Ali BAYRAMOĞLU
Global ve ulusal siyaset gündemden hiç düşmüyor.
Peki toplumsal zemin nasıl evriliyor?
Derindeki, belirleyici, yönlendirici, siyasal davranış ve tercihleri, şekillendiren soru esasen budur.
Yanıt için en başta ve ilk bakışta iki hususun altını çizmek gerekir.
1. Toplumsal hayatta kültürel kimliklerin siyasi tutum ve davranışları keskin belirme gücü düne oranla azalmış görünmektedir. Kültürel kimlik referansı bugün daha muğlak, kimlikler arası ilişkiler etkileşime daha açıktır.
2. Ayrıca her kimlik, bir iç değişime, kimlik içi sınıfsal, fikri, hatta kültürel bir ayrışmaya, bir heterojenleşmeye tabi olmaktadır.
Bu değişim neden nası yaşandı, yaşanıyor?
Nedenlerden biri, farklı toplumsal kesimler arasında, sisteme katılma ve imkanlardan istifade ve simgesel özgürlük bakımından yıllar içinde gerçekleşen bir eşitlenme halidir. Bu durum, çatışma enerjisinin boşalmasına, etkileşime ve normalleşmeye zemin hazırlamıştır. Kültürel kimlik alanlarını varlıklarını muhafaza ederken, kısmen kabuk değiştirmişler, bunların yanında ortak alanlar genişlemiş, bireyler kimlik alanları kadar bu ortak alanlarda hareket etmeye başlamıştır.
Bir diğer neden, 2002-2010 arası global büyüme ikliminin de desteklediği, büyük bir fiziki modernleşmenin girdileridir. Bunlar, zaman içinde şu veya bu şekilde artanyüksek eğitim imkanlarına, kentleşmeye, ulaşım ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerinin yaygınlaşmasına ve yükselen kalitesine işaret ederler. Bu yenilen zemin çerçevesinde en önemli gelişme, görsel, kentsel, kültürel referansların çeşitlenmesi, çeşitliliğin ise meşrulaşma-ya başlaması olmuştur. Dünyayla zihni etkileşim kapılarını açan teknolojik zıplamanın sonuçlarını, yüksek eğitimin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan eğitim burjuvazisi üzerinden doğan sınıfsal bir hareketliliği bunlara eklemek gerekir.
Biraz daha derine bakınca, bu kez karşımıza, yukarıda saydığımız gelişmelerin yıllar içinde, özellikle genç nesiller bakımından bir bireyleşme dalgasını tetiklemes çıkar. Bu dalga çerçevesinde kişi, kimliğiyle yeni bir temas biçimi geliştirmeyebaşlamıştır. Birey üzerindeki kuşatıcı kimlik baskısı azalmış, birey kimliğininiçine girip çıkmaya başlamış, dışarıda karşılaştığı kimliklerin kimi değerlerini kendi alanına taşımış, böylece kendi aidiyetinin sınırlarıyla oynamaya, onu genişletmeye ve esnetmeye yönelmiştir.
En nihayet, değiştirici bir neden olarak, global dalgaların, bunların siyasal ve tepkisel etkileriyle ilgili olduğunu söylemek gerekiyor. Bu dalgalar güçlü siyasi irade, milli devlet, keyfilik, belirsizlik durumlar, siyasa talebinde milliyetçilik, güçlü devlet arayışını öne çıkarmaktadır.
Türkiye’de bu, dindar, seküler, vb gib kültürel kimlik hassasiyetlerini de içine alan, kuşatıcı ulusal-ulusçu kimlik çerçevesinin aktifleşmesi hali olarak yaşanmaktadır.
Kendine haslık, içe dönüklük, milli-devlet vurgusu, bunlarla kuşatılmış modern girdilerin beslediği evrensel değerlere kısmen mesafeli milliyetçi yeni dalga bu bakımdan belirleyicidir.
Sosyolojik tarlaya baktığımız zaman hakim dalga oladak bir tür popüler, sıradan, kendine haslık fikrini yeniden üreten, siyasi tahayyülü çok uzun olmayan, demokratik projelerle toplum geleceği arasında her zaman doğrudan bağlantı kurmayan, güvenlikçi ve savunmacı bir refleksin filizlendiğini görürüz.
Bu, laik veya dindar kültürel kimlik hassasiyetlerini güçlü devlet fikriyle birleştiren bir milli kimlik ittifakları, milli-devlet milliyetçiliği, yanında sivil kimlik milliyetçiliği, askeri aktivizm, güçle özdeş siyaset algısı bu durumun göstergeleridir.
Hakim toplumsal dalgalarımz biraz böyledir…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTSu Faturası… Bu Rakamlar Normal mi? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKalıcı Birliğin Demokratik Temelleri; Eşitlik, Özgür İrade ve Ortak Yaşam... 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünHakan Fidan izlenimleri… 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUOlayın bir de bu yönü var 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURFurkan günleri ve fitne zamanları 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kiras‘Hem siyaset hem ticaret’ milletin cebinden 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMülkün temeli... 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci‘Gizli muhalifler’ billboardlara ilan vermiş 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBahçeli’nin sözü boşa düştü! 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Fevkaladenin fevkinde...” bir siyasi süreç 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanSiyasal İslamın uzun ve yavaş ölümü 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKürt meselesinde eskimeyen refleksler, sorunların çözüm ihtimali 14.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.01.2026
10.01.2026
8.01.2026
3.01.2026
2.01.2026
27.12.2025
25.12.2025
20.12.2025
18.12.2025
13.12.2025