Fehmi KORU
Birbiri ardına çıkarılan yargı reform paketleriyle daha önce ‘suçlu’ sayılarak tutuklu yargılanan kişilerin bazısı özgürlüğüne kavuştu; yargılandıkları davalar da düşüyor.
Türkiye’nin terörü bitirme amacıyla girdiği süreç bunu gerektiriyor... Beğensek de beğenmesek de, sürecin başarıya ulaşacağı umutları artıp yeni yasalar çıktıkça bu yumuşama daha da pekişecektir.
Dün baktım, Barolar Birliği’nin yeni başkanı, bu gerçekten hareketle, “Toplumsal barış sağlanmak isteniyorsa, sadece KCK davasındaki tahliyelerle yetinilemez; Ergenekon ve Balyoz davalarında (..) tutukluluklara da son verilmesi zorunludur” demiş...
Barolar Birliği “Hukukla, adaletle, vicdanla izahını mümkün görmediği” gerekçesiyle Ergenekon ve Balyoz davalarıyla yakından ilgileniyor zaten...
Ancak aralarında genelkurmay başkanlığı, kuvvet komutanlığı yapmış kişilerin de bulunduğu çok sayıda askerin yargılandığı davalarda tutukluluk halleri devam ediyor. Tutuklu sanıklar arasında yanlış yere yargılananlar da herhalde vardır.
Tutuldukları cezaevlerinden kendilerinin veya yakınlarının gönderdiği ‘yanlış yargılandıklarına’ dair mektuplar bana da geliyor...
Kullandıkları ifadelerden özgürlüklerini kısıtlayanların bunu ‘ideolojik’ sebeplerle veya siyasi önyargılarla yaptığına inandıkları anlaşılıyor.
Tek bir kişinin cezaevinde haksız yere bir gün yatmasındansa, çok sayıda suçlunun serbest kalmasını arzu ederim. Adalet en değer verdiğim kurumdur ve adalet perisinin gözündeki şalın hep öyle kalmasını, yargıçların önlerine gelenler arasında ayırım yapmadan, hakkı teslim etmelerini beklerim... Bu sebeple, cezaevlerinden yükselen “Suçsuz olduğumuz halde burada yatıyoruz” itirazlarına kulaklarımı tıkamam mümkün değil...
Acaba şikâyet edilen bu durumun sebebi ‘mesleki dayanışma’ olabilir mi? Ellerindeki kanıtlar ve tanık ifadeleri ‘suç’ işlendiği konusunda kendilerini yargılayanlarda hiçbir tereddüde mahal bırakmıyor, buna karşılık yargılananların ‘özelliği’ yüzünden ‘suçlu’ bulunamıyor olabilir mi?
Şu günlerde gazetelere haber olan 28 Şubat’la ilgili davanın iddianamesi ekleri bir dönemin genelkurmay karargâhının seçilmiş iktidarı yerinden etmek için nasıl çalıştığına dair ‘belgeler’ ile dolu. Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) nasıl oluşturulduğunu görüyoruz o belgelerde... Oysa, dönemin yetkili ağızları, daha ilk günden, “BÇG diye bir grup yok” deyip durmakta. En yetkili kişi, “Denilenleri yapmışlarsa bile benim hiç haberim olmadı” diyebiliyor.
Galiba sorun da buradan kaynaklanıyor: Yargıç gözüyle ortada ‘suç’ teşkil eden eylem/ler varken, kimsenin sorumluluk üstlenmeyip herkesin inkâr yoluna sapması, yargılayanların hepsine aynı gözle bakmasını getirebilir...
Hiç değilse bana göre böyle...
Peki de yargılayanlar, asker mesleğinin ‘emir-komuta zinciri’ içerisinde yerine getirildiğini ve astların âmirlerinden aldıkları talimatları yerine getirmekle yükümlü olduklarını bilmiyorlar mı? “Kanunsuz emire uyulmaz” hukuk kuralının bayağı esnetilerek uygulanması gereken bir uğraş alanı değil midir askerlik? Suçlamalarda belli bir rütbede çizginin çizilmemesi, en tepe komutan ile astsubayı aynı ‘suç’tan yargılamak, hele dava konusu ‘darbe girişimi’ ise, tuhaf kaçmıyor mu?
Çizgi doğru yerden çekilir ve sorumlu olabilecekler arasında ‘suçlu’ aranırsa, sanıyorum, itirazlar da azalacaktır.
Meslek dayanışmasını da azaltır doğru çizilen çizgi...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026