Hasan CEMAL
Suudi Arabistan değil mi, General Sisi’ye maddi ve manevi her türlü desteği veren? Suudi Arabistan değil mi, Mısır’da askeri darbeye direnenleri terörist ilan eden? Suudiler, İsrail’le birlik olup Mısır’da darbecilerden yana çıkıyorlar. Sayın Başbakan; Nerede “Eeyy Suudi Arabistan!” sesi?..
Bir grup İslamcı, 'kahrolsun demokrasi' sloganı atmış. Erdoğan da, ABD ve AB’nin darbeye sessiz kalmaları yüzünden dünyada da demokrasinin sorgulanabileceğini söyledi. Şili'de, İspanya'da ve Türkiye’de de darbelerin arkasında durmadı mı Amerika?.. Bundan dolayı demokrasi mi sorgulandı?
Mısır’daki darbe dolayısıyla bir yanlış daha inatla gündemde tutulmaya çalışılıyor. Bu yanlış, Taksim’le Tahrir mukayesesinden kaynaklanıyor. Tahrir, darbecileri destekledi, Taksim ise demokrasiden yanaydı. Tahrir’le Taksim’i karşılaştırmanın inandırıcılığı yoktur, olamaz. Boşuna uğraşmayın.
.jpg)
NAOUSSA, PAROS adası
Fırtına bütün gece uyutmadı. Marina’da sabaha kadar hem beşik gibi sallandık, hem de rüzgârın vahşi uğultusu beynimizi burgaç gibi oydu durdu.
Sabah ise güzel bir sürprizle başladı. Marinanın girişindeki yeşil direkteki kırmızı bayrakyoktu, yani artık fırtına geçmişti.
Yanımızdaki İspanyollar sabah erken halat çözüp gittiler, güneydeki Los adasına doğru... Bizim rota da 3.5 saat uzaklıktaki (7 mil hızla) aynı ada olacak. Fırtınadan kalan dalgaların biraz daha yatışmasını bekleyip gece yarısından sonra inşallah -ya da nihayet- vira bismillahdiyeceğiz Paros’a...
Nerede 'Eeyy Suudi Arabistan' sesi?
Ne yazayım?..
Göz ucuyla tabletten köşe yazılarına bakıyorum. Konular, polemikler hep aynı...
Tayyip Erdoğan ve dünyasındaki çifte standartlar...
Mısır’daki darbe dolayısıyla ABD’nin, AB’nin tutumu haklı olarak eleştirilirken, peki nedenSuudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ses çıkarılmıyor?
Suudi Arabistan ve BAE değil mi, General Sisi’ye maddi ve manevi her türlü desteği veren? Suudi Arabistan değil mi, Mısır’da askeri darbeye direnenleri terörist ilan eden?
Evet öyle, Suudi Arabistan’ın ta kendisi böyle bir tavır içinde baştan beri. BAE de öyle.
Bakın, facianın bütün diplomatik arka planını olanca berraklığıyla veren 17 Ağustos 2013 tarihliNew York Times haberinde neler var:
“Başkan Obama yönetimi Mısır’da kabaran çatışmanın iki tarafını temsil eden kişileri belirlemişti. Bölgede Müslüman Kardeşler’in hamisi olan Katarlı diplomatlar İslamcıları etkileme sözü verirken, Müslüman Kardeşler'in kararlı muhalifi olan BAE’ye de yeni yönetimle uzlaşmaları için ricada bulunuldu. Ancak, Katarlılar ve Emirlikler Amerikalılar önünde ‘uzlaşma’dan söz ederken, Emirlikler – Batılı diplomatların anlattığına göre - ‘özel’ olarakMısır güvenlik güçlerine vurun - kırın çağrısında bulunuyordu. BAE Dışişleri Bakanı geçen ay Washington’a gidip Amerikalılara 'yardımı kesmeyin' demişti. Oysa BAE, Suudilerle beraber, askeri yönetimin gelişini, onlara milyarlarca dolar vaat ederek ve Batılıların kritik hibe ve yardımlarının tehdit boyutunu yok ederek hazırlamakla meşguldü. General Sisi’yle, askeri istihbarat şefliği döneminden beri sıkı ilişki içindeki İsrail de yönetimin devralınmasını destekliyordu.”
