Hayko BAĞDAT
Gelin şu son tahliye meselelerinin iç yüzünü biraz sesli düşünelim.
Hepimizin yarı hukukçu bilgisine haiz olmak zorunda bırakıldığımız Yeni Türkiye’de gözümüzün önünde cereyan eden bu vaka nasıl gerçekleşmiş olabilir?
Senaryo 1
İktidar kanadı, devlet içine sızmış Paralel Yapı’nın korkunç planlarından kendisini ve bizleri korumak adına Sulh Ceza Mahkemeleri adı altında bir mekanizma kurdu. Bu mahkemelerin hakimlerinin tümü bağımsız, tarafsız, özgür insanlar. Hidayet Karaca’nın dizi yoluyla darbe yapmaya çalışmaktan tutuklanmasına tamamen özgür iradeleri ve vicdanlarıyla hükmettiler.
Fakat Paralel Yapı boş durmuyor. Fethullah Gülen Pensilvanya’dan dua etmek suretiyle örgüt militanlarına “tahliye ettirin bizimkileri” talimatı verdi. Zaten Gülen daha önce de vaaz yoluyla mevzubahis olan darbe içerikli dizilerin senaryosunu belirlemişti. Anlaşılan Gülen Whatsapp kullanmıyor ki devlete delil bırakmasın.
Gülen’den talimatı alan yargıdaki teröristler haince bir planı hemencecik devreye sokuverdi.
Sulh Ceza’da adamları kalmadığından “reddi hakim” taktiğiyle karar merciini asliye hukuk mahkemesi haline çevirdiler.
Niye? Çünkü orası tamamen bu teröristlerin güdümünde.
Tatil zamanına denk getirerek alelacele tahliye kararı alan bu militanlar Allahtan cezaevi savcısının dikkatine takıldılar. Ki bu savcı adı üstünde “cumhuriyet savcısı” niteliklerine sahip, hiçbir siyasiden emir almayacak kadar onurlu ve dürüst bir hukuk adamı olarak bireysel insiyatifini kullandı.
Elbette kararı işleme sokmadı.
Ardından en üst kurum olan ve adaletin teminatı konumundaki HSYK azıcık gecikerek de olsa devreye girdi ve FETÖ’cü hakimleri zart diye meslekten uzaklaştırdı.
HSYK’ya güvenimizin sonsuz olduğuna şüphe yok . Demokratik bir ülkede adaletin zirvesinin iktidarla ilişkide olmasını düşünmek bile nankörlüktür, alçaklıktır.
Son toplamda kahraman hukuk adamları dizi yoluyla darbe planlayan teröristlerin mahpustan firarına mani oldu.
Centilmen iktidar ise ağzını bile açmadan hukukun üstünlüğüne olan saygısını bir kez daha ispat etti.
Artık hepimiz güven altındayız.
Senaryo 2
İktidar “Paralel Yapı” ile mücadele etme bahanesiyle yargıda büyük bir operasyon gerçekleştirdi. Sulh Ceza Mahkemeleri adı altında kurdukları “infaz” büroları toplumdaki muhalif kesimlerin tamamının ensesine yapışmış durumda.
HSYK ile işbirliği içinde çalışan bu hakimler, taraftar grubundan gazetecisine ses çıkaran herkesi darbeci ilan ederek kodese göndermeye başladı.
Hakkında delil olmadan, iddianamesi yazılmamış pek çok insan keyfi ve siyasi sebeplerle adeta tutsak edilmiş durumda.
Hidayet Karaca ve bir grup polis, bu hakimlerin hiçbirine güvenmediğinden reddi hakim talebinde bulunma kararı aldılar.
Böylece dosyaları asliye ceza mahkemesine düştü. Rastlantı sonucu tatil dönemine denk gelen bu gelişme sonrasında bağımsız, tarafsız, özgür bir asliye ceza hakimi tamamen vicdanına göre hareket ederek tahliye kararını yapıştırıverdi.
Bu rutin ve haklı uygulama sonrasında başta Erdoğan olmak üzere pek çok siyasi devreye girdi. Yargıya atadıkları kendi adamları marifetiyle tahliyeleri hukuksuzca durdurdular. HSYK geç kaldığı için Erdoğan’dan özür dileyecek kadar pespaye bir açıklamayla günahsız hakimleri görevden aldı. Kararın yok hükmünde sayılmasıyla asıl hukuk yok edildi.
Şimdi hiçbirimiz güvende değiliz.
İki senaryodan birine inanmakta özgürsünüz.
İkisinden de doğruluk payı bulduğunuz bazı bölümler olabilir.
Fakat olayların seyri bu anlatılanların dışında gelişmiş olamaz sanırım.
Durum böyleyse söylenecek tek bir söz kalıyor geriye.
Bu ülke bitmiş arkadaş…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024