Hasan CEMAL
Bugün 23 Nisan.
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Kutlu olsun!
Ama bir bayram günü yine de aklıma ister istemez takılıyor.
Egemenlik bugün kimin?
Kayıtsız şartsız milletin mi?
Allah'ın mı?
Yoksa Erdoğan'ın mı egemenlik?
Hangisi?
Eğer rejimin adına demokrasi diyorsak, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Anayasanın 6. maddesi der ki:
Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, anayasanın
koyduğu esaslara göre,
yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması,
hiçbir surette hiçbir kişiye,
zümreye veya sınıfa bırakılamaz.

Bugün Türkiye'de geçerli durum bu tarife ne kadar uyuyor?
Uyuyor mu?
Örneğin güçler ayrılığı işliyor mu?
Demokrasiyi demokrasi yapan güçler ayrılığı, yani yasama, yürütme, yargı birbirinden ne kadar bağımsız?
Demokrasilerde dördüncü güç sayılan medya bu ülkede bağımsız mı?
Yoksa bütün bu ipler "tek adam"ın elinde mi?
Yargı bağımsız mı?
Yoksa siyasallaştırılmış ve tek adam sultasına girmiş bir yargı mı var Türkiye'de?
Yasama yürütmeyi kontrol edebiliyor mu?
Yoksa bu memlekette yürütme gücünü elinde tutan tek adamyasama organıyla da istediği gibi oynuyor mu?
Bir başka deyişle:
Türk Milleti kendi egemenliğini, anayasal esaslara uygun olarak, yetkili organlar eliyle kullanabiliyor mu?
Yoksa milletin bu egemenliğine tek adam el mi koymuş durumda?
"Ben sandıktan milletin oyuyla çıktım, aklıma eseni yaparım" mı diyor yoksa?..
Unutmayın.
23 Nisan 1920'de, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'yla egemenliğin kaynağı gökyüzünden yeryüzüne indirildi.
Yeryüzünde de "padişahların tekeli"nden alındı.
Milletin oyuyla seçim sandığından çıkanlara verildi egemenlik.
Verilirken de altı kalın olarak çizildi, dendi ki:
1. Egemenlik yetkili organlar eliyle kullanılır.
2. Bunun esaslarını anayasa belirler.
3. Ve egemenliğin kullanılması bir kişiye
ya da zümreye, sınıfa bırakılamaz.
Tekrarlamakta yarar var.
Bugün Türkiye'de egemenliğin kullanımı, yukarıdaki üç noktanın dışına çoktan beri taşmış durumda.
Bugün Türkiye'deki durum, 23 Nisan 1920'nin gerisine gitmiş durumda.
Bugün Türkiye'de, "seçim sandığından çıkmış bir padişah"ın millet egemenliğine el koyarak, bu gücü tek elden kullanmaya başladığı söylenebilir.
Bu gidişata dur demenin yoluna gelince...
Bu durakta bizi 24 Haziran seçimleri bekliyor.
Millet egemenliği, demokrasi, hukuk ve özgürlükler açısından hayati bir seçim bu.
Muhalefet partilerinin birtakım önyargıları, bazı saplantıları şu bir iki gün içinde bir yana bırakmaları şart.
Ve birinci tur için tek bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde anlaşmaları gerekiyor.
Böyle bir uzlaşmanın yaşamsal olduğunu defalarca vurgulamak lazım.
Eğer Türkiye'nin tümüyle karanlığa gömülmesini istemiyorsak...
Eğer "seçim sandığından bir padişah çıkması"na karşıysak...
O zaman birinci tur için tek ve ortak cumhurbaşkanı adayıüzerinde uzlaşmak zorundayız.
Demokrasi kapısı başka türlü açılamaz!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024