Hasan CEMAL
Nedir gizlenmek istenen? Yoksa suç muydu o tutanakların içeriği? Suçun üstüne şal mı örtülmek istendi? Ya da 28 Şubatdönemindeki komutanları koruma gayreti mi? Asker dayanışması mı? Bilemiyorum. Ama geçmişle, geçmişin gerçekleriyle yüzleşmekten korkmayalım artık, eğer demokrasi ve hukukun dingin sularında seyretmek istiyorsak...
Hürriyet’te, birinci sayfanın eteklerinde bir haber: “Genelkurmay: 28 Şubat tutanaklarını imha ettik.”
Haberin spotu şöyle:
“Genelkurmay Başkanlığı, TBMM Darbeler ve Muhtıralar Araştırma Komisyonu’na, ‘28 Şubat postmodern darbesi döneminde Genelkurmay Başkanlığı’nda yapılan toplantılar ve brifinglerle ilgili tutanakların imha edildiği’ yazısı gönderdi. Yanıtı yeterli bulmayan komisyon, imha edenleri dinleyecek.”
Haberin devamından:
“Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı bir süre önce 28 Şubat dönemine ilişkin toplantı tutanaklarını isteyen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne de aynı yanıtı vermişti.” (Nuray Babacan, Hürriyet, 1 Ağustos 2012)
Genelkurmay, 28 Şubat’la ilgili böyle bir imha kararını niye almış?
Neden buna ihtiyaç duymuş?
Tutanakları niçin yok etmiş?
28 Şubat herhangi bir tarih değil ki. Askerden siyasete sert bir müdahale.
Ya da post-modern darbe...
Adını nasıl isterseniz koyun, ama 28 Şubat bu ülkede bir ‘demokrasi ayıbı’dır.
Askerle siyaset, askerle sivil ilişkilerinin demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından yerli yerine oturması için 28 Şubat’ın hem aydınlanması, hem de hesabının verilmesi gerekiyor.
Bu konu, bu ülkede ‘asker sorunu’nun tümüyle çözülmesi ve askerin seçilmiş sivil otoriteye bağlanması açısından önemli...
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bugün kendi içinde köklü bir özeleştiri mekanizmasını işletmesi gerekir.
Buna ihtiyacı var.
Yaşananlardan kendi payına düşen yanlışları düşünmesi, bunlardan dersler çıkarması ve yine kendi içinde ‘demokrasi kültürü’nü gerçekten özümseyecek bir ortamın koşullarını yaratması lazım.
Hiç kuşku duyulmasın. Bu hedefe kararlılıkla yürümesi, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendisini, hem de Türkiye’de barış, demokrasi ve siyasal istikrarı güçlendirir.
Yakın siyasal geçmişin hataları deyince, akla hiç kuşkusuz 28 Şubat geliyor. O dönemde Genelkurmay’da neler konuşuldu? Komutanlar neleri tartıştılar?
Bu soruların karşılıkları, Türkiye’de demokratik hukuk devletinin yolunu daha çok aydınlatabilirdi.
Yine soruyorum.
Neden imha edildi ki tutanaklar?
Nedir gizlenmek istenen?
Yoksa suç muydu o tutanakların içeriği? Suçun üstüne şal mı örtülmek istendi? Ya da 28 Şubat dönemindeki komutanları, asker kişileri koruma gayreti mi?
Asker dayanışması mı?
Bilemiyorum.
Ama imha yanlış olmuş...
Malum, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) normal bir dönemden geçmiyor.
Burası çok açık.
TSK’da 362 general, amiral var. Bunların 68’i hapiste.
Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı ve 28 Şubat gibi davalardan dolayı tutuklanmış durumdalar. Bunların arasında bir de eski Genelkurmay Başkanı, emekli Orgeneral İlker Başbuğ var. (Deniz Zeyrek, Fikri Takip, 30 Temmuz 2012)
362 general ve amiral...
68’i hapiste...
Elbette anormal, çalkantılı bir durum, çok sıkıntılı bir vaziyet...
Ama bundan böyle demokrasi ve hukukun dingin sularında seyretmek istiyorsak, bunun yolu 28 Şubat tutanaklarının imha edilmesinden ya da gerçeklerin gizlenmesinden geçmiyor.
Geçmişle, geçmişin gerçekleriyle yüzleşmekten korkmayalım artık...
Genelkurmay arşivleri, devletin kasaları bunca yıl tarihi gerçeklerin üstüne kilit üstüne kilit vurdu da ne oldu?
Bir düşünün.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024