Hasan CEMAL
Barış mı dediniz?
Geçin!
Demokrasi mi dediniz?
Geçin!
Hukuk mu dediniz?
Geçin!
Özgürlük mü dediniz?
Geçin!
Şimdi hepsini bir yana bırakın.
Gültan Kışanak’la Fırat Anlı’yı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları’nı da hapse attıktan sonra, bu değerlerin hepsini öylesine çiğnediniz ki söz bitti artık.
Sevgili Gültan Hanım’la sevgili Fırat’ı demir parmaklık arkasına koyarak barış ve demokrasiye, hukuk ve özgürlüğe ölümcül bir darbe indirdiniz.
Bu bir darbedir.
Kürtlerin iradesine darbedir!
Kürtleri dışlamaktır.
Kürtlerin seçim sandığına yansıyan oylarını hiçe saymaktır.
Barışa ölümcül bir darbedir!
Yoksa hala farkında değil misiniz?
Barış isteyenleri hızla sözün bittiği noktaya getiriyorsunuz.
Belediyelere atanan kayyımlar da barışa darbedir.
HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırarak onlara önce mahkeme, sonra hapishane kapısını göstermek de barışa darbedir.
Kürt medyasını susturmak da öyledir.
Kürt gazetecileri hapse atmak da barışa darbedir.
Bütün bu acılar, bütün bu haksızlıklar barışa yatırım değildir.

Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’yla yıllar içinde ne kadar çok barış ve demokrasi sohbeti yaptık.
2009 yılıydı.
Cengiz Çandar’la birlikte CNN Türk’te Tecrübe Konuşuyor isimli bir televizyon programı yapıyorduk.
Açılım Süreci yeni başlamıştı.
Barış konusunda umutlu bir hava esiyordu. O yüzden Cengiz’le programı Diyarbakır’da başlatmaya karar vermiştik.
İlk olarak Fırat Anlı’yla buluşmuş, onunla 12 Eylül döneminde işkenceleriyle ün yapmış Diyarbakır Cezaevi’nin önünde çekim yapmıştık.
Fırat, o çekimden iki yıl sonra KCK tutuklusu olarak o cezaevine atılacak ve hayatının birkaç yılı daha kendisinden alınacaktı.
O programda Fırat Anlı, kamuoyunun belleğinde yer edecek şu sözü söylemişti Cengiz’le bana:
“Biz görüşülecek son kuşağız. Bu fırsat kaçırılırsa, öyle bir kuşak arkadan geliyor ki, bizleri çok ararsınız.”
Yine hatırlıyorum.
2014 yılı ekim ayıydı.
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’yla Diyarbakır Büyükşehir’de sohbet etmiştim.
Kobane günleriydi.
Kobane düştü düşecek sözü nedeniyle Erdoğan’a tepki büyüktü.
Gültan Kışanak, ‘bireysel silahlanma’nın son zamanlarda nasıl artış kaydettiğine dikkat çekmişiti.
Bu konuda kendi direnişinin de aşınmaya başladığını itiraf etmişti, bundan duyduğu rahatsızlığı da belirterek...
Gültan Kışanak’ın şu sözlerini özellikle not etmiştim:
Ne kadar kibirli bir insan bu Tayyip Erdoğan...
Hissedemiyor Kürtlerin acısını... Gazze’de, Mısır’da, Mavi Marmara’daki acıları hissedebiliyor. One minüt diyor.
Habire Rabia işareti yapıyor.
Ama Kobanê’ye gelince, Kürtlerin acılarına gelince tek bir cümle çıkmıyor ağzından.
Kürtlerle en ufak bir empati yapamıyor.
Halbuki yürekteki hissiyat çok önemlidir.

Çok kaygılıydı 2014 güzünde Gültan Kışanak, şöyle devam etmişti:
Kürt gençlerinde Ankara’ya, devlete dönük duygusal kopuşçok derine gidiyor.
İki taraflı böylesine kopuşlar Türkiye’yi ‘kanlı bir kaos’un içine sürükleyebilir.
Kürtlerin korkacağı ne kaldı ki?.. Hapisse hapis...
İşkenceyse işkence...
Sürgünse sürgün...
Ölümse ölüm...
Kürtlerin çekmediği acı kalmadı ki... İp bir yerden sonra koparsa, “N’apalım hepsini bir daha yaşarız” diyenler o kadar çoğalmaya başladı ki...
Gültan Hanım Diyarbakır’daki iki yıl önceki düşündürücü sohbetimizi şöyle noktalamıştı:
“Kürtçe bir deyiş vardır. Bu bir ‘ninna’dır, ama bunun bir de ‘tırninnası’ vardır, yani beterin de beteri...”
Sözü daha fazla uzatmak yersiz.
Kışanak'la Anlı hapis'te.
Kanlı bir kaos kapıda.
Çok yazık.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024