Hasan CEMAL
Ne diyor Öcalan? Ne diyor KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu? Ne diyor BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş? Ne diyor BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gültan Kışanak? Ve ne diyor BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan?
"Çözüm süreci kopma noktasında!" Bütün soruları tek cümlede karşılayan cevap bu. Peki, "Kendi güvenlikleri için parlamento harıl harıl çalışıyor. Ama çözüm sürecinin güvenliği adına tek yasa bile çıkarmıyorlar" diye eleştirilen Erdoğan neden adım atmıyor?

Ne diyor Öcalan:
“İktidarın salt kendi güvenliğini sağlamaya dönük tek taraflı paketler yaklaşımı demokratikleşme değil, provokatörlüktür.”
Ne diyor Öcalan:
“Hükümet, seçim bahanesine sığınarak meselenin ciddiyetinden uzak bir noktaya savrulmaktadır.”
Ne diyor Öcalan:
“Bu tutumunu acilen değiştirmemesi durumunda sürecin bitmesinin en önemli sorumlusu olacaktır hükümet...”
Ne diyor Öcalan:
“Süreç tek taraflı yürümez.”
Ne diyor KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu:
“AKP, Kürt sorununun çözümsüzlüğünden nemalanmaktadır. Kürt halkını en iyi ben oyalarım, en iyi ben aldatırım, en iyi ben ezerim diyerek yıllardır iktidarını sürdürmektedir.”
Ne diyor Mustafa Karasu:
“AKP, demokratikleşen bir Türkiye'de kendine rol düşmeyeceğini bilmektedir. Bu nedenle, Kürt sorununun çözümüyle içiçe olan demokratikleşme yolunda adımlar atmıyor.”
Ne diyor Mustafa Karasu:
“Zaten AKP bu süreci kendi çıkarları için kullanmayı düşündü. Daha baştan düşüncesi seçime çatışmasızlık içinde gitmeydi. Bunun dışında bir zihniyet değişimi ve politikası yoktu.”
Ne diyor Mustafa Karasu:
“Süreç derken, halkın beklentisiçözüm için adımlar atılmasıydı. Onun için insanlar çatışmasızlıkla başlayan sürece destek verdiler. Ama süreç sadece çatışma dursun diye desteklenmedi. Halk, süreci niye destekliyordu? Artık kırk yıllık gerilim ve çatışma süreci bitsin, Türkiye demokratikleşsin, Kürt sorununda çözüm olsun diye destekliyordu.”
'Parlamento kendi güvenlikleri için çalışıyor'
Ne diyor BDP Eş Genel BaşkanıSelahattin Demirtaş:
“Çözüm süreci kopma noktasında!”
Ne diyor Selahattin Demirtaş:
“Hükümet sözlerini tutmadığı için sabırlar taşıyor.”
Ne diyor Selahattin Demirtaş:
“Kendi güvenlikleri için bütün bürokrasi ve parlamento harıl harıl çalışıyor. Ama bir yıldır yürüttüğümüz çözüm sürecinin güvenliği adına tek bir yasa bile çıkarmıyorlar.”
Ne diyor Selahattin Demirtaş:
“Süreç kopmasın diye hükümet ile her gün görüşüyoruz. Çaba sarf ediyoruz. Buna karşılıkAKP ise tek bir hasta tutsağın serbest kalması için bile kılını kıpırdatmıyor.
Ne diyor Selahattin Demirtaş:
“Ne süreci, süreç mi var ortada?’ diyenler de var. Biz AKP’nin kerameti hürmetine girmedik bu sürece... Türkiye’ye demokrasi gelsin, gençler ölmesin, halklar özgür olsun diye bu sürece geldik.”
Ne diyor Selahattin Demirtaş:
“Adım atmayan hükümettir. Baskı görmesi gereken onlardır. Bir gün süreç biterse, sizin baskınız veya provokasyonlarınızdan değil, AKP’nin adım atmamasından bitmiş olacak.”
'500 bin kişi daha mı ölsün?'
Ne diyor BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan:
“Kürt tarafının tüm iyi niyetli adımlarına ve samimi çağrılarına rağmen hükümet bir yıldan bu yana tek bir adım atmadı.”
Ne diyor Pervin Buldan:
“En acil ve hassas konu olan hasta tutsaklarkonusunda bile -ki bu sürecin koşulu değildir, insani bir durumdur- tek bir adım atmadı.”
Ne diyor Pervin Buldan:
“Çatışmasızlık ortamı demokratikleşme olarak topluma yansıması gerekirken, daha fazla demokrasi ve özgürlük talebini içeren Gezi direnişi başta olmak üzere demokratik etkinlikler engellendi, yaşam hakkı ihlal edildi, otoriter uygulamalar hızından bir şey kaybetmedi.”
Ne diyor Pervin Buldan:
“KCK adı altındaki hukuk dışı yargılamalar ve tutuklu vekillerin serbest bırakılmaması yönündeki intikamcı tavır devam etti. Silahlar yerine siyasetin konuşması gerekirken, demokratik siyaseti engelleme girişimleri devam etti.”
Ne diyor Pervin Buldan:
“Bugün gelinen noktada süreç, çok ciddi risklerle karşı karşıyadır. Herkesin, en başta da hükümetin bu tehlikeyi görmesi gerekir.”
Ne diyor Pervin Buldan:
“Sayın Öcalan aynen şöyle demiştir: ‘Eğer AKP adım atmazsa, bunun siyasi faturası kendisi açısından çok ağır olacaktır. Geçmişte Kürt sorununu çözmeyen, tasfiye olmuştur.”
Ne diyor Pervin Buldan:
“Sayın Öcalan’ın şu uyarısını buradan paylaşmak istiyoruz: ‘Bugüne kadar 50 bin kişi öldü. Bir 500 bin kişi daha mı ölsün?’ demiştir. Bu tehlikeyi herkesin görmesi gerekir.”
Demokrasi korkusu
Ne diyor BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gültan Kışanak:
“Çözüm süreci konusundaBaşbakan Erdoğan pek bir şey değil, hiçbir şey yapmıyor.”
Evet, kılı kıpırdamıyor Erdoğan’ın.
Neden?
Çünkü, Erdoğan demokrasiden korkuyor.
Çünkü, Erdoğan’ın demokrasi korkusu her geçen gün derinleşiyor.
Demokrasi korkusu gitgide derinleştiği içindir ki, HSYK düzenlemesini yeniden Meclis'e getiriyor; yargıyı tümüyle yürütmenin emrine almak için, yargı bağımsızlığını tamamen yok etmek için yapıyor bu demokrasi karşıtı hamleyi…
Son söz:
Erdoğan demokrasiden korkuyor, zira demokraside kendisinden hesap sorulacağını, Yüce Divan’da yargılanacağını biliyor.
Twitter: @HSNCML
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Ad Soyad Giriniz...
KALEMINIZE SAGLIK MURAT BELGE IYIKI VARSINIZ