Hasan CEMAL
Evet, Saray’ın kanlı oyunu...
Ve Leyla Zana’nın çığlığı...
Bugün bu iki konuyu yazıyorum.
Saray’ın kanlı oyunu ne mi?..
Gayet yalın:
HDP’yi barajın altına düşürmek!
Oyun bu.
Türkiye bunun için şiddet ve terör çemberine çekiliyor.
HDP’ye dönük saldırılar bunun için.
Cizre’ye bu nedenle devlet terörü yaşatılıyor.
Silvan’a bu nedenle yaşatıldı devlet şiddeti...
Hürriyet gazetesi, Tayyip Erdoğan’ın hâlâ bir cümleyle olsun kınamaya yanaşmadığı saldırılara bu yüzden uğradı.
Doğan Grubu bu nedenle yöneticileriyle, yazarlarıyla kaç zamandır yaylım ateşi altında.
Cumhuriyet gazetesi dava yağmuruyla karşı karşıya...
Bugün ve Meydan gazeteleri ile Bugün TV ve Kanaltürk’ü bünyesinde barındıran Akın İpek’e ait Koza-İpek grubu da peş peşe ‘devlet baskını’na uğradı...
İnsanlar korksun isteniyor.
Sinsin isteniyor.
Muhalif kalemler sussun isteniyor.
Eleştirel sesler kesilsin isteniyor.
Medyada sadece Erdoğan goygoyculuğu isteniyor.
Ve “Seni başkan yaptırmayacağız!” sloganıyla HDP’yi yüzde 13’e yükselten seçmenin 1 Kasım’da sandıktan uzak durması isteniyor.

Kanlı oyun bunun için...
HDP’yi baraj altına itmek için...
HDP’yi baraja takmaya dönük bu kanlı oyun, Saray’daki Sultaniçin tam bir hayat memat meselesi haline gelmiş durumda.
Çünkü oyun tutmazsa çöküşünü durduramayacak.
Kendisi ve tetikçileri çoktan beri bu gerçeğin farkındalar.
Bu nedenle oyun fevkalade acımasız oynanıyor.
Saray, Anayasa tanımıyor.
Hukuk tanımıyor.
Hak ve özgürlük tanımıyor.
Ve tek adam olmak, tek adam kalmak için ülkeyi uçuruma sürüklüyor.
Öylesine bir yol tutturmuş durumda ki, bunun örneklerine ancakfaşist, despotik rejimlerde tanık olmak mümkündür.
Sinmek olmaz!
Şunu belirtmekte yarar var.
Saray’ın sistemli biçimde yaymakta olduğu korku yaygınlaşıyor.
Etkili oluyor.
İnsanlar siniyor.
Ses çıkaramaz hâle gelenler çoğalıyor.
Ses vermesi gerenler kendi içlerine kapanıyor.
Oysa demokrasi adına, hukuk adına, özgürlük adına direnmekten başka çare yok.
Saray’daki Sultan’ın yerleştirmek için çabaladığı korku imparatorluğu karşısında sinmek olmaz.
Türkiye kötüye gidiyor.
‘İç savaş’ın eşiğinde dolaşıyor.
Susacak mıyız?
Tepkisiz mi kalacağız?
Seyretmekle mi yetineceğiz?
Yazık!
Her şeyin gayet farkında olan büyük iş âlemi nerede?
Akademik dünya nerede?
Gerçek hukukçular nerede?
Veyahut:
Başta Abdullah Gül olmak üzere AKP’nin bazı akil insanlarınerede?
Tek tek ses veremezler mi?
Hiç olmazsa, memleketin kötüye gitmekte olduğuna dair bir genel tespitte bulunamazlar mı?
Kısa da olsa bir bildiri çıkaramazlar mı?
Sultan korkusu bu kadar ağır mı basıyor?
Ne hazin!

Leyla Zana'nın çığlığı...
Peki, Leyla Zana’nın çığlığını, bu soylu çığlığı duydunuz mu?
Kulak verdiniz mi?
Dileriz, HDP Ağrı Milletvekili'nin bu çığlığını barış ve demokrasiden yana olanlar duysun ve destek çıksın.
Bir aydır vicdanımla tartışarak bir karara vardım.
Gençlerin ölümünü seyredeceğime ben ölmeye hazırım.
Ölümler durmazsa ölüm orucuna başlayacağım.
Cizre'deki direniş ruhu hiçbir zaman kırılmadı, bugün de kırılmayacaktır.
Bir diyalog süreci yaşadık.
İlk defa bir bütün olarak Kürtler muhatap alındı.
Sayın Öcalan İmralı'da muhatap alındı.
Kandil'deki arkadaşlarımız, kardeşlerimiz muhatap alındı. Parlamentodaki grubumuz muhatap alındı.
Ama bunlar yapılırken, oyalama içine girdiler.
Bugün git yarın gel dediler. Barıştan benim anladığım budur, sen de bunu anla dediler.
Dedik ki halkımızın beklentileri var.
Gasp edilmiş hakları var.
Bunları sadaka şeklinde değil, doğal olan haklarımız olarak vereceksiniz dedik.
Bunları talep ederken, Türkiye halklarına karşı bir duruş içinde olmadık.
Bursa'daki kardeşlerimize neyi hak görüyorsanız, İdil'deki, Cizre'deki halklarımıza hak görün.
Ama bu zihniyet halen hakkımızı kabul etmiyor.
Eğer kabul etme zihniyetine sahip olsaydı,Cizre kapısını bana kapatmazdınız.
Silah kullanan bütün taraflara bir ricada bulunmak istiyoruz.
100 yıl çarpışarak öldük.
Ölümü bize reva gördünüz.
Nefsi müdafaada bulunduk.
Artık yeter!
Ölümle büyümeyeceğiz.
Ölerek ve öldürerek toplumu, vicdanları ve duyguları çürüteceğiz.
Kimin kafasında zihninde ne varsa masaya dönmeli.
Seçim sürecinden önceki pozisyonuna dönülmeli.
Ve kozlar masada paylaşılmalıdır. Müzakereden niçin korkuluyor anlamıyorum.
Gençler öleceğine varsın biz ölelim.
Nefsimle bir aydır tartışarak şu karara vardım.
Ölümleri durduramazsak, ben ölüm orucuna yatacağım.
Bunu söylerken tanıyan herkes bilir.
Söz ağzımdan çıktı mı, kellem giderse arkasından giderim. Kimseye gücüm yetmeyebilir ama kendime gücüm yeter.
Gençlerin ölümünü seyretmektense ölümü göze alıyorum.
Leyla Zana’nın bu çığlığına kulak verin. Destek çıkın!
Yoksa yarın çok geç olacak!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024