Hasan CEMAL
Son derece klasiktir.
Ne zaman özgürlükler kısıtlansa -ya da kısıtlanmak istense- hep aynı sözcükler havada uçuşur:
Ulusal güvenlik…
Sorumluluk…
Ve de ahlak…
Özgürlüklerin kolu kanadı kırılırken hep bu klişelerin arkasına saklanır iktidar sahipleri.
Hiç değişmez bu.
Sözcüklerin özgürce uçuşmasını tehlike sayanların bahaneleri her devirde aynıdır.
Demokrasi korkusu yatar bunun altında…
Ahlak ve özgürlük
Buyrun, Ahmet Davutoğlu’ndan bir örnek.
Partisine genel başkan seçildikten sonraki bir konuşmasında sözü özgürlüklere getirip, önce güvenlik ve sorumlulukkriterlerine vurgu yapmış, sonra da konuyu ‘ahlak’a şöyle bağlamış:
“Biz bütün özgürlükleri yeni bir ahlaki formasyonla buluşturacağız.”
Başbakan Davutoğlu’nun bu cümlesinin altını kalın olarak bir daha, bir daha çizin.
Ahlak ve özgürlük!
Özgürlüklere ahlaki çerçeve…
Özgürlükleri ahlaki referanslar ile tarif etmek…
Söyler misiniz:
Hangi ahlaki referans?..
Kimin ahlakı?..
Hangi ahlaki anlayış?..
Hemen akla takılıyor:
Etek boyu…
Çocuk sayısı…
Alkollü, alkolsüz içki…
Örtünme…
Kadın-erkek ilişkileri…
Hayat tarzlarındaki farklılıklar…
Bütün bu konularda özgürlükler hangi ‘ahlak anlayışları’na göre tarif edilecek?
Özgürlükler, Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi, ‘yeni bir ahlaki formasyonla buluşturulacak’sa, ne olacak bu ahlaki bakış açısı?
İslam mı esas alınacak?
İslami referanslar mı ‘yeni ahlaki formasyonu’nun temelini oluşturacak?
Lisede etek referandumu
Dünkü Hürriyet’te Gönül Koca’nın haberi:
İTÜ Geliştirme Vakfı Özel Ekrem Elginkan Lisesi yönetimi, son yıllarda sıkça gündeme gelen kız öğrencilerin kıyafeti konusunda tartışmalı bir karara imza attı.
Okul yönetimi, okul aile birliği üyeleriyle mayıs ayında aldığı kararla, kız öğrencilerin etek giymesini yasakladı.
Karar, okul müdürü tarafından 5 Eylül’de velilere gönderilen e-posta ile bildirildi.
Gerekçesi ise ‘etek boylarının çok kısa olması nedeniyle eğitim-öğretimi olumsuz etkilemesi üzerine velilerden gelen talep’ olarak açıklandı.
Ancak etek yasağı, veliler arasında tepkilere neden oldu.
Okul yönetimi ise öğrencilerin kıyafetini belirlemek için referanduma gitmeye karar verdi.
Yapılacak referandumda velilere, ‘Serbest kıyafet mi, okul kıyafeti mi giyilsin’ diye sorulacak.
Okul kıyafeti seçeneğinin içinde de ‘etek ve pantolon’ ile ‘sadece pantolon’ olacak.
Etek ve pantolon diyenler çoğunlukta olursa, Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliği gereği, isteyen kız öğrenci diz üstüne çıkmayacak şekilde etekle okula gidebilecek."
Hürriyet’in dünkü haberi böyleydi.
Hangi ahlaki formasyon?
Etek mi, pantolon mu?Kısa etek mi, uzun etek mi?
Dar pantalon mu, yoksa bol paça mı?
Acaba hangi ahlaki formasyon geçerli olacak bu sorularla ilgili olarak?
Sözü uzatmak istemiyorum.
Otoriter laiklikten çekmiş olanlar
intikama mı hazırlanıyor?
Soru şu:
Kemalizm’in otoriter laiklik anlayışından geçmişte haklı olarak yakınanlar, bunun acısını epeyce çekmiş olanlar şimdi intikamalmaya mı hazırlanıyorlar?
Yoksa Çankaya Köşkü’nden AK Saray’a bunun için mi inecekler?
Gidiş, bir uçtan öbür uca mı?
İşaretler her geçen gün su yüzüne vuruyor.
Saklanamaz hâle geliyor.
Bu son derece tehlikeli bir durum.
Yeni Türkiye böyle bir Türkiye mi?
Bakın, “seçim sandığından çıktım, çoğunluk bende, her istediğim yaparım!” zihniyetinin demokrasiyle ilgisi yoktur.
Bu anlayış, özgürlükleri boğar.
Bu anlayış, Türkiye’yi kutuplaştırır.
Cepheleşmeye sürükler.
Ne yazık ki bu süreç çoktandır işlemeye başladı.
Dini referansları, İslami referansları ne kadar siyasetin içine sokarsanız, özgürlükleri ne kadar bu referanslarla tarif etmeye kalkışırsanız, demokrasiden o kadar uzaklaşırsınız.
Türkiye’yi nereye gideceği belli olmayan bir ‘kavga’nın içine sokarsınız.
Tehlikenin farkında değil misiniz?
Demokrasi araç mı?
Son bir sorum daha var.
Tayyip Erdoğan, daha Milli Görüş gömleği sırtındayken 1990’larda şu iki noktayı vurgulamıştı:
“Demokrasi amaç değil araçtır.”
“Her şey İslami referanslarımıza uygun olacak!”
Bugünlere geri mi dönüyorsunuz, AK Saray’a taşınmaya hazırlanırken?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024