Hasan CEMAL
Erdoğan, yanlışları seyretmeye devam mı edecek? Yoksa Ergenekon ve Balyoz’daki yanlışların üstüne yürürken, yeni anayasadahil özgürlük alanlarını genişletecek düzenlemeleri yaparken, eşzamanlı olarak Kürt sorununda eskisi gibi bir ‘barış süreci’ni başlatacak kararlılığı yeniden sergileyebilecek mi?
Ergenekon ve Balyoz doğru hamlelerdi.Türkiye’nin demokratikleşmesi ve hukuk devletine kavuşması açısından atılması gereken adımlardı.
Asker-sivil bürokrasi, demokrasilerdeki olağan yerine oturtulmadan, ‘seçilmiş sivil otorite’ye tabi kılınmadan birinci sınıf demokrasi olamazdı çünkü...
Bu açıdan olumlu gelişmeler yaşandı.
Darbe tertiplerine dokunuldu. Darbelerden hesap sorulmaya başlandı. Askerin siyasete karışmasını engellemek için kararlı davranıldı.
Ancak, askeri vesayet geriletilirken üç konu görmezlikten gelindi ya da bu üç konuda ciddi yanlışlar yapıldı.
Birincisi:
Ergenekon ve Balyoz’da sorunun özünü zayıtlatan ve bunlarla ilgili önemli davaları hukuki bakımdan sulandıran -kasıtlı kasıtsız- hatalar yapıldı.
İkincisi:
‘Askeri vesayet’in rejim üstündeki gölgesinden kurtulmak için sadece bu davalar değil, kurumsal düzenlemeler de gerekiyordu. Bunun için öncelikle şart olan yeni anayasa ve bazı yasalar konusunda ipe un serildi.
Üçüncüsü:
En önemli noktaya gelince...
Türkiye’de demokratik hukuk devletini ikinci sınıflığa mahkum eden ve asker-sivil bürokrasinin elini hükümetler karşısında sürekli güçlü tutan ya da güçlendiren temel meselenin Kürt sorunuolduğu son bir iki yıldır görmezlikten gelinmeye başladı.
Kürt sorununu barışçı çözüm yoluna sokmadan, bunun için PKK’yı dağdan indirecek bir ‘barış süreci’ni başlatmadan, son iki yazımda belirttiğim gibi, bu ülkede demokrasi ve hukuk ikinci sınıflığa mahkum kalacaktı.
Bu açıdan Ak Parti hükümeti, 2005-2011 arasında doğru yolda sayılırdı. PKK ile ‘diyalog’u önemseyen demokratik açılım, Oslo gibi barış koşullarının olgunlaşması diye tarif edilebilecek cesur hamleler yapıldı.
Ama sonra bu yoldan sapıldı.
PKK yüzünden mi? Erdoğan’ın 2014 hesapları mı?
İkisi de olabilir.
Ama diyalog yolundan sapılmasında en büyük işaret gitgide kabaran KCK operasyonları oldu.
Özgürlük ve siyaset alanını daraltan bu operasyonlarla hükümet, Kürt sorunuyla PKK’ya karşı mücadelede 1990’ları andıran, Kürt sorunuyla PKK’nın bir yerde içiçeliğini göremeyen ya da önemsemeyen ve ‘önce terörle mücadele’ diyen tek boyutlu stratejiyi benimsedi.
Bu yanlıştı.
Bu yanlışı Başbakan Erdoğan’ın yakın çevresinde savunanlar da vardı. Ama bu yanlışta başı çekenler veya bu yolun açılmasında etkili olanlar, herhalde daha çok polis ve yargıdaki bazı odaklardı.
Şunu da belirtmekte yarar var.
Ergenekon ve Balyoz’da da yine bu odaklardı, yazımın başında belirttiğim gibi, askeri vesayeti gerileten doğru hamleleri, elbette arkalarına Erdoğan’ın siyasal desteğini de alarak yapanlar...
Ama bir bakıma yine aynı odaklar oldu, bu davaların özünü zayıtlatan yanlışlara da imza atanlar...
Şunu vurgulamak lazım.
Bugün yaşanmakta olan yüzeysel krizin kökleri derine gidiyor.
Ve soru çok basit:
Tayyip Erdoğan, yanlışları seyretmeye devam mı edecek?
Yoksa Ergenekon ve Balyoz’daki yanlışların üstüne yürürken, yeni anayasa dahil özgürlüklerin alanını genişletecek düzenlemelere koyulurken, eş zamanlı olarak Kürt sorununda eskisi gibi yeni bir ‘barış süreci’ni başlatacak siyasal kararlılığı yeniden sergileyebilecek mi?
Kısacası Sayın Başbakan:
Devletleşmek mi, demokratikleşmek mi?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024