Evet, Suudiler ve BAE, İsrail’le birlik olup Mısır’da darbecilerden yana çıkıyorlar.
Nitekim, Fransa'ya giden Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Saud el Faysal, dün "Mısır'a yaptıkları maddi yardımı keseceklerini açıklayan ya da bunu yapmakla tehdit eden ülkelere sesleniyorum: Arap ve İslam ülkeleri zengindir… Mısır'a yardım etmekten çekinmeyiz" dedi.
Sayın Başbakan;
nerede “Eeyy Suudi Arabistan!” sesi?..
Duyamıyoruz.
Yoksa ben uzaklarda, denizlerde olduğum için mi kulağıma gelmiyor.
Geçelim bu çifte standardı...
'Kahrolsun demokrasi' sloganı
Bir başka konu var. ABD’nin, AB’nin Mısır’daki darbe konusunda haklı olarak eleştirilen tavrı, demokrasinin sorgulanmasına da yol açıyor.
Geçen Cuma Fatih Camiî'nden çıkan bir grup İslamcı, kahrolsun demokrasi sloganı atmış.
Şaşırtıcı değil.
Bir zamanlar Milli Görüş’ün içinde de, Erbakan Hoca ve çevresinde de demokrasiyi küfür düzeni olarak gören güçlü bir damar vardı.
Bu arada geçen hafta Başbakan Erdoğan da, ABD ve AB’nin darbeye sessiz kalan tavırları yüzünden yalnız Mısır ve Arap âleminde değil, dünyada da demokrasinin sorgulanabileceğini söyledi.
Bu konuda da bir noktayı kısaca belirtmek istiyorum.
Darbeye karşı çıkarken demokrasi sorgulanmaz
ABD vakti zamanında diktatörleri destekledi, örneğin Latin Amerika’da. Şili’de seçimle gelen Başkan Allende’yi 1973’de kanla deviren General Pinochet bunlardan biriydi.
Amerika’sıyla Avrupa’sı, İspanya’da General Franko’yu da, Portekiz’de Salazar’ı da görmezlikten geldi realpolitik nedenlerle...
Türkiye’de demokrasinin canına okumuş olan 12 Eylül’le General Evren’in de arkasında durmadı mı Amerika?..
Peki, bunlardan dolayı demokrasi mi sorgulandı? Hayır. Tam tersine demokrasiye sahip çıkıldı.
Amerika yönetimleri ‘realpolitika’nın rezilliklerinden dolayı antikomünist diktaları destekledi diye, kahrolsun demokrasi sloganları mı attık? Hayır. Tam tersine demokrasinin ipine daha çok sarıldık, darbelere bir daha geçit vermemek için...
Darbelerden dolayı, Mısır’daki kanlı diktadan dolayı demokrasiyi sorgulamak yerine,kahrolsun demokrasi sloganlarına sığınmak yerine, doğru ve haklı olan, demokrasinin ipine daha çok sarılmaktır, demokrasinin yollarını genişletmektir.
Tahrir darbeden yanaydı, Taksim demokrasiden
Mısır’daki darbe dolayısıyla bir başka yanlış daha inatla -ve biraz da kasıtla- gündemde tutulmaya çalışılıyor. Bu yanlış,Taksim’le Tahrirmukayesesinden kaynaklanıyor.
Tahrir, darbecileri destekledi. Tahrir, General Sisi’yi destekledi. Tahrir, darbeden yanaydı.
Peki ya Taksim?
Demokrasiden yanaydı. Demokratik hak ve özgürlüklerden yanaydı. Bu yüzden genç insanlar Gezi’de direndiler. Hayat tarzlarını kutsal saydıkları için günlerce Taksim’i doldurdular. Bu yüzden genç insanlar canından oldu.
Tahrir’in arkasında darbe tertipleri vardı. Taksim’in arkasında darbeciler yoktu.
Onun içindir ki:
Darbeden yana Tahrir’le, demokrasiden yana Taksim’i karşılaştırmanın herhangi bir inandırıcılığı yoktur, olamaz.
Boşuna uğraşmayın.
Uzaklarda, denizlerde yine siyaset...
N’apalım bizim memleket bizleri böyle yaptı. Siyasetten bir türlü kopamıyoruz. Çünkü artık her şey nereye gitsen bir tık mesafede...
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024