Mahfi Egilmez
Bir ülkenin riskini ölçmenin en kestirme yolu CDS primine bakmaktır. CDS (Credit Default Swap), borcun geri ödenmeme riskine karşı ödenen sigorta bedelidir. Güven artarsa düşer, güven azalırsa yükselir. Söylem değil, fiyat konuşur.
Risk arttıkça CDS yükselir. CDS yükseldikçe borçlanma maliyeti artar. Sonunda faturayı ya bütçe ya da vatandaş öder.
CDS genellikle 5 yıllık borçlanmalar üzerinden ölçülür ve baz puan (bp) cinsinden ifade edilir.
100 dolarlık bir tahvilin CDS’i 200 bp ise, bu 2 dolarlık sigorta bedelidir. 300 bp düzeyi piyasalarda kritik eşik sayılır. Bu eiğin üzeri artık açık bir güven sorunudur.
Türkiye uzun süre bu eşik civarında seyretti. Ancak Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçiş sonrasında tablo belirgin biçimde değişti. Kurumsal denge ve denetim mekanizmalarının zayıflaması, ekonomi yönetiminde sık sık yön değişiklikleri ve para politikasına doğrudan müdahaleler risk algısını kalıcı biçimde bozdu.
2020’de pandemiyle birlikte CDS 643 baz puana kadar çıktı. Elbette pandemi küreseldi. Ama benzer şoku yaşayan birçok gelişmekte olan ülke risk primini bu ölçüde artırmadı. Farkı yaratan, içerideki kırılganlıklardı.
2021’de faiz indirimleriyle birlikte “heterodoks” deney başlatıldı. Merkez Bankası bağımsızlığına dair tartışmalar derinleşti. Öngörülebilirlik kayboldu. CDS uzun süre 300 baz puanın üzerinde kaldı. Piyasa mesajını verdi: Güven yoksa fiyat yükselir.
2023 sonrasında daha rasyonel bir çerçeveye dönüş sinyali verildi. Faiz artırımları ve sıkılaşma adımları CDS’i 200 baz puana doğru indirdi. Bu, politikanın değil güvenin fiyatlandığını gösteriyordu. Ancak son dönemde yeniden yukarı yönlü bir eğilim var. Demek ki güven henüz kurumsal zemine oturmuş değil; kişilere ve konjonktüre bağlı kalıyor.
Karşılaştırma için Brezilya’ya bakalım. 2016’dan itibaren daha öngörülebilir mali ve para politikaları uyguladı. Hukuki çerçeve ve kurumsal işleyişte ani kırılmalar yaşanmadı. Pandemi dışında CDS çoğunlukla 300 baz puanın altında kaldı ve düşüş eğilimini sürdürdü. Risk algısı kalıcı olarak aşağı çekildi.
Piyasa ideolojiye değil kurala bakar. Teknik konularda karar alıcı olarak bağımsız kurumlar görmek ister. Tutarlı siyaset ister. Hukuki güvence ister.
Reel sektör ve kamu kesiminin dış borç ihtiyacının arttığı bir dönemde yüksek risk primi, daha ağır faiz yükü demektir.
Faiz yükünü düşürmek istiyorsak kurumsal erozyonu durdurmamız, hukuki belirsizliği kaldırmamız, teknik konulara siyasal müdahaleden vazgeçmemiz gerekiyor.
Türkiye’nin yeni deneylere değil, kurala; yeni sloganlara değil kurumsal güvene ihtiyacı var.
Not: Bu yazı yazarın izni ile mahfiegilmez.com dan alınmıştır
Yazarlar
-
Mücahit BİLİCİÜniversitenin geleceği 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezCDS priminin anlattıkları 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDindarların ‘ahlak’ problemi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyanın cehenneme çevrilmesi mi isteniyor; savaş buna yarar… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYÖcalan’dan ‘Kardeşlik Hukuku’ Çağrısı 28.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolDin ve laiklik 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİİlahi gündemi tatlı da gerçekler acı 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYıkımın eşiğinde yeni bir dünya düzeni 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSilâh, siyaset, Öcalan statüsü vs.. 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının 1. Yıldönümü ve Öcalan'ın çağrısı... 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Ekrem avukatını görmesin”… 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
21.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
12.12.2025
9.12.2025
8.12.2025