Ali BAYRAMOĞLU
Özgür Özel, Karar Gazetesi ziyaretinde Türk siyasetindeki dönüşümleri travmalarla açıklıyordu. Ona göre iktidar değişimleri travmalar sonucu oluyordu. Menderes’in asılması, 12 Eylül böyle travmalardı; iktidar değişimlerine yol açmışlardı. 19 Mart’ı da böyle bir travma olarak değerlendiriyordu. İktidar bu nedenle değişecek, bu nedenle CHP iktidara gelecekti.
Dünya dengeleri, teknolojik girdiler, fiziki modernleşme, siyasi kültür evreleri, toplumsal talep ve hareketler ve deneyimlerin bu kavrayış içinde kendisine pek az yer bulduğu açık…
CHP lideri benzeştirerek anlamayı, açıklamayı tercih ediyordu.
Benzeştirme, esasen olarak dünü, eskiyi, bellektekileri referans kabul eder.
Kimi akıl yürütme biçimleri benzeştirerek anlar ve yol alır, kimileri ise ayrıştırarak. Benzeştirme ne denli bilinene gönderme yaparsa, ayrıştırma da yeniye; yaşanan ana, o anın dinamiklerine, bu dinamiklerin dün ile bağlantısını şimdiki zamandan kurarak hareket etmeyi gerektirir.
Birey merkezli liberal ve neoliberal dönem, kimlik vurgularının hâkim olduğu dönem, liberal evrensel değerlerin gerilediği ya da ilerlediği dönemler; toplumsal taleplerle, reaksiyonlar kadar derin dip dalgalarla yakından ilgilidir. Mesela, Özal’ın birey vurgusu, Erbakan’ın ve Erdoğan’ın ilk döneminin kimlik vurgusu, bu anlamda içeriden, döneminden, taleplerden anlaşılması ve analiz edilmesi gereken büyük şemsiyeler oluşturur. Özel ise bunları değil, tepkileri veri alan, bunları da birbirine benzeterek, salt siyasi olan üzerinden, anlamayı seçen bir yol izliyordu.
Benzeştirerek veya ayrıştırarak bakma ve anlama, bir akıl yürütme biçimidir ve zihniyet meselesine de işaret eder.
İkisinin de yan anlamları, yan göndermeleri vardır.
Ayrıştırma fikri, örneğin, siyasetin, iktidarın, hukukun, bilginin hem devlet katında hem de toplumsal katmanlarda birbirinden özerk olabildiği duruma da gönderme yapar.
Bu nedenle çağdaş ve katılımcı demokrasinin kurucu asgari koşullarından belki de en önemlisi ayrışma fikridir. Nitekim alanlar arasında etkileşim kadar bir mesafenin de olması; zihniyet kalıplarının ve etik kuralların bu ayrışma fikrine dayanması, ayrışmayı koruma altına alması, hatta ilke kılması, çoğulcu ve katılımcı çağdaş demokrasinin temel koşuludur.
Bu koşullar şu üç basit ancak yaşamsal ilkeye gönderme yapar: Özgürlük, eşitlik ve özerklik (düşüncenin siyasal ve eylem karşısında özerk kalabilme imkânı).
Özerklik yerine kapsayıcı otorite fikrini, özgürlüğe karşılık itaat kavramını, eşitliğe karşı hiyerarşiyi koyduğunuzda ise ulaşacağınız düzen baskıcı ve çoğu zaman otoriter nitelikli olur.
Aslında bu kavramlara yol veren ve ayrıştırma mantığının temelini oluşturan, hayatın her alanını kapsayan belirleyici üç hâl vardır: meşruiyet, görecelilik ve içe bakış…
Toplumsal, ahlaki ve siyasi meşruiyet…
Zamana, mekâna, insana ve kültüre göre değişen görecelilik…
Toplumların ve bireylerin kendilerini sorgulama alışkanlığı…
Bunlar sizi toplumsal, siyasal ve kültürel alanda mutlak olandan uzak tutar; içeriden, zamana, mekâna ve “öteki”ne endeksli bir bakışa zorlar.
Bu kendiliğinden işleyen bir mekanizmadır; zihniyet merkezli bir emniyet sübabıdır. Nitekim ortak akıl, kolektif akıl ya da deneyimden gelen bilgelik denilen şey; geçmişten, töreden ya da tekil vicdandan değil, böyle bir sistematik içinde ürer.
Aksi hâlde öfkenin, duygunun, tekil düşüncenin, tek bir vicdanın; farklılıkları tek bir kalıba sıkıştıran benzeştirme çabasının girdabına düşülür.
Özgür Özel’ geri dönecek olursak…
Bir siyasetçiye bakarken, söyledikleri, tepkileri ve önerdikleri kadar akıl yürütme biçimi ve zihniyeti de önemlidir. Benzeştirme–ayrıştırma meselesi, zihniyetin şifrelerinden biridir.
Memleketim ve siyasetçisi, akıl yürütürken çoğu zaman benzeştirir.
Ülke biraz da bu yüzden hiç değişmez
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.01.2026
3.01.2026
2.01.2026
27.12.2025
25.12.2025
20.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
11.12.2025
6.12.2025