Hasan CEMAL
AKP’ye dışarıdan bakınca, iki farklı çizgi dikkati çekiyor.
Parti içinde, belli belirsiz de olsa iki farklı kanadın uç verdiği söylenebilir.
Erdoğan kanadı...
Davutoğlu kanadı...
İkisi arasındaki farklılık, değişik konularda yaptıkları bazı açıklamalarda kendini ele veriyor.
Değişik bakış açıları kamuoyu önünde bazen kabak gibi ortaya çıkınca da, daha çok Davutoğlu’na düşüyor, yeni açıklamalarla vaziyeti kurtarma ya da tevil görevi...
Bu arada, bazı Erdoğan tetikçileri son zamanlarda Davutoğlu’nu açıkça hedef almış durumdalar.
Yandaş medyada yazılar çıkıyor:
Davutoğlu yapamıyor, gitsin!
Kim gelsin?
Binali Yıldırım.
Bir geçiş dönemi sonrasında da damat bey, Berat Albayrakbaşbakanlık koltuğuna otursun.
Öyle mi?
Peki ama oğlunun kumar sevdası, Binali Bey’in yolunu kesmiş olabilir mi?
Binali Bey bunu kendisine karşı bir komplo olarak görüyor veSaray tetikçileri de komplocu olarak Davutoğlu kanadına işaret ediyorlar.
Kimse inkâr etmiyor.
Evde bir kavga var!

Mutfakta bir şeyler pişirilmekte olduğuna dair kokular bizim burunlarımıza kadar gelebiliyor.
Bu konuda Akif Beki, Hürriyet’teki köşesinde iki yazı yazdı.
Birinin başlığı şöyleydi:
“AK Parti’de neyin kavgası pişiriliyor?..”
İki farklı kanat arasındaki kavga artık saklanamaz hâle gelmiş durumda.
Saray medyası, Davutoğlu haberlerini pek öyle görmüyor, büyütmüyor.
Uzunca zamandır bu böyle.
Abdullah Gül’e yapılan şimdi Ahmet Davutoğlu’na yapılıyoryandaş medyada.
Davutoğlu’nun da buna karşı ‘kendi medyası’nı oluşturduğu bilinmekte.
Bu çerçevede örnek olarak Karar ve Yeni Yüzyıl gazeteleri gösteriliyor.
Bu arada Karar’ın ‘Saray etkisi’yle ilan almakta epeyce zorlandığına dair haberler de dolaşıyor kuliste...
Kavga nereye kadar gidebilir?
Erdoğan’a karşı isyan...
Uzak ihtimal.
Peki ya Davutoğlu’nun Erdoğan’ı gemleyecek -ya da dengeleyecek- kadar güçlenmesi...
Olabilir diyenler var.
Bir soru daha:
Erdoğan, istediği anayasa değişikliğiyle başkan baba olduğunda,Davutoğlu’na yol gözükmeyecek mi?
Binali Yıldırım-Berat Albayrak senaryoları Saray tarafından devreye sokulmayacak mı?
Böyle bir yakın ihtimali Davutoğlu’nun hissetmediği, görmediği herhâlde söylenemez.
Pek öyle naif bir siyasetçi değil.
Davutoğlu’nun Saray’a karşı kendi ‘iktidar tabanı’nı, ‘reel politika’nın bir gereği olarak güçlendirmeye çalıştığı çok açık...
AKP’de içten içe yürüyen bu ‘kavga’nın hiç kuşkusuz başka tarafları var.
Abdullah Gül...
Bülent Arınç...
Hüseyin Çelik...
Sadullah Ergin...
Nihat Ergün...
Bu isimlerin üstüne Saray tarafından kocaman çarpı işaretleri konulduğu sır değil.
Malum olan bir başka gerçek:
Erdoğan’ın AKP üzerindeki gücü.
İpler bugün için Saray’ın elinde...
Erdoğan çok güçlü.
Ve bu gücü hoyratça kullanmaya bayılıyor.
Böyle olduğu için de Tayyip Erdoğan bu memleketin bir numaralı sorunu olmaya devam ediyor.
İstikrar ve demokrasi önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor.
Bu gerçeği bilenlerin kafasında da hep aynı soru işaretinin çengeli kıvrılıyor:
Erdoğan’dan kurtulmak...
Ya da Saray’da etkisiz kılmak...
Bu açıdan akla ilk takılan senaryolara gelince:
AKP’yi seçim sandığında yeniden yüzde 40’a doğru çekmek...
Bunun için Meral Akşener’li MHP’nin yüzde 15’in üzerine çıkması...
HDP’nin yüzde 10 barajının üstünde seyretmesi...
Ve CHP’nin oyunu yüzde 30’a yükseltmesi...
Böyle bir siyasal tabloyla, bir yandan AKP içi kavga kızışır, diğer yandan Erdoğan da Saray’ın duvarları içine itilir diyenler de az değil.
Farkındayım, Erdoğan’dan şöyle ya da böyle kurtulmak kolay olmayacak.
Ancaak...
Erdoğan kaldığı sürece de istikrar ve demokrasi hayal olarak kalacak.
Yukarıdaki yazımı noktaladıktan sonra, AKP içi kavgayla ilgili yeni bir haber geldi. Bu habere göre:
AKP’de daha önce genel başkana ait olan parti teşkilatıyla ilgili yetkiler, bu kez partinin merkez yönetimine devredildi. Oysa, Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde bu yetkiler genel başkana aitti.
Bu yetkilerin şimdi genel başkandan alınıp MKYK’ya devredilmesi, her ne kadar bu kararın altında Davutoğlu’nun imzası olsa da, AKP içi kavganın yeni bir işareti olarak yorumlandı.
Eylül 2015’te yapılan son AKP kongresinde istemediği bazı isimlerin parti yönetimine alınması girişimi üzerine danışmanı Binali Yıldırım’ı uyumlu genel başkan adayı olarak sahaya süren Erdoğan’ın son biçimini verdiği bir MKYK’da, Davutoğlu’nun, engel olamayacağı bir yetki devri kararını imzalamak dışında seçenek bulamamış olması hiç de düşük bir ihtimal değil.
Davutoğlu’nun “Cumhurbaşkanı’yla MKYK listesini görüştükleri” açıklamasını ve Abdullah Gül’ün, Ali Babacan’ın da alınmadığı bu MKYK için “Partiye emek vermiş çok değerli isimler dışarıda bırakıldı” sözlerini unutmayın.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Davutoğlu’nun yetkilerine tırpan diye yorumlanan bu kararla ilgili olarak “Herhangi bir kriz yoktur” açıklaması yapsa da, yukarıda özetlemeye çalıştığım AKP içi kavga ya da Erdoğan-Davuoğlu sürtüşmesi biraz daha su yüzüne vurmuş görünüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024