Hasan CEMAL
Ama onlar özür dilemesini bilir:
(1) “Seçim kampanyası sırasında vaadimizi çok iyi niyetlerle yapmıştık. Fakat, tutabileceğimize kesin olarak emin olmadığımız bir sözü vermemeliydik. Bundan dolayı özür diliyorum.”
(2) “Silahlı Kuvvetlerimizin bazı mensupları hatalı davrandılar. Silahlı kuvvetlerin yaptıklarından nihai olarak sorumlu olan o ülkenin hükümetidir. Son derece üzgünüm.”
Britanya Liberal Demokrat Partisi’nin lideri ve iktidardaki Muhafazakar-Liberal koalisyon hükümetinin başbakan yardımcısı.
Adı, Nick Clegg.
45 yaşında.
Son seçim kampanyası sırasında üniversite öğrencilerinin önünde söz vermiş, iktidara gelirlerse üniversite harçlarını arttırmayacaklarına dair...
İktidara gelmişler.
Ama değirmenin suyu meselesi anlaşılınca çark etmiş, Muhafazakar-Liberal koalisyon. Ve bu yakınlarda üniversite harçlarını arttırmak zorunda kalmış Nick Clegg’in hükümeti.
O da geçen hafta medyanın önüne çıkıp özür dilemiş, aynen şunları söylemiş:
“Seçim kampanyası sırasında vaadimizi çok iyi niyetlerle yapmıştık. Fakat, tutabileceğimize kesin olarak emin olmadığımız bir sözü vermemeliydik. Kaynağı ortalıkta gözükmeyen son derece pahalı bir politikayı savunmak hataydı. Parti olarak bir söz verdik, tutamadık. Bundan dolayı özür diliyorum.”
Şöyle bir düşünün.
Bizim siyaset dünyamızda, çok partili siyasal geçmişimizde böyle bir özür var mı?
Hatırlıyor musunuz?
Seçim meydanlarında ‘değirmenin suyu’nu hiç düşünmeden, bol keseden atarak bu ülkede yıllar yılı ‘enflasyon canavarı’nı besleyen, sosyal adaletsizliği derinleştiren, örneğin daha 1990’larda Sosyal Sigortalar gibi kurumları iflasa sürükleyebilen anlı şanlı siyasetçilerimizin aklına hiç özür dilemek geldi mi bugüne kadar?..
Ya da biz, medya olarak kamuoyunu harekete geçirerek, o siyasetçileri halktan özür dilemeye mecbur ettik mi?
Var mı böyle bir örnek?
Britanya’nın Muhafazakar Başbakanı David Cameron da bu yakınlarda kamuoyundan özür diledi. Üstelik kendi partisinin liderlerinden Thatcher’in başbakanlığı sırasında yaşanan bir trajediyle ilgiliydi bu özür.
1989’daki bir futbol maçında 92 Liverpool taraftarı stadyumda çıkan olaylar sırasında ölmüştü.
Zamanın Thatcher hükümeti güvenlik güçlerini korumak için olayın gerçek nedenlerinin üstüne şal örtmüş, daha çok ‘sarhoş Liverpool taraftarları’nı suçlayarak İngiliz polisini kollamıştı.
Aradan 13 yıl geçti.
Gerçek ortaya çıktı.
Resmi ve bağımsız bir komisyonun taraftarı değil polisi suçlayan raporu bu yakınlarda açıklandı. Bunun üzerine Başbakan Cameron yaptığı açıklamayla özür diledi.
Bu, muhafazakar liderin ikinci özürüydü. Bundan önce de Kuzey İrlanda’da yaşanan Kanlı Pazar’dan dolayı özür dilemişti.
1972’deki o katliamda, güvenlik güçlerinin silahsız göstericilere ateş açtıkları gizlenmişti. Korkunç kıyım, IRA’nın üstüne yıkılmıştı Muhafazakar hükümet tarafından.
Gerçek ancak 2010’da devlet tarafından kabullenildi ve güvenlik güçleri 38 yıl sonra da olsa resmi bir raporla suçlu bulundu.
Bunun üzerine muhafazakar Başbakan Cameron kürsüye çıkarak dedi ki 2010 yılında:
“Yaşanmış olan, hiç yaşanmamış olmalıydı. Silahlı Kuvvetlerimizin bazı mensupları hatalı davrandılar. Silahlı kuvvetlerin yaptıklarından nihai olarak sorumlu olan o ülkenin hükümetidir. Bu nedenle hükümetim adına, elbette ülkemiz adına, yaşananlardan dolayı son derece üzgünüm.”
Aklıma tabii Uludere geliyor.
Acaba bizim ülkemizde de, günün birinde bir başbakan çıkıp Uludere Katliamı’ndan dolayı Kürtlerden, bütün Türkiye’den özür dileyecek mi?
Evet, dileyecek mi?
Öylesine günleri bu ülke de görebilecek mi?..
Pek iyimser olamıyorum.
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024