Bahadır ÖZGÜR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı ‘casusluk’ soruşturması, İBB dosyasında şimdiye kadarki en ağır itham. Savcılık CIA, MOSSAD ve MI6 ile ilişkisi olduğunu iddia ettiği Hüseyin Gün’ün, Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ’la irtibatlı olduğunu, kişisel verilerin yabancı ülkelere gönderildiğini, 2019 seçiminde manipülasyon yapıldığını savunuyor. Bu isimler arasındaki bazı mesajlar da delil olarak sunuyor.
Ne var ki, henüz soruşturmanın başında pek çok şüphe akıllara düşüyor.
İşte bunlardan birisi de ‘casusluk’ suçlamasının baş aktörlerinden gösterilen Christopher Paul McGrath’ın yöneticisi olduğu şirketin, bakanlıklardan ‘siber güvenlik ihaleleri’ aldığının ortaya çıkması.
Yetkililerin izahına muhtaç bir konu.
Savcılığın bilgi notundan ve açık kaynaklardan olayı inceleyelim şimdi…
***
‘Operasyon 1’ kod adıyla hazırladığı bilgi notuna göre, ‘casusluk’ soruşturması iki ismin faaliyetleri üzerine kurulu. Birisi Hüseyin Gün, diğeri İngiliz vatandaşı Christopher Paul McGrath. Gün tutuklandığında elde edilen dijital materyallerden çok sayıda ‘şüpheli’ yazışma çıktığı belirtiliyor. En yoğun irtibatta olduğu kişi McGrath.
Peki kimdir McGrath?
Savcının bilgi notundan aynen aktaralım:
“Milli İstihbarat Teşkilatımız’dan elde olunan bilgilere göre açık kimlik bilgisinin Christopher Paul McGrath olduğu, ‘Companies House’ adıyla bilinen İngiliz resmi şirket sicil kaydı kurumuna ait açık kaynak verilerinde McGrath’ın Ocak-Eylül 2020 arasında İngiltere merkezli olarak denizcilik teknolojileri ve risk istihbaratı alanında faaliyet yürüten Cleanvater Digital Horizon ve Cleanvater Dynamics isimli şirketlerde genel müdür, İngiltere merkezli olarak risk ve hasar değerlendirmesi alanında faaliyet yürüttüğüne ilişkin bilgiler bulunan X212 Limited isimli şirkette danışman, Mayıs 2024 ayından bu yana Türkiye-İsviçre merkezli PRODAFT UK Limited isimli siber güvenlik şirketinde danışman unvanlarıyla görevlerde bulunduğu, öncesinde 11 yılı aşkın kamu görevi süresince askeri ve istihbarat topluluğunda görev yaptığı, Pakistan, Afganistan ve Kolombiya'daki ‘insan avı’ operasyonlarını desteklemek amacıyla İngiltere Teknik İstihbarat Servisi (GCHQ) bünyesindeki unsurların yönlendirilmesi ve bilgi toplanması hususlarını yönettiği, hem özel hem de kamu sektöründe, istihbarat ve siber güvenlik odaklı programlarda üst düzey danışman olarak görevlerde bulunduğu tespit edilmiştir.”

Yani savcı bize ‘dört dörtlük bir ajan’ profili çıkarıyor. Gün ile McGrath arasında geçen yazışmalar soruşturmada sunulan esas deliller arasında.
Mesela; haberlerde de en fazla konu edilen bir mesajlaşmanın Türkçesi şöyle:
Gün: “Eğer Sublime’ın İngiltere faaliyetleri hakkında biraz ışık tutabilirsen, herhangi bir başarı ya da istihbarat faydalı olur… Herhangi bir bilgi, bugün akşam S ile görüşmeden önce bizim için faydalı bir istihbarat var mı?”
McGrath: “Sana wikr’dan fotoğraf gönderdim.” (Şahsın eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin de aralarında bulunduğu bir grubun uzaktan ve gizli çekilmiş bir resmini gönderildiği tespit edildi.)
Şimdi gelelim esas meseleye …
İKİ BAKANLIKTAN İHALE ALDI
Savcılık McGrath’ın halen çalıştığı şirkete, “Türkiye-İsviçre merkezli” diyerek işaret ediyor ama buradaki faaliyetlerine dair detay vermiyor. Haliyle ‘milli güvenlik’ ve ‘casusluk’ gibi olağanüstü bir suçlama olunca her isme, şirkete dikkat ediyor insan. Ne de olsa savcılığın baş şüphelilerinden birisinin yöneticisi olduğu bir şirket bu.
Prodaft ilk İstanbul’da kuruldu. İngiltere’deki şirket 2024’te açıldı. Her ikisinin de sahipleri aynı. Hemen belirteyim, şirketin sahipleri soruşturmada herhangi bir şekilde geçmediği için isimlerini vermiyorum.
Bilgi notunda yer alan Prodaft UK Limited, 8 Mayıs 2024’te İngiltere’de ticaret sicile işlendi. McGrath şirketin başından itibaren ‘direktör’ göreviyle yer alıyor. Şirketin yüzde 100 hissesi Hollanda’da bulunan Proactivecyber Technologies B.V.’ye ait. Yine Türkiye’deki şirketin tüm hisseleri de Hollanda’daki şirketin.


Alanında tanınan bir şirket aslında. Bir anlamda ‘karşı hacker’ ya da ‘beyaz hacker’ denilen güvenlik faaliyetlerinde uzmanlar. Avrupa’da da önemli işler alıyorlar.
Türkiye’de ise kamudan iki ihale kazandılar. Her ikisi de yakın tarihli.
İlk ihale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’nün 6 Kasım 2024’te düzenlediği, ‘lisans yönetimi yazılım paketi’ alımı. 1 milyon 180 bin lira bedelle 4 Aralık 2024 günü sözleşme imzalandı.
İkinci iş ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın düzenlediği ‘U.S.T.A. Siber İstihbarat Platformu Üyelik Bedeli’ ihalesi. İhale doğrudan temin ile yapıldı.795 bin lira bedelli ihalenin sözleşmesi 18 Haziran 2025 günü imzalandı.
Yani savcılığın Gün’ün tutuklandığını söylediği tarihten iki hafta önce.


Elbette hukuken daha kimse suçlu değil. Lakin, savcılığın bilgi notu medyaya servis edilip iktidara yakın medyanın sanık kürsüsünü kurduğu bir ortamda, casuslukla suçlanan McGrath’ın yönettiği şirketin aldığı ihalelere de dikkat çekmek lazım.
Bu isim yeni mi fark edildi, yoksa şüpheli olarak takipte miydi? Yöneticisi olduğu şirket, başka hangi kurum ve kuruluşlarla çalışıyor? Kamuyla hizmet sözleşmeleri var mı?
Gazeteci Merdan Yanardağ’ın ifadesi bile alınmadan yayın yaptığı kanala kayyum atanırken, yöneticisi ‘casusluk şebekesinin’ baş aktörlerinden birisi olarak gösterilen ve kamudan ihale verilen şirketle ilgili araştırma olup olmadığını, insan merak ediyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanMahallemizin ‘iftar çadırı’ndan sahneler 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci“Kamuoyu önünde konuşmayın” 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDindarların ‘ahlak’ problemi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyanın cehenneme çevrilmesi mi isteniyor; savaş buna yarar… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezCDS priminin anlattıkları 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYÖcalan’dan ‘Kardeşlik Hukuku’ Çağrısı 28.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolDin ve laiklik 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYıkımın eşiğinde yeni bir dünya düzeni 27.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.02.2026
28.01.2026
27.01.2026
18.01.2026
15.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
13.12.2025
5.12.2025