Fehmi KORU
Kılıçdaroğlu’na saldırı Erdoğan’ın ‘musafaha’ ve ‘Türkiye ittifakı’ söylemini bozma amaçlı olabilir…
Kişiler de bazen olağanüstü sıkıntılı dönemlerden geçerler, bunu hepimiz kendi hayatlarımızın gel-gitli safhalarından biliriz. Daha önemli olan, toplumların ‘akıl tutulması’yaşadıkları zaman dilimleridir.
İntiharlar kişisel akıl tutulmalarının sonucudur. Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi, toplu intihar görüntüsü veren bir toplumsal akıl tutulmasını, 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştı; milyonlarca insan Avrupa’da o dönemde hayatlarını savaşlarda kaybetti.
‘Akıl tutulması’ dönem dönem toplumlara arız olan bir durumdur.
Günümüzde dünyanın genelinde benzer bir durum kendini belli ediyor.
Bir Avustralyalı, geçen ay, Yeni Zelanda’da, cuma namazına hazırlanan insanlarla dolu iki camiye saldırdı; aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu 50’den fazla Müslümanın hayatlarını söndürdü.
Dün Sri Lanka’da, Paskalya bayramlarını kutlamak üzere kiliselerde toplanmış insanlara karşı girişilen kanlı terör eylemlerinde 200’den fazla Hıristiyan öldü.
ABD/Pitssburgh’ta, birkaç ay önce, bir Sinagog saldırıya uğramış, ibadet halindeki 11 Yahudi öldürülmüştü.
Nefret dili toplumları zehirliyor
Cami… Kilise… Sinagog… İnsanların huzur içerisinde Rableri’ne ibadet etmek için gittikleri mekanlar, kendilerini ‘din adına’ eylem yapmakla görevli gören birileri tarafından saldırıya uğratılıyor…
Buna ‘akıl tutulması’ demeyeceğiz de ya ne diyeceğiz?
Kişilerin hayatına, toplumlara ve aslında bütün dünyaya barış getirmek üzere gelmiş dinlerin müntesiplerinden, başka dinlerin mensuplarına karşı hoşgörüsüzlük üretilmesi, dünyaya rahat ve huzur getirme amacı yerine onu teröre boğacak bir bağnazlığın tahrik edilmesi görmezden gelinemez.
Dindar insanların bu durumu kabullenmemesi, dinlerinin ‘dindarlık’ kılıfı altında dinlerin hoş görmediği bir aşırılığa alet edilerek gerçek dindarlardan çalınmasına izin vermemeleri gerekir.
Kılıçdaroğlu’na saldırı
‘Akıl tutulması’ bizim ülkemizde de insanlarımızı benzer sahnelerle karşılaştırıyor. Hoşgörüsüzlük, aşırılık, kendisi gibi olmayana, aynı şekilde düşünüp yaşamayana, farklı eğilimden olanlara acımasızlık, düşmanlık ve bu hislerin sonucu yokedici tavırlar giderek yaygınlaşıyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun şehitlere son görevini yapmak üzere geldiği Ankara/Çubuk’ta hayatını sona erdirmeyle sonuçlanabilecek toplu bir saldırıya muhatap olması da, toplumumuzda varlığını siyaset alanında da hissettiren ‘akıl tutulması’ ile elbette yakından ilgilidir.
Ne ekersen onu biçersin. Topluma önderlik etmesi beklenebilecek konumdaki insanların tamamen siyasi çıkar mülahazalarıyla benimsedikleri yanlış tavırlar, o tavırların söze dökülmüş biçimleri, taraftar kitlelerini yönlendirici konuşmaları ve beğenmedikleri görüşlere yaklaşımları, kişileri çekinmeden hedefe koymaları sonunda işi bu noktaya kadar vardırdı.
Nefretle dolu insanlar üreten bir toplum yapısı bizi köşede bekliyor. O köşenin bir adım ötesi kaos tablosudur, yönetilemeyen bir ülke haline dönüşmektir.
O tablodan nefret üreticileri kazançlı çıkabilir; ancak pasif kalarak onların borularını öttürmelerine izin verenlerin mutlaka kaybettiklerine dünya tarihi şahitlik ediyor.
İktidar sınanıyor
Çubuk’taki olayın, AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın ‘Türkiye ittifakı’ söylemini gündeme taşıyıp farklı düşünenlerle musafahayı (el sıkışmayı) tavsiye etmesinden saatler sonra meydana gelmesi herhalde dikkat çekmiştir.
Eylem CHP liderine karşı yapılmış olsa da, aslında olayla sınanan iktidar partisidir. İstenen, bir süredir politika haline dönüşmüş dışlayıcı ve toplumu kutuplaştırıcı söylemden vazgeçilmemesi, o söylemin ayniyle sürdürülmesidir.
AK Parti bu uzağa düşmemeli, kendi içinde veya yakınında bulunup telkinleriyle yönetilemez bir ülke tablosuna harç taşıyanların neye hizmet ettiklerini doğru değerlendirmelidir.
Yeni Zelanda’yı, Pittsburgh’u, Sri Lanka’yı cehenneme çeviren din kılıfına büründürülmüş aşırılık ile siyasete bulaştırılmış hoşgörüsüzlüğün ülkeler sınırları içerisine ithal girişimlerini başarısızlığa uğramak herkesten önce iktidarların görevidir.
Gerilimi azaltmanın yolları aranmalı, bunu sağlayacak bir siyasi dil benimsenmeli, önümüzdeki dönemin yakın geçmişten farklı olacağına dair güçlü işaretler verilmelidir.
Önümüzdeki 4,5 yılın seçimsiz geçecek olması iktidara böyle bir ortam için imkan sağlıyor.
Verilecek güçlü işaretlerin neler olabileceği şimdiden düşünmeye başlanılsa iyi olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026