Hasan CEMAL
AK PARTİ’NİN BAŞKANLIK SİSTEMİ... |
Prof. Dr. Burhan Kuzu, Ak Parti’nin başkanlık modelini savunurken, Erdoğan’ı, “Gece gündüz ağlayan, Kongre’ye yalvar yakar olan” Başkan Obama’nın durumuna düşürmek istemediklerini, bunun için Latin Amerika benzeri bir ‘Türk tipi’ başkanlıktan yana olduklarını saklamıyor.
Bu yılın ilk aylarında, ‘yeni anayasa’ konusunda heyecanımın artık uçup gittiğine dair bir yazı yazmıştım.
Girişi şöyleydi:
“Siyasal tarihimizde ilk defa darbe ürünü olmayan ve ‘askerci siviller’in yapmadığı bir sivil anayasanın yapılabileceğine dair beklentiler uç vermişti bende. O kadar ki, bugüne kadar hiç yapmadığımı yaparak TESEV’in Anayasa Komisyonu’nda demokratik anayasa modeli için çalışmalara bile katılmıştım. Bugün o heyecanımdan iz kalmadı.” (Milliyet, 6 Mart 2012)
Umutlarımın tükenmesinde rol oynayan konuların başında Kürt sorunu geliyordu. Yeni anayasanın Kürt sorununa dokunamayacağı, şu temel noktalarda uzlaşma olamayacağı anlaşılmıştı:
Yeni bir vatandaşlık tanımı...
Anadilde eğitim...
Ademi merkeziyetçilik...
Din ve vicdan özgürlüğü...
Bu konularda demokrasinin gereği olan düzenlemeleri yapamayacak bir anayasanın ise özünde, ‘darbe anayasaları’ndan pek bir farkı olmayacağı açıktı. (*)
Bu yazımın bir yerine şu cümleyi de eklemiştim:
“Şimdi Tayyip Erdoğan’ın kendine başka yol seçtiği söylenebilir.”
Bu yol, ‘Başkanlık sistemi’ydi.
Ama bu Başkanlık sisteminin de bize özgü olacağı, Amerika değil Latin Amerika modeline yakın olacağı anlaşılıyor. TESEV Anayasa Komisyonu’nda birlikte çalıştığımız değerli anayasa profesörü Ergun Özbudun, Ak Parti’nin Başkanlık sistemiyle ilgili taslağını şöyle değerlendiriyor:
“AK Parti modelinde Başkan’a genel siyasetin yürütülmesinde ihtiyaç duyduğu konularda Başkanlık kararnamesi çıkarma yetkisi verilmiş.
Bu, sistemin ruhuna aykırı.
ABD’de Başkan’a Kongre’yi by-pass edecek kararname çıkarma yetkisi verilmiyor. Bu sistem, Latin Amerika ülkelerinde uygulanıyor.
İkincisi:
ABD’de federal yöneticiler, büyükelçiler, yüksek mahkeme üyeleri ve büyükelçileri atama yetkisi,Senato‘nun onayını almak şartıyla Başkan’a ait. Yani Amerika Başkanı bu yetkiyi tek başına kullanamıyor. Oysa AK Parti’nin modelinde TBMM onayı aranmıyor.
Üçüncüsü:
ABD’de Başkan’ın Kongre’yi feshetme gibi bir yetkisi yok. AK Parti modelinde ise Başkan’ın hiçbir gerekçe yokken seçimlerin yenilenmesine karar vermesi öngörülüyor. AK Parti’nin modeli kuvvetler ayrılığına aykırı. Çünkü bu model iktidarın tek bir kişide toplanmasına yol açar.”
Ak Parti modelini savunan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu ise şöyle diyor:
“Evet doğrudur, ABD’de Başkan’ın kararname çıkarma yetkisi yok. Modelimiz ABD sistemindeki tıkanıklıklara karşı önerdiğimiz model. Obama gece gündüz ağlıyor, parlamentoya yalvarıyor.”
Burhan Kuzu, Erdoğan’ı Obama’nın bu durumuna düşürmekten yana olmadıkları için Türk tipi Başkanlık sistemi istediklerini saklamıyor ve Prof. Özbudun’un eleştirdiği Başkan’a kanun çıkarma ve parlamentoyu feshetme yetkilerinin Güney Amerika ülkelerinde uygulandığını söylemekten de geri kalmıyor. (29 Kasım 2012 tarihli Akşam’da Ebru Toktar Çekiç’in haberi).
Sayın Kuzu, son derece açık sözlü. ‘Latin Amerika modeli’ni savunuyor.
O model, Başkanlık değil, Başkan babalık diye bilinir. Demokratik değil, ‘otoriter’dir. Çünkü her şey ‘Başkan baba’da toplanır, ‘Başkan baba’da biter.
Erdoğan Başbakan olarak daha şimdiden bu yolda yürümeye başladı bile... Ama yine de bu modeli Türkiye’de gerçekleştirmek bir başka konudur.
——————
* Bu konuda, Dicle Üniversitesi’nden Anayasa Profesörü Fazıl Hüsnü Erdem’in Taraf gazetesinde Neşe Düzel’le ilginç bir konuşması çıktı 26 Kasım 2012’de. Bir yerinde şöyle diyor:
“Anayasayla ilgili olarak netameli konuların hepsinin de arka planında Kürt meselesi yatıyor. Kürt meselesine ilişkin hakim korkular dile getiriliyor ve yeni anayasa yapılamıyor. Halbuki yeni anayasa yapmanın en önemli gerekçesi, Kürt meselesinin çözümünün önünü açmaktı.
Ama bugüne dek sadece kırk küsur madde yazıldı ve ancak on küsuru üzerinde mutabakata varıldı. Onlar da netameli olmayan sosyal ve ekonomik haklara ilişkin konular oldu.”
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024