Hasan CEMAL
TBMM eğer Türkiye’nin en yakıcı sorununu kendi çatısı altında tüm boyutlarıyla, komplekssizce, sorunun adını da koyarak, hiç kuşkusuz BDP’yi de dışlamadan görüşmeye başlayabilirse, barış adına güzel bir başlangıç yapılmış olur.
Bazı deyişler vardır: Dostlar alışverişte görsün... Zevahiri kurtarmak...
Ha Ali Veli, ha Veli Ali...
Hiç yoktan iyidir!
Erdoğan-Kılıçdaroğlu buluşması gündeme gelince, en uygun başlık “Hiç yoktan iyidir” diye düşündüm.
Bu ülkenin siyasetinde iktidar-muhalefet diyalogu diye bir alışkanlık yoktur çünkü.
İktidar ve muhalefet liderlerinin karşılıklı oturup önemli meselelerde diyalog kurmaları, uzlaşma noktaları yakalamaları bize uzaktır.
Böyle bir siyasal geleneği, çok partili demokrasiye adım attığımız 1940’lı, 1950’li yıllardan beri oluşturamadık.
Ne yazık ki öyle.
Varsa yoksa itiş kakış, kavga.
Çok partili siyasete bugüne kadar damgasını vuran çatışma kültürü oldu. Bu kötü alışkanlığı ya da illeti siyasetimizden bir türlü silemedik.
Oysa, ülkelerin yaşadıkları öyle sorunlar vardır ki, iktidarla muhalefet uzlaşmadan çözüm kapısı açılamaz.
Bizim de böyle sorunlarımız var.
Kürt sorunu bunların başında gelir. PKK sorunu da, şiddet ve terör sorunu da öyledir.
Türkiye çok uzun yıllardır bu sorunların tüm acılarını yaşamaya devam ediyor.
Türkiye’yi maddi ve manevi açıdan kanatan, demokratik hukuk devletinin yerli yerine oturmasını engelleyen, kalkınma ve ekonomik büyümeyi sınırlayan bu sorunlarla daha fazla yaşamak mümkün değildir.
Bu gerçek artık biliniyor.
Bunun gibi bir gerçek daha var çoktandır bilinen. O da, iktidarla muhalefetin, Ak Parti’yle CHP’nin ‘işbirliği’dir.
İktidarla ana muhalefet arasında Kürt sorununda uzlaşma kapılarının açılması, Türk kamuoyu bakımından çok önemlidir.
Unutmayın:
Kürt sorunu aynı zamanda ‘Türk sorunu’dur. Kürt sorunu yalnız Kürtlerle değil, aynı zamanda ‘Türkler’le çözülür.
Barışçı çözüm gündeme gelecekse, ‘Türk kamuoyu’nu ikna etmeden yol alabilmek uzak ihtimaldir.
Erdoğan-Kılıçdaroğlu buluşmasını bunun için önemsiyorum.
CHP’nin yakın geçmişinde böylesine uzlaşma jestleri hiç yoktu.
Baykal’ın CHP’si, Bahçeli’nin MHP’siyle yarış halindeydi Kürt sorunu konusunda.
Bugün Kılıçdaroğlu’nun CHP’si daha farklı bir raya oturma çabası içinde. Taşın altına elini sokmak isteyen bir görüntü veriyor.
Baykal dönemi böyle değildi.
Baykal’ın liderliğindeki CHP çözüm üretmeyen, sürekli negatif davranan, Kürt sözcüğünü bile ağzına almayan, devletçi ezberlerden sapmayan bir partiydi.
Nitekim, 2009 yılında Habur sonrası ‘demokratik açılım’ın çöküşünde, belki de en belirleyici rolü Baykal oynamıştı.
Şimdi hava değişiyor gibi.
Kılıçdaroğlu, eski CHP’nin ‘yenilenme’ye başladığını söylerken, Kürt sorunu konusunda elini Erdoğan’a uzatıyor.
İyi güzel.
Sorunun iktidar ve muhalefet tarafından barışçı bir çözüm için Meclis çatısı altına getirilmesi elbette olumlu bir adım olur.
Evet, bir ilk adım.
Ama TBMM eğer bu ilk adımla Türkiye’nin en yakıcı sorununu kendi çatısı altında tüm boyutlarıyla, komplekssizce, sorunun adını da koyarak, hiç kuşkusuz BDP’yi de dışlamadan -ve keşke MHP’yi de içine alarak- görüşmeye başlayabilirse, barış adına güzel bir başlangıç yapılmış olur.
Ayrıntıya girmiyorum.
Bardağın dolu tarafı varsa, şimdi onu görmeye çalışıyorum.
Yoksa söylenecek çok şey var.
Dün öğleden sonra bir saat süren ve kapıları açık tutan Erdoğan-Kılıçdaroğlu buluşması için hiç yoktan iyidir diye yazımı noktalıyorum.
Keşke silahlar sussa, siyaset konuşsa...
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024