Hilâl KAPLAN
Dünkü BDP grup toplantısında, Eş Başkan Selahattin Demirtaş, Erdoğan'a şöyle yanıt verdi: 'Şimdiye kadar koster bozuktu, İmralı'ya gidemiyorduk. Şimdi Başbakan bozuk, Ahmet Türk'e bozuk. O yüzden gidemiyoruz.'
Ve bizi bir kez daha Türkiye'de hiçbir şeyin yolunda gitmediğine ikna etmeye çalıştı. Bingöl'de istihdam edilen yeni koruculardan ve Diyarbekir'deki gösteriler sırasında panzer altında kalarak feci şekilde can veren Şahin Öner'den bahsetti. Her şeyin güllük gülistanlık olmadığı malum ama Demirtaş'ın hazırcevaplılığının da meselenin hep en kötü yanını dile getirmesinin de sebebi bu değil.
Liderleri Abdullah Öcalan, devlet ile silahların bırakılması yönünde bir görüşme trafiğine girmişken, üstelik sürecin yol haritası da Ahmet Türk'ün deyimiyle 'devleti rahatsız etmeyecek talepler' çerçevesinde yine bizzat Öcalan tarafından belirlenmişken, BDP 'nin Öcalan'ın iradesine harfiyen uymaktan başka çaresi yokken, süreci İmralı'ya kimin gideceğine kilitlemenin aslında Öcalan'a karşı ayak sürümek olduğu açık değil mi? Burada söz konusu olan BDP'nin Ak Parti'den memnuniyetsizliğinden daha fazlasıdır.
Açık söyleyeyim: Öcalan'ın kafasında beliren çözümün parametrelerinin, BDP'li vekillerin çoğunu rahatsız ettiğini düşünüyorum. Bu yüzden adaya gittiklerinde Öcalan'ın kendilerine söylediğini ne Ahmet Türk'ten ne de Ayla Akat'tan öğrenebildik. Ancak aradan 1,5 ay geçtikten sonra Başbakan Erdoğan'dan dinledik. Öcalan, PKK'nın silah bırakmasını istiyor. Silahın miadını doldurduğuna, Kürtlerin yeniden şekillenen Ortadoğu'da konumlarını silahlı değil siyasî mücadele yöntemiyle kazanması gerektiğini düşünüyor. Ne var ki BDP ne bunu kabullenmeye ne de tabanını siyasî çözüme hazırlamaya yanaşıyor.
Örneğin gündemde, dün Başbakan'a sunulan ve yakın zamanda Bakanlar Kurulu'na gelmesi beklenen 4. Yargı paketi var. Bu değişiklikler sayesinde, kişileri eften püften sebeplerle terörle ve PKK'yla özdeşleştiren TMK'da kökten değişikliğe gidilmesi söz konusu. Ayrıca polisin orantısız şiddet kullanımı, işkenceye zaman aşımının kaldırılması, uzun tutukluluk süreleri, vicdanî retçiye kamu görevi, uzun dava süreleriyle ilgili de düzenlemeler mevcut. Yani başta KCK davası olmak üzere, BDP'yi yakından ilgilendiren pek çok konu ve davayı müsbet yönde etkileyecek bir girişim ama BDP'nin gözü sadece polis şiddetini veya işe alınan korucuları görüyor. Sanırım bu sadece algıda seçicilikle açıklanacak kadar basit bir siyasî okuma pratiği olamaz.
Sanki atılacak adımlar kasten gözardı ediliyor. 'Ak Parti en büyük düşman' algısı itinayla sürdürülüyor. Tabii, bir yandan da zevahiri kurtarmak için, 'Sürece biz zarar vermeyiz, destek veririz' cümlelerinin de araya serpiştirilmesi ihmal edilmeden...
Ak Parti, PKK'nın ilk saldırısından bugüne kadar geçen 29 sene içerisindeki en diyaloğa açık, Kürtlerin taleplerine karşı en duyarlı parti olduğunu kanıtlamış olmasına rağmen, BDP'nin tabanına ve kamuoyuna yansıttığı algı, geçtiğimiz günlerde Başbakan Erdoğan'ın Kenan Evren ve Tansu Çiller'le aynı olduğunu iddia eden Pervin Buldan'ınkinden farklı değil.
Bir yanda kardeşi Mehmet Öcalan'a, anayasanın kritik maddelerinin, Osman Can ve Numan Kurtulmuş gibi iki önemli Ak Parti'li isme emanet edilmesi gerektiğini söyleyen bir Öcalan var. Diğer yanda, 'Kimseyle Anayasa konusunda kapalı veya açık pazarlık yürütmeyiz' diyen Demirtaş.
BDP'nin sıkıntısı Öcalan'la kimin görüşmeye gideceğinden ziyade Öcalan'ın kendisi olmasın?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019