Ali BAYRAMOĞLU
Aşırı siyasallaşma, kutuplaşma ve kavga, her zaman, her yerde, her tartışmayı ana ekseninden saptırır ve araçsal hâle getirir.
Siyasi, toplumsal, kültürel, dış ilişkinin her meselenin siyasi bir iktidara, siyasi bir partiye, siyasi bir tutuma getireceği zarar ya da fayda çerçevesinde ele alınması, her yeni girdi ya da durumun tek faktöre işaret edilerek açıklanması hâli bunun tipik örneklerindendir…
Türkiye uzunca bir süredir bu iklimin en kesif katmanında bulunuyor.
Ülkede demokrasinin, yenilenmenin, değişimin taşıyıcısı olması beklenen muhalefetin, muhalif kesimin ruh hâli bu iklime ve umut kırıcı bir siyasallaşmaya açık örnek.
15 Temmuz darbe girişiminde yaşanmıştı. Erdoğan’ın darbe girişiminden fayda sağladığı, sağlayacağı, girişimi otoriterleşmeye vesile yapacağı, dolayısıyla bu işin içinde olabileceği iddiaları hâlâ muhalif zihinlerde yaşıyor.
Bugün benzer bir durumu Kürt sorununda çatışma çözümü girişimiyle ilgili görüyoruz. Çözüm sürecinde alınacak pozitif bir sonucun Erdoğan’a getireceği faydaya hayıflanma, muhalif kesimin bilinç altında cirit atıyor. Rakibe fayda, otoriter düzene destek korkusu, hatta takıntısı, çözüm sürecinin getirebileceği girdiler karşısında galebe çalıyor. Siyasetsiz bir siyaset arenası, güvenlik devletinin en büyük gerekçesi ve bahanesinin ortadan kalkma ihtimali, bunun orta vadede ülke demokrasisi için anlamı akla bile getirilmiyor.
Bu tespit Erdoğan iktidarının demokraside açtığı yaraları ortadan kaldırmaz. Hukuk devletinin çöküşü, siyasi keyfilik, tasfiyeler gibi tek adam rejimi manevraları elbette son derece hayatidir. Ancak ayrıştırarak düşünmek, sorunlara ayrıştırarak yaklaşmak da son derece önemlidir.
Ayrıştırma yapılmadığı oranda, ortada itiraz ve itiraz söylemi dışında siyasi olarak geriye bir şey kalmıyor. Öylesine ki muhalif itiraz, Kürt meselesi örneğinde olduğu gibi kurucu siyasete itiraz anlamına gelebiliyor.
Öneri, fark, umut, alternatif taşımayan itiraz hâli, kaba ve karşılıksız muhaliflikten başka ne olabilir? Ya da siyaseten oyun dışı kalmanın, muhalefeti siyasetten arındırmanın aracı olmaktan başka?
İlkeden azade ve faydaya endeksli olan, üstelik bunu ilke gereği yaptığını söyleyen zihniyet her zaman tahripkâr olmuştur. Başlığı, siyasal tavırların, kimliksel tutumların, çıplak faydanın ilke, kural, değer gibi dillendirilmesine endekslidir. Sorunların ne özü tartışılır ne de farklı siyasi fikir ve öneriler dillendirilir. Kürt sorunu öyledir, Alevi meselesi böyledir, dış politika böyledir.
Sonuç şudur:
Muhalif siyasi partiler, muhalif aydınlar, muhalif yayın organları değişime, sorunların çözümüne ilişkin inançsızlık üretir, böyle bir inançsızlıkla siyasallaşırlar.
Siyasi iradeye duyulan öfke ile Kürt sorunundaki olumsuz beklentileri iç içe sokma eğilimi, “zorunluluklar, durum ve karşılaşmalar, etkileşimlerle fiilen genişleyen hak alanı gerçeği”ni unutan bir köktenci bakış açısı, bir tür yeni pozitivizm kokusu Türkiye’yi bugün muhalif, akademik çevrelerde baştan aşağıya kuşatmışsa, bu inançsızlığın bunda ciddi bir payı vardır.
Aşırı ve hastalıklı siyasallaşmanın getirdiği bir tür depolitizasyondan söz etmek pek yanlış olmaz.
Bu tür araçsallaştırmalar sanılanın aksine muhalefete ve muhalif duruşa, iktidara getirdiğinden çok daha fazla zarar getirmektedir.
Akla ve siyasete ihtiyaç var.
Hem de çok…
Yazarlar
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNükleer dengenin son kalesi de yıkılarken… 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Marks nerene battı?’ 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUNetanyahu Epstein operasyonuna ne dedi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENEsptein – Devletlere yönelik şantaj boyutu 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUMuhalefetin bilinçaltı 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanPiyasa soruyor: Yapay zekaya bu kadar parayı nereden bulacaksınız? 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUREpstein neden Türkiye ile ilgilendi? 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASayın Devlet Bahçeli’nin Gündeme Taşıdığı “Umut İlkesi” ve Sayın Abdullah Öcalan... 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİmamoğlu’nun mesajı: İnsancıl evrensel hukuk 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezTÜFE Yenilendi Ama Yaklaşım Aynı 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciKöprüyü geçene kadar… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSuriye’de barışı Öcalan mı sağladı? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBahçeli’nin bir cümlesinin gittiği yer… 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTürkiye Yüzyılı’nda Ramazan pidesi 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTİşte Akçakoca farkı! Meclis dediğin böyle olur. 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026
8.01.2026
3.01.2026