Hasan CEMAL
PKK’nın dağdaki bir numarası Murat Karayılan, iki yıl önce 2009’un Mayıs ayında bana şöyle demişti:
“Biz aklımızı yitirdiğimiz için dağda değiliz, Hasan Cemal, dağa piknik yapmak için de çıkmadık otuz yıl önce...”
Bu sözleri yerli yerine oturtmadan PKK gerçeği nedir, Kürt sorunu nedir, anlamak kolay olmaz.
Her iki konuyu da biraz kavrayabilmenin yolu, bugüne kadar çok fazla çiğnenmiş resmi klişelerin ötesinde düşünmekten geçer.
PKK’ya sadece terör örgütü demekle de sorun kavranamaz.
Bunun gibi Öcalan’a ‘terörist başı’ veya Türkiye’nin ‘Bin Ladin’i demek de meselenin çözümüne yardımcı olmaz.
Bir başka yanlış, PKK’yı neredeyse Ergenekon’la özdeş kılmak ya da ‘derin devlet’in taşeronu gibi görmektir.
Bir başka güncel yanılgı, PKK ile Kürt sorunu arasına yüksek bir duvar çekilebileceğini sanmaktır.
Bu trenin 1980’lerle 1990’larda kaçtığı söylenebilir.
PKK artık Kürt kitleleri içinde kök salmış olan bir örgüttür. Ve Kürt siyasal hareketine asıl damga vuran da PKK’dan başkası değildir.
Başbakan Erdoğan tarafından bu seçim döneminde güncelleştirilmiş bir başka yanılgı, Kürt sorununun bitmiş olduğunu sanmaktır.
Erdoğan bu yakınlarda “Kürt sorunu bitti, artık Kürt kardeşlerimin dertleri var” diyerek yeni bir tartışma başlatmış oldu.
Bu açıklama, daha önce örneğini yaşadığımız gibi, bir seçim dönemine mi özgüdür, yoksa kesinlik kazanmış bir görüş müdür?
Bilemiyorum.
Daha önce de yazdım.
Kürt sorunu devam ediyor!
Kolay kolay da bitmez.
Sadece bazı bireysel, kültürel hakların, bir kısmı da kâğıt üstünde olmak üzere, kabul edilmesiyle Kürt sorunu öyle tarihe karışmaz.
Bizim devletimize -özellikle asker kanadına- özgü çok şematik bireysel-kolektif haklar tarifleriyle işin içinden çıkılabileceğini sanmak bir yerde işin kolayına kaçmaktır.
Bireysel ve kolektif haklar arasında Çin Seddi yoktur, kesin sınırlar da çizilemez.
Kürtçe televizyon var demekle, Kürtçe öğrenmek serbest demekle Kürt sorununun bitebileceğini sanmak, barışa giden kapıları açmaz bu ülkede.
Anadilde eğitim hakkı da, yeni bir anayasada doğru vatandaşlık tanımı da, köklü bir yerel yönetim reformu da vardır Kürt sorununun içinde...
Bir adım daha atılabilir.
Elbette şiddete başvurmamak koşuluyla ‘ayrılıkçılık’ı da barındırır Kürt sorunu.
Bir başka deyişle:
Yarın öbür gün istedikleri her şey yerine de getirilse, bazı Kürtler siyaset meydanında, şiddetten uzak kalmak kaydıyla, Türkiye’den ayrılmayı, yani bağımsız bir devlet kurmayı da savunabilirler.
Bu yakın ihtimaldir.
Bakın, böyle bir örnek hâlen Britanya’da yaşanıyor. İskoçya’da ayrılıkçılığı savunan bir parti kazandı son genel seçimleri...
İspanyol ve İtalyan demokrasileri bu örnekleri uzun yıllardır yaşıyor. Ama hiçbir ayrılıkçı hareket bugüne kadar o ülkelerden kopabilecek oyu alabilmiş değildir seçim sandığında...
Bizde de bunlar yaşanacak mı?
Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceğine bağlı bu sorunun karşılığı...
Ama hiç kuşkunuz olmasın.
Mesela Irak Kürtleri arasında olduğu gibi Türkiye Kürtleri arasında da yüreklerinde bağımsız devlet ideali yatanlar vardır.
Yıllardır anlatmak istiyorum ki:
Kimse hayal kurmasın, Kürt sorunu bugünden yarına bitmez. Önemli olan, Kürt sorunuyla silah ve şiddetin bağını koparmaktır.
Bunun için de önce dağda silahların susması gerekir.
Bunun için de önce seçim sonrası yeni bir anayasayla birlikte, adına ister ‘Kürt açılımı’, ister ‘demokratik açılım’, ister ‘barış açılımı’ deyin, eski sürecin canlandırılması için düğmeye basmaktır doğru olan.
Dağlarında silahların sustuğu, PKK’ya dağdan iniş yollarının açılmaya başladığı, yeni bir anayasaya sahip bir Türkiye, özellikle ekonomiden başlayarak havalanır.
Dipnot:
Yukarıdaki yazı, seçim meydanlarında söylenenlere fazla kulak asmadan yazılmıştır.
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024