Hilâl KAPLAN
İçlerinde, PKK devrimci halk savaşı yaparken, 'Vur, kır, parçala; bu maçı kazan!' diye tezahürat yapan da var,
Devletin 'güvenlik güçleri' Şemdinli'de suçüstü yakalandığında bile mevzuyu 'Derin Kürt korkusu'na bağlamış olan da,
Başörtülüler için demokrasi istendiği zamanlarda ölü taklidi yapan da…
Özellikle son iki yıldır, kan gövdeyi götürürken onları bu kadar 'endişeli' görmemiştik.
Bebek-genç kız-çiftçi demeden siviller öldürülürken de sesleri bu kadar gür çıkmamıştı.
Ama işte yine karşımızdalar.
Demokrasi istiyorlarmış.
İçlerinde 14 milletvekilinin olduğu 30 CHP'linin imzasını da taşıyan ve 'sol'dan aydınların katılımıyla kamuoyuna duyurulan, süreci bir cümleyle önemli bulduklarını ifade edip sayfalarca endişelerini üzerimize boca eden 'Barış için Özgürlükçü Demokrasi' metninden bahsediyorum.
Yıllardır 'Demokrasi, barış olmadan kurumsallaşamaz' diye kafamızı ütüleyenler, barış ihtimalinin en belirgin biçimde karşımıza çıktığı bugünlerde, kürsülerden 'Adi, şerefsiz' gibi sövgüler, âkil insanlara küfürler yağdıran, örgüte çekilme ve silahsız mücadele çağrısı yapan Öcalan'ın devreye girmesine bile tahammül edemeyen muhalefete tek söz etmeyi akıllarına getirmeyip, sadece hükümete sesleniyorlar.
Çağrının üzerine de büyük harflerle 'demokrasi' yazıyorlar ki, esas kurduklarının barikat olduğu anlaşılmasın.
Ne var ki barış, o barikatların da üzerinden atlayarak son hız üzerimize doğru yaklaşıyor.
Onların bu halini her fırsatta 'Bölünmeye doğru gidiyoruz' diyen MHP'ye benzetiyorum. Çünkü onlar da her fırsatta bu söylemin diğer yüzü olan 'Totalitarizme doğru gidiyoruz' ezberini tekrarlıyorlar.
Otuz yıllık kan gölünden sonra ilk defa karşımıza çıkan bu cesaretli adımı pamuklara sarıp, toplumdaki kuşku bulutlarını dağıtmaya, milliyetçi paranoyaları teskin etmeye çalışmak varken, 'endişeli demokrat' tavırlarından milim geri adım atmıyorlar. Böylelikle yıllar sonra tarih kitaplarında ülkeye barış gelirken, 'özgürlükçü sol'un yapabildiğini 'Endişelenmişlerdi' diye kayda geçirmiş oldular. Hayırlı olsun.
En hazini ise, kendi partilerinin verdiği anayasa önerisine bile sokamadıkları maddeleri hükümetten bekleyen CHP'li imzacılar…
Anayasadaki yurttaşlık maddesinin eşitlikçi temelde yazılmasını daha kendi partilerine kabul ettirememiş olanlar, hükümete ricacı olarak sıraya giriyorlar.
Aslında bir bakıma iyi de ediyorlar. Çünkü 'Yeni CHP'den kendilerinin ümit kestiğini, kendi partileri içinde beceremediklerini hükümetten bekleyerek ilan etmiş oluