Hasan CEMAL
Türkiye’nin insan hakları karnesi...
Hep dökülen, her zaman kırıklarla dolu bir karneydi.
Bugün de farklı değil.
Hem Avrupa Konseyi üyesi ol, hem insanlar haklarından her yıl sınıfta kal...
Gerçekten hazin.
Bir ülkenin insan hakları karnesi perişanları oynuyorsa, o ülkededemokrasi ikinci, üçüncü sınıf demektir.
Hukuk devleti sürünüyor demektir.
Özgürlükler hikâye demektir.
Türkiye ne yazık ki bu durumda.
Ama Türkiye hâlâ Avrupa Konseyi üyesi.
Konsey, Avrupa’nın vicdanı sayılır.
Çünkü demokrasi ondan sorulur.
Hak ve özgürlükler ondan sorulur.
Hukukun üstünlüğü ondan sorulur.
Son notu onlar düşer.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa Konseyi’ne bağlı çalışır.
AİHM’nin başkan yardımcılığına bu yakınlarda, mahkemenin Türk yargıcı Işıl Karakaş seçildi.
İlk röportajını Hürriyet’ten İpek Yezdani’ye veren Işıl Karakaş, Türkiye’nin yıllar içinde dökülmeye devam eden insan hakları karnesini aşağıdaki gibi özetliyor.
AİHM ve Avrupa Konseyi’nin gözünden Türkiye
Avrupa’dan baktığımız zaman Türkiye’nin insan haklarıkarnesi hiçbir zaman iyi değildi.
Bir zamanlar Türkiye’nin işkence yapan ülke imajı vardı.
Neyse ki, sevinerek söyleyelim, o imaj artık yok.
Ama onun yerine ne geldi? İnternetin yasaklandığı, ifade özgürlüğünün hiçbir şekilde korunmadığı, sürekli hakaret yüzünden davaların açıldığı bir ülke imajı.
Cumhurbaşkanına hakaret yüzünden sürekli davalar açılıyor.
Bu, Avrupa’da başka bir yerde yok.
Yani hakaret etmek ceza kanununda düzenlenen bir suç değil.
Cumhurbaşkanına hakaret olduğunu düşünüyorsanız, ancak tazminat davası açarsınız, başka bir dava açamazsınız.
Türkiye’ye bakıldığı zaman, ifade ve basın özgürlüğünün yeterli ölçüde korunmadığı, güvence altına alınmadığı, Avrupa standartlarında olmadığı bir ülke olarak göründüğünü düşünüyorum.
Buradaki Avrupa Konseyi’nin yetkili kurumlarının en çok üzerinde durdukları konu bu. Özellikle basın özgürlüğünün önemli ölçüde korunmadığı, yıprandığı bir ülke olarak görünüyor.
Örneğin Türkiye’de YouTube engellendi, Twitterkapatıldı vs. Sonra bu siteler Anayasa Mahkemesi kararlarıyla tekrar açıldı.
Ama şimdi 2015’teki yeni yasayla birlikte tamamen erişime kapatılması için yasal dayanak da geldi.
AİHM’ye kötü muamele başvuruları her zaman gelmeye devam ediyor.
Artık işkence yok ya da çok az var. Ama kötü muamele var.
Polis hâlâ yakalarken, gözaltına alırken, kişiye kötü muamele ediyor.
Kafasını, gözünü morartıyor. İkincisi de toplantı ve gösteri yürüyüşleri esnasında yapılan kötü muameleler.
Orada da polis gösteriyi dağıtmak için kötü muamelediyebileceğimiz eylemlerde bulunuyor.
Bunun dışında, adil yargılanma ilkesine dair olan başvurular çok fazla.
Adil yargılanmada tanıkların dinlenmesi, delillerin değerlendirilmesi, masumiyet karinesi ve davanın bütününe ilişkin olarak problemler var. Yargılama bitene kadar kişinin masum olduğuna dair en temel hukuk devleti ilkesi, birçok davada dikkate alınmamış oluyor.
Ve tabii ki ifade özgürlüğü ile ilgili olarak çok fazla sayıda başvuru var.
Yaşadığımız bu karanlıktan kim sorumlu?
Durum böyle, epeyce karanlık.
Demokrasi ve insan hakları açısından Türkiye’nin çıtası neredeyse yerlerde sürünüyor.
İfade özgürlüğünün kısıtlandığı…
Basın özgürlüğünün hiçe sayıldığı…
YouTube’un engellendiği…
İnternetin yasaklanabildiği…
Hatta sosyal medyayı tümden kapatabilecek yasal düzenlemelerin yapıldığı…
Polisin kötü muamele yaptığı…
Adil yargılamanın olmadığı…
Avrupa demokrasilerinde rastlanmayan cumhurbaşkanına hakaret davalarının neredeyse her Allah’ın günü açılabildiği…
Evet, acı ama böyle bir ülkede yaşamaktayız.
Peki, hak ve özgürlükler açısından içinde yaşadığımız bu karanlıktan kim sorumlu?
13 yıllık AKP iktidarıyla birlikte Saray’daki Sultan değil mi?
Demokratik değerleri elinin tersiyle iten Erdoğan devleti değil mi?
Ve son soru:
Bu da, malumu ilam niteliğinde, sıkıcı bir yazı değil mi?..
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024