Akif BEKİ

Peki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor?
11.03.2026
13

MHP tutuksuz, kayyumsuz ve canlı yayında yargılamayı savunuyordu.

CHP davalarının uzamasını da iç cepheyi güçlendirme çalışmaları açısından sakıncalı buluyorlardı. Toplumu daha da kutuplaştıracağı, gerginliği artıracağı, iç cepheyi zayıflatacağı gerekçesiyle. Terörsüz Türkiye sürecine tersti.

O yüzden MHP, soruşturmaların bir an önce tamamlanıp davaların âdil bir şekilde sonuçlandırılmasını istiyordu.

Hızlı, tutuksuz ve kayyumsuz yargılamanın esas alınacağı, Meclis Komisyonu raporunda da kayda geçirildi. Altında AK Parti’nin bile imzası var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Adalet Bakanı Gürlek’e, iktidar yetkilileri de şimdi tek yürek olmanın önemi üstünde duruyorlar. Yanı başımızdaki İran savaşını göstererek birlik, beraberliğimizi sağlamlaştırmaya çağırıyorlar.

İktidar ve ortağı, ateş çemberi etrafımızı sarmışken siyasi ayrılıkların sırası olmadığını, iç çekişmelerimizi bir kenara bırakmamız gerektiğini söylüyor da muhalefet naz mı ediyor?

Ana muhalefet CHP’nin buna itirazı yok, aksine hak veriyor. Özgür Özel dün Silivri’deki grup konuşmasında Bahçeli’ye seslendi, “ıç cepheyi güçlendirmeye biz varız” dedi.

Fakat CHP, grup toplantısını Meclis yerine Silivri’de toplamak zorunda kalırken nasıl olacak?

İmamoğlu dünkü duruşmada soruyordu; hani canlı yayınlanacaktı, ne oldu, bakın Silivri’nin etrafı telle kapatıldı diye.

Davanın canlı yayınlanması vaadi dahi gerçekleşmeyince iç cepheyi güçlendirme çağrılarının sahiciliğine, amacına, inandırıcılığına gölge düşüyor.

Başından beri iç cepheyi güçlendirme sürecini ben destekledim. Ama süreçle muhalefetin oyalandığı ve tuzağa çekildiği suçlamalarına cevap vermekte giderek daha çok zorlanıyorum.

Kenetlenme böyle mi sağlanır, diye yapılanlara bakıp güçlendirme çalışmasına pek benzetemeyenlerin şüpheleri büyüyor.

DİLEK İMAMOĞLU’NUN BAHÇELİ’DEN UMUDU

Şu kadarını teslim etmemek olmaz; Bahçeli hızlı ve canlı yargılama talebinin arkasında duruyor. Görüş değiştirmedi, sözlerini unutmadı da.

Dün partisinin Meclis grubunda Bahçeli, İmamoğlu davasının uzatılmadan ve adâletle tamamlanıp ülke gündeminden çıkarılması muhakkak temin edilsin istedi.

MHP liderinin “uzamasına fırsat verilmesin” ifadesi kadar güçlü bir vurgusu da canlı yayınlanmasıyla ilgiliydi.

Duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın, kim ak kim kara millet görsün, derken haklı olduklarının şimdi daha net anlaşıldığını belirtiyordu. Duruşma düzeninde ilk günden baş gösteren sorunlar sebebiyle.

Dilek İmamoğlu ise hâlâ bir umutla beklentisini koruyor ki, X’ten destek verdi. Bahçeli’nin canlı yayında yargılama talebini tekrar etmesinden memnundu. “Kendimize güvenimiz tam, millet her şeyi kendi gözüyle görsün, süreç açıklıkla yürüsün, adil ve şeffaf yargılama hepimizin hakkıdır” diye açıklıyordu.

SORUN SESTE DEĞİL GÖRÜNTÜDE

Terörsüz Türkiye Süreci’nde demokrasi ve hukuk güçlendirilerek iç cephe güçlendirilecekti. Bahçeli amacı böyle tarif etmiş, böyle doldurmuştu gerekçenin içini.

Hukuk ve demokrasi, kimseyi dışarıda bırakmadan herkesi kapsayacak ve eşit hissettirecekti.

CHP de işte buna varım, diyor.

Kızıyorlar; e vaat güzel de gerçekleşme öyle miymiş, lâfta kalıyorsa peşine takılmanın manası neymiş...

Çağıranların söyledikleriyle yaptıklarının örtüşmemesi çağrıyı yanlış yapmaz.

Söylemle eylemle birbirini tutmuyorsa ve söylenen doğruyken eylem yanlışsa söylemin suçu ne? Sorun eylemde, uygulamada.

Bu tutarsızlık, iç cepheyi sağlamlaştırma çağrısını kötü yapmaz. Ses var, görüntü yok. Ama sorun seste değil. Olmayan şey, görüntü.

Sesle görüntü birbirine uymuyor, diye ses de mi olmasın?

CHP’ye en azından iktidarı kendi çağrısına uymaya zorlayacağı bir imkan, fırsat, zemin sunuyor. Hiç yoktan kötü mü?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar