askeri güçle tehdit etmek, şantaj yapmak, füzelerle vurmak… Trump’ın gümrük vergisi tehditlerini anlatırken Financial Times’da Martin Wolf “yaptığı düpedüz gangsterlik” diye yazmıştı. (3 Ekim) Haydutluk yani.
POPÜLİZM VE MACERA
Maduro ve selefi Hugo Chavez kirli diktatörlerdi. Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip Venezuela’yı Körfez kadar zengin yapabilirlerdi. Fakat popülist ve maceracı politikalarla mahvettiler.
Bizde 1970’lerdeki “MDD hareketine” benzeyen ve cunta-seçim gelgitleriyle çalkalanan Üçüncü Dünya solculuğu ile petrol gelirlerini “halka vermek” yoluna gittiler; tamam da bu ithalatı, üretimden ucuz hale getirdi… Dış açık hızla büyüdü.
Emperyalizmle mücadele olarak Amerikan petrol şirketlerini kovdular, tesislerine tazminatsız elkoydular; tamam da petrol çıkarma, depolama işini kendileri yapamadılar; bu kapasiteleri yoktu…
2022’ye kadar çoğu iyi eğitimli 3 milyon Venezuelalı yurt dışına göçtü.
Özellikle Maduro Çin’e yanaştı. Çin, petrolünün yüzde 17’sini Venezuela’dan alıyordu.
Petrol üretimi bir zamanlar günde 3 milyon varile çıkmış olan Venezuela’nın üretimi 650-700 bin tona düştü.
Emperyalizmle mücadele tamam da bunun için de akıl, bilgi ve alt yapıyı iyi hazırlamak gerek.
MONROE DOKTRİNİ
Trump’ın, egemen bir devletin, diktatör de olsa başkanını bir gece baskınıyla kaçırmasında, bir sebep kendi “Büyük Başkan” megolamanisi, diğer sebep Latin Amerika’ya ABD’nin “arka bahçesi” diye bakması ve Çin’in sokulmasından ürkmesidir.
ABD Başkanı James Monroe, Aralık 1823’te Kongre’ye gönderdiği mesajda, temel dış politika ilkesini, özetle “Avrupa işlerine karışmamak, Avrupalıları da Amerika kıtasına karıştırmamak” olarak tanımlıyordu.
Güney Amerika’nın tamamına yakını İspanya sömürgesiydi. 1820-1830 arasında bütün İspanyol sömürgeleri bağımsızlık kazandı; İspanya’dan geriye İspanyolca kaldı.
İspanya müdahale edemedi, onun boşalttığı yere el koymak isteyen başka bir Avrupalı devlet de Latin Amerika’ya asker gönderemedi.
O zamandan beni ABD’nin siyaset hafızasında “arka bahçe” kavnramı yerleşti. CIA’nın en çok hükümet devirdiği bölge Latin Amerika oldu.
ZOR DÖNEM
Zamanla gevşemiş, “Atlantik’in iki yakası” ilişkiler gelişmişti. Trump, MAGA yani “Amerika’yı yeniden büyük yapmak” hırsıyla Monroe doktrinini tekrar ateşledi. Sadece Venezuela değil, Panama, Kolombiya, Küba ve Meksika dahil, Avrupa’da da Danimarka’nın Grönland adası.
Sırada İran da mı var?
Koca Trump Monroe’dan geri kalır mı? “Monroe Doktrini büyük bir meseleydi ama biz onu çoktan aştık. Yeni ulusal güvenlik stratejimiz kapsamında, Batı yarımküredeki Amerikan hakimiyeti bir daha asla sorgulanmayacak” diyor.
Korkum, Venezuela’ya kolay elkoymasının, delice hırsını azdırması ihtimalidir. Anlaşılan, önceden Venezuela üst kademesiyle ve hatta Maduro’nın yerine gelen Rodrigez’le anlaşmışlar. Askeri tesis içindeki başkanlık sarayına ABD’nin birkaç helikopteri indi, adam kaçırdı, tek kurşun sıkan olmadı.
Rodrigez, ilk saatlere emperyalizmden falan bahsettiyse de kısa sürede hizaya geldi.
Trump diyor ki:
“Biz burada çok büyük bir petrol şirketine sahibiz. Onlar Venezuela'ya gidecekler, yıkılmış halde bulunan petrol tesislerini tamir ettikten sonra ülkeye para akışını başlatacaklar. Gerekirse ikinci büyük saldırıyı da yaparız.”
Fakat tamir etmek için milyarlarca dolar lazım. Şirketler geleceği belirsiz Venezuela’ya bu kadar parayı yatırmaktan çekiniyormuş.
Trump dünyanın başına bela oldu. Çin’in sinsi yayılışını da dikkate aldığımızda dünya çok sıkıntılı bir belirsizlik dönemine girmiş bulunuyor.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciSiyasi riski düşürmek zorundayız 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump’a kızıp acısını CHP’den çıkaranlara sözüm 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUÜlkelere ‘kayyım’ atama dönemi mi başlayacak yoksa? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşı çözüm sürecinin yükünü ağırlaştırdı 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTahran’ı vuruyorum ama hedefim Çin! 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİki haydut 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.02.2026
25.02.2026
24.02.2026
22.02.2026
18.02.2026
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026