Fehmi KORU
Bütün polisiye romanlar ile film ve dizilerde, hafiye, bir yerde mutlaka şu itirazda bulunur: “Ben tesadüflere inanmam.”
Tesadüf denilen, çoğu kez hesaplı bir eylemdir.
Dilimizde hesapsızlığı önde tutan farklı bir sözcük var: Tevafuk…
Her sözcüğü anlam karşılığı ve örneklerle açıklayan Kubbealtı Lügatı’na danıştım. Orada ‘tesadüf’ sözcüğü karşılığı olarak şu anlam yer alıyor: “Tasarlanmadığı halde karşılaşma, rastlaşma, rast gelme.” ‘Tevafuk’ sözcüğünün karşılığı da şu: “Uyma, uygun gelme.”
Önceki gün benim başıma geleni aktarayım da olay için hangi sözcüğün daha yerinde olduğuna birlikte karar verelim.
Pazar günkü ‘Olayın bir de bu yönü var’ başlıklı yazımda, bir süredir manşetlerden düşmeyen ‘uyuşturucu’ konusunu farklı bir bakışla ele alıyordum.
Her gün yapılan operasyonlar sayesinde bu kötü alışkanlığın ülkemizde ne kadar yaygınlaştığı anlaşıldı. Dizi ve filmlerden, iş ve medya dünyasından isimler ile uyuşturucu alışkanlığı arasında kurulan yakın ilişki, o insanları beğenen geniş kitleler üzerinde bir tür ‘reklam’ etkisi yapabilir endişemi de yazımda paylaştım.
Tavsiyem, artık bu işin ticaretini yapan baronların, dağıtımı sağlayıcılar ile torbacıların üzerine gidilmesiydi. İspanya’da uyuşturucu taşıdığı tespit edilip el konulan TC bandıralı, mürettebatında Türkler bulunan bir gemiye gösterilmeyen ilgiyi de örnek olarak veriyordum yazımda.
Yine aynı gün (18 Ocak Pazar), Hürriyet yayın yönetmeni Ahmet Hakan’ın köşesinde, konunun devletteki sahibi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bir açıklamasıyla karşılaştım.
Bakan, uyuşturucu operasyonlarında tutuklanan sayısının 2025 yılında 43 bin 524, son iki buçuk yılda ise 100 bin 509 olduğunu anlatmış…
Uyuşturucu ticaretinin tepesinde yer alan ‘baronlara’ göz açtırılmadığını da isim isim aktarmış bakan Yerlikaya.
‘Gemi’ konusu da sorulmuş. Yazar, cevaba, kapital harflerle “O GEMİNİN TÜRKİYE’YLE İLGİSİ YOK” başlığını uygun görmüş…
Yazıma bakandan aynı gün açıklık gelmesi herhalde tesadüf sayılabilir…
Tabii konu orada kalsaydı…
Ama konu orada kalmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı aynı gün bir açıklamayla gemi konusuna yeni bir boyut getirdi.
İsterseniz Başsavcılığın açıklamasına dair haberden ilgili bölümü aynen aktarayım:
“Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca, ‘Atlantik Okyanusu'nda bir gemiye yapılan operasyonda 10 ton uyuşturucu madde ele geçirildi’ şeklindeki haberlere istinaden soruşturma başlatıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında yapılan araştırmalar sonucu 7 Ocak'ta İspanya güvenlik birimlerince Kanarya Adaları açıklarında uluslararası sularda seyir halinde bulunan UNITED S isimli gemiye gerçekleştirilen operasyonda 10 ton kokain maddesi ele geçirildiği, 4'ü Türk vatandaşı mürettebat 13 kişinin yakalandığı bilgisinin edinildiği kaydedildi.”
Neymiş?
İspanyol polisi 10 ton uyuşturucu taşıyan bir gemiye el koymuş ve aralarında TC vatandaşı olan 13 kişiyi yakalamış… Türk polisi de, İstanbul’da 11, Mersin’de üç, Tekirdağ’da iki, Kocaeli, Sakarya ve Hatay’da da birer olmak üzere toplam 19 adrese eş-zamanlı operasyon düzenlemiş…
Dahası da var…
Okuyalım:
“Şüpheliler Çetin Gören, Ahmad Almassri ve United Shipping Gemi Acentalığı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin (Kamer Shipping) taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, şirket ve ortaklık paylarına, banka ve finans kuruluşlarında bulunan mevduat ve yatırım hesaplarına, kripto para piyasa ve borsasında bulunan varlıklarına Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen el koyulmuştur. El koyma kararı nöbetçi sulh ceza hakimliğince onaylanmıştır. Soruşturma gizlilik ve titizlikle devam etmektedir.”
Gemi Türk bandıralıymış sizin anlayacağınız. Bazı mürettebatı da Türk…
Savcılık hem gemi sahiplerinin, hem de mürettebatının mal varlığına el koymuş…
Bu haber de yine 18 Ocak Pazar günü yayımlandı.
Ne anladınız bu işten?
Uzun zamandır gazeteler ile televizyon kanallarında afişe edilen uyuşturucu konusu ile ilgili “Bu işin bir de bu yönü var” başlıklı, esas sorumlular üzerinde durulmasını tavsiye eden yazıma cevap teşkil eden Ali Yerlikaya’nın açıklamasına, Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bir boyut ekledi.
Bakanın açıklamasının en önemli bölümü olan ‘gemi’ konusunu yanlışlayan bir boyut…
“O GEMİNİN TÜRKİYE’YLE İLGİSİ YOK” diyen Bakan Yerlikaya aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yalanlanmış oldu.
Gemi operasyonu bakandan gizlenmiş olabilir mi?
Sizleri bilmem ama, ben buna tesadüf değil, tevafuk demeyi tercih ediyorum.
Yazarlar
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
17.01.2026
16.01.2026
15.01.2026
14.01.2026
11.01.2026
9.01.2026
8.01.2026
6.01.2026
4.01.2026