Taha Akyol
Türkiye’nin tehdit altında olduğu düşünülebilecek sınırları sadece Orta Doğu’dadır. Ne Rusya ve Ermenistan’la ne de Yunanistan ve Bulgaristan’la bir sınır ihtilafı söz konusu değildir. Ufukta öyle bir ihtimal de gözükmüyor.
Ege sorunları, ‘deniz sorunları’dır.
Balkan Harbi sırasında Bulgaristan’la sınır çizilirken, nüfus da bu sınıra göre göçlerle oluşmuştu. Lozan’da mübadele yapılmasıyla, iki taraf arasında bundan böyle sınır kavgalarının çıkmayacağını Lord Curzon da söylemişti.
Fakat Orta Doğu’da Kürtlerin taraf olduğu bir uluslararası savaş yaşanmamıştı. Başvekil İsmet Paşa’nın ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’ın Haziran 1926’da Irak sınırı çizilirken söyledikleri gibi Türkiye daima “sınır güvenliği” problemini hissetti ve hissedegeldi.
Kuzey Irak’a hava harekatlarının temelinde bu var.
Uzun süreden beri Suriye ile de “sınır güvenliği” sorunu yaşıyoruz. “Terör koridoru”nu önlemek için yapılan Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı adlı harekâtlarının da stratejik sebebi bu güvenlik ihtiyacıdır.
ÖCALAN VE SURİYE
Kuzey Irak’ta Barzani hareketi, baştan beri Irak-içi bir harekettir. Türkiye’yi tehdit etmemiştir. PKK’nın terörist-ihtilalci yapısı Barzani için de tehdittir. Türkiye doğru bir politika ile Barzani rejimiyle münasebetler kurmuştur.
Suriye’de ise PYD/YPG, doğrudan doğruya Kandil’in örgütsel uzantısıdır. KCK hem PKK’nın hem PYD’nin üst kuruluşudur. Kullandıkları kavramlar aynıdır. “Önderlik” yine Öcalan’dır.
Öcalan da PKK ile yaptığı silah bırakma ve fesih çağrılarına hiçbir zaman sarih olarak PYD ve YPG’yi katmadı. PYD’den İlham Abdi açıkça “silah bırakmamız gündemde değil” diye beyanat vermişti zaten. (27 Temmuz)
Öcalan’ın “Rojava kırmızı çizgimdir” şeklinde konuştuğunu DEM’liler açıkladı. Öcalan’ın Şara’dan “Baas’ın sakallısı” diye bahsettiği, örgüt organlarında, ajans haberlerinde görülüyor. Hatta dünyanın resmen tanıdığı Şam hükümetinden “HTŞ rejimi” diye bahsediyorlar. Bütün bunlar Suriye hükümetine husumetin dışa vurumlarıdır.
Öcalan da en çok, yılbaşı mesajında, “10 Mart Mutabakatı”nın uygulanması istedi.
Fakat “10 Mart Mutabakatı” muğlaktır. Mazlum Abdi bağımsız “üç Kürt Tümeni”nin, kendi bölgelerinde devam etmesini ısrarla savunuyor, “entegrasyon” dediği de Suriye Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmaktır; Suriye ordusuna katılmak değil.
İSRAİL VE ABD
Başlangıçta bir uzlaşma oluyormuş gibi gözükürken, İsrail’in açık desteği Mazlum Abdi’yi uzlaşmazlığa itti. Hakan Fidan’ın dediği gibi İsrail’in “Suriye’yi bölme aleti” oldu. Barrakc’ın dediği gibi İsrail “ulus devletleri tehdit sayıyor.” Führer Netanyahu’nun “Suriye'de kiminle mücadele ettiğimizi biliyorum” sözünün anlamı açıktır. (Rûdaw, 28 Ağustos)
Suriye’nin Dürzi bölgesi halen İsrail işgali altındadır.
ABD’deki Yahudi lobisini de akılda tutmak lazım.
YPG tabii fiilen de elindeki Amerikan silahlarına güveniyor. Trump ise her ne kadar Şam rejimini meşru tanıyor, geçici devlet başkanı Ahmet Şara’yı övüyorsa da, ağır silahlarla donattıkları PYD/YPG hakkında net bir beyanı olmadı.
Şom ağızlı temsilcisi Tom Barrack “IŞİD’e karşı verdiğimiz mücadelede müttefikimiz oldular. Bugün PKK ile ilişkili değiller” diye konuştu. (30 Ağustos)
Cehaletse de kötü niyetse de feci bir yanlış!
SDG’den niye mi bahsetmiyorum? Göstermelik SDG’nin ‘kıymet-i harbiye’si, YPG’den geliyor da ondan.
TÜRKİYE’NİN POLİTİKASI
Bu fevkalade karmaşık ve kırılgan tablo nihayet üç gün önce Halep’te Suriye ordusu ile YPG arasında çatışma çıkmasıyla büsbütün kırılgan hale geldi. Dün daha şiddetli çatışmalar oldu.
SDG’nin Suriye ordusuyla çatışması, ABD’nin “Suriye-İsrail Ortak Mekanizması kurduk” açıklamasının ertesi günü başladı; nasıl “mekanizma” ise?
Bu satırlar yazılırken çatışmaların sürüp sürmeyeceği belli değildi.
Şu belki ki, demografinin zorluğunun yanında, başta haydut İsrail olmak üzere, karışan ellerin çokluğu, SDG’nin elinde ağır silahların bulunması ve ortaya henüz ‘birleştirici formül’ çıkmamış olması gibi sebeplerle kiriz son derece tehlikeli boyutlardadır.
Türkiye’nin ABD ile çatışmamaya dikkat etmesi, Trump’ın deliliklerine tahammül göstermesi doğrudur.
Türkiye elbette bıçak kemiğe dayanırsa, diplomasisi çok iyi yapılmak kaydıyla, Şam hükümetine askeri destek verecektir. Bunu istemeyenler, bundan sakınmalıdır.
Tablo içerideki süreci olumsuz etkiliyor tabii.
Yazarlar
-
Fehmi KORUOlayın bir de bu yönü var 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünHakan Fidan izlenimleri… 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKalıcı Birliğin Demokratik Temelleri; Eşitlik, Özgür İrade ve Ortak Yaşam... 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURFurkan günleri ve fitne zamanları 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kiras‘Hem siyaset hem ticaret’ milletin cebinden 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBahçeli’nin sözü boşa düştü! 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci‘Gizli muhalifler’ billboardlara ilan vermiş 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Fevkaladenin fevkinde...” bir siyasi süreç 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMülkün temeli... 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTÜç Maymun… 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanSiyasal İslamın uzun ve yavaş ölümü 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKürt meselesinde eskimeyen refleksler, sorunların çözüm ihtimali 14.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
2.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025