Hasan CEMAL
İçimden bağırmak geliyor.
Eyy gazeteci milleti!
Silkin ve kendine gel.
Çünkü meslek elden gidiyor.
Gazeteciysen, özgürlüğü savun.
Gazeteciysen, hukukun üstünlüğüne sahip çık.
Gazeteciysen, yayın yasaklarını reddet.
Gazeteciysen, sansüre hayır de.
Gazeteciysen, kendi kendini sansür etme.
Gazeteciysen, hak ve özgürlükleri savun.
Gazeteciysen, demokrasi bayrağını hem iktidarlara, hem patronlara karşı yükselt.
Çünkü demokrasi yoksa...
Özgürlük yoksa...
Hak hukuk yoksa...
O zaman gazeteci de yoktur.
Gazetecinin de varlık nedeni biter.
Unutma! Gazeteci ancak
demokrasiyle var olur
İçimden bağırmak geliyor.
Bir ülkede özgürlükleri boğan yayın yasakları varsa...
Hukukun üstünlüğü katlediliyorsa...
Yargı bağımsızlığı hiçe sayılıyorsa...
O zaman gazeteci milleti de biter!
Yayımlanamayacak haberler yazsan...
Bir köşe bulamayacak yorumlar döktürsen...
Kimselerin izlemeyeceği programlar yapsan...
N’olacak ki?..
Unutma!
Gazeteci ancak demokrasiyle var olur.
Gazeteci ancak özgür ortamda nefes alır.
Gazeteci ancak hukukun üstünlüğü varsa vardır.
Özgürlük yoksa,
seni kimse adam yerine koymaz
Genç gazeteci adayları, büyük bir masanın etrafında.
Dikkat ve ilgileri içimi ısıtıyor.
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde P24’ün ‘üniversite atölyeleri’ndeyiz.*
Konu:
Haber merkezlerinde bir gün.
İçimden bağırmak geliyor.
Eyy gazeteci milleti!
Hangi görüşte olursan ol.
Hangi inançta olursan ol.
Dünyanın ve Türkiye’nin hâllerine ya da hayata hangi pencereden bakarsan bak.
Ama şunu kafanın içine yaz.
Özgürlük yoksa, sen de yoksun!
Evet, bu kadar basit.
Şunu da iyi bil.
Özgürlük yoksa, seni kimse adam yerine koymaz.
Hiçbir saygınlığın olmaz.
En ufak bir iz bırakamazsın.
Ve gazeteci değil, muktedirlerin yanında ‘evet efendimcikâtipler’den herhangi biri olur gidersin.
Utanç duyuyorum
İçimden bağırmak geliyor.
Emret komutanım gazeteciliğine de hayır.
Emret cumhurbaşkanım gazeteciliğine de hayır.
Emret başbakanım gazeteciliğine de hayır.
Aman beyefendi rahatsız olmasın gazeteciliğine de hayır.
46 yıllık bir gazeteci olarak, üstelik TBMM çatısı altında dört bakan hakkındaki yolsuzlukların soruşturulmasına ilişkin haberlere yayın yasağı konmasından, demokratik hak ve özgürlüklerin böylesine fütursuzca ayaklar altına alınmasından utanç duyuyorum.
Evet, içimden bağırmak geliyor.
Bu yayın yasaklarını isteyenler, bu yayın yasaklarını koyanlar ve bu yayın yasaklarını şöyle ya da böyle savunanlar, hiç kuşkuları olmasın, bunun hesabını yalnız bu dünyada değil, öbür dünyada da veremeyecekler.
Alınlarına yedikleri özgürlük düşmanı damgası hiç silinmeyecek.
Demokrasiyi demokrasi yapan hak ve özgürlükler, neredeyse her Allah’ın günü akıl almaz bir despotlukla çiğneniyorsa, yazın bir kenara, o ülke büyük altüst oluşlara gebedir.
Bir yandan demokrasi ve hukuk katledilecek, diğer yandan her şey süt liman olacak...
Öyle mi?
Öyle sanıyorsanız fena halde aldanıyorsunuz.
Bir kez daha yazın bir kenara.
Toplumu, siyaseti böldükçe bölüyorsunuz, seçim hesapları ile feci şekilde kutuplaştırıyorsunuz Türkiye’yi.
Çok büyük kötülük yapıyorsunuz bu ülkeye.
Şunu iyi bilin.
Sizin adım adım kurmaya çalıştığınız korku imparatorluğuyıkılmaya mahkûmdur.
Tarihin seyrini tersine çeviremezsiniz.
Demokrasi ve özgürlük sonunda bu memlekette de kök salacak.
Ne yapsanız boş.
Medya adam olmadan
demokrasi rayına oturmaz
İçimden bağırmak geliyor.
Demokrasi olmadan özgür medya olmaz.
Bağımsız medya olmaz.
Demokrasi olmadan gazeteci olmaz, kâtip olur.
Elbette tersi de doğrudur.
Medya adam olmadan da, demokrasi adam olmaz!
Gazeteci milleti kendi mesleğinin etiğini, ilke ve geleneklerini yalnız siyasal iktidarlara, yalnız güç odaklarına karşı değil, kendi patronlarına karşı da savunmak zorundadır.
Başka türlü adam olmaz medya!
Medya adam olmayınca, demin vurguladığım gibi, demokrasi de rayına oturmaz.
Gençler iyimserlik uyandırıyor
Cuma günü İletişim Fakültesi’de, büyük bir masanın etrafında dört saat boyunca konuşuyor, tartışıyoruz.
Genç gazeteci adaylarının bakışları, dikkat ve ilgileri içimi ısıtıyor.
Soruları, iyimserlik uyandırıyor içimde.
Galiba şu günlerde buna ihtiyacım var.
Siyaset izleyen ve yorumlayan biri olarak kasvetli bir dünyanın kapanında her gün önümü görmeye çalışıyorum.
Hiç kolay değil.
‘Filmin sonu’nu zaten göremeyeceğimi biliyorum ama...
Bu kadar gri, kurşuni bir havayı hak etmediğimi ara sıra düşünmeden edemiyorum.Elvan Alpay’ın Galeri Nev’deki resim sergisi iyi geliyor.O renkler ve renk çümbüşü içindeki o kuşlar, o bitkiler, üstümüze abanan kasvetli dünyaya bir meydan okuma, bir isyan...
Ne güzel.
İyi pazarlar!
* P24'ün açılış konuşmasını yaptığım panelinde Rıdvan Akar, Tayfun Ertan, Murat Sabuncu, Cihan Oğuz ve Doğan Akın, televizyon, radyo, gazete, ajans ve internet sitelerinde haberciliğin nasıl cereyan ettiğini anlattılar.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024