Hasan CEMAL
Bu memlekette Kürt sorununun barışçı çözüm rayına girmesi, silahların susması, şiddet ve terörün sona ermesi ve PKK’nın dağdan inmesi için gerekli önkoşullardan biri nedir sorusunun yanıtı açıktır: İktidar-muhalefet uzlaşması. Ama nasıl bir uzlaşma, hangi koşullarda?..
Bu memlekette Kürt sorununun barışçı çözüm rayına girmesi, silahların susması, şiddet ve terörün sona ermesi ve PKK’nın dağdan inmesi için gerekli önkoşullardan biri nedir sorusunun yanıtı açıktır:
İktidar-muhalefet uzlaşması.
Ama nasıl bir uzlaşma?..
Hangi koşullarda uzlaşma?
Nasıl bir mutabakat?
Çerçeve yerli yerine oturmazsa, iktidarla muhalefet istedikleri kadar uzlaşsın değişen bir şey olmaz.
Sorunun özüne parmak basamazsanız, sorunun etrafında yıllardır olduğu gibi dolanır durursanız, istediğiniz kadar milli mutabakat metinleri ortaya çıkarın sorun devam eder gider.
Yıllardır yaşanan bir durum bu.
Siyaset sahnesinde bunca yıldır iktidarla muhalefeti buluşturmayı öngören birçok girişime tanık olduk.
Ama günlük deyişle hepsi fos çıktı. Gerçeklerden kopuk oldukları için böyle oldu. Herhangi bir iz bırakmadan unutulup gittiler.
Çünkü, boğayı boynuzlarından yakalayıp yere çökertecek siyasetler oluşturulmadı. Mangal yürekli ve bilinçli liderler sahne almadı.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in bu yakınlarda açıkladığı ‘Teröre Karşı Ulusal Mutabakat’ taslağını okurken yine bu düşünceler aklıma takıldı.
Sayın Çiçek iyi niyetli olabilir.
Ama çıkardığı taslak öyle ki, daha meselenin adını koyamıyor. Sorunun etrafında dolaşıyor, içine giremiyor.
Böyle bir mutabakat metninde iktidarla muhalefet birleşseler ne olacak, birleşmeseler ne olacak?..
Bu konuda, Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi ve BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in değerlendirmesi ilginç:
“Kolunuz ağrıyordur. Ama ağrınızın nedeni, boyun omurlarınız arasındaki sıkışmadır. Tıpta boyun omurlarına bozucu alan deniyor. Tedavi kolla değil, bozucu alanla uğraşarak yapılır.
Savaş ve Kürtlerin hakları meselesi ancak böyle bakılırsa, topyekun ortadan kalkabilir. Biz bozucu alana yönelik en ufak bir adım atmıyoruz. Endikasyonlarıyla, kontrendikasyonlarıyla uğraşıyoruz.
Elbette şiddete herkes karşı çıkmalıdır, savunulacak bir yanı yoktur. Fakat bunu talep edenlerin ve itiraz edenlerin tutarlılık gibi bir kaygıları olması gerekir.
Bu meselenin silahlı boyutunun bitmesi bir haftalık çabaya bakar. Kürt meselesini çözemeyiz ama savaş boyutundan çıkarabiliriz.
Hükümet eğer meseleyi demokratik siyaset, eşitlik, evrensel insan hakları temelinde çözerse, diğer yaklaşımlara itibar etmezse... İmralı üzerindeki onur kırıcı ve hukuka takla attıran yaklaşımını bir kenara bırakırsa... Bu meselenin savaş boyutu bir anda tarih olabilir.
Bu bakımdan yeni anayasa da bir imkan kapısıdır. Bu kapı sizi PKK ile görüşürüm, görüşmem sarmalından da dışarı çıkaracak önemli bir kapıdır üstelik.
Ama Ak Parti’nin yeni Anayasa’ya yaklaşımı umut kırıcıdır.
Anayasa yazılırken milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak tekerlemesi her maddeye fenni gübre gibi serpilirken, BDP bu üç kavrama katılmadığını beyan etmiştir.
Siz hak öznelerini saymaya bile cesaret edemezseniz, bu haksızlığa uğrayan insanlara dönük hiçbir yeni gelecek vaat edemezsiniz.” (Dünkü Radikal’de Deniz Zeyrek’in haberinden)
İşin özü Sırrı Süreyya’nın bu sözlerinde yatıyor. “Siz hak öznelerini saymaya bile cesaret edemezseniz, bu haksızlığa uğrayan insanlara dönük hiçbir yeni gelecek vaat edemezsiniz.”
Nokta.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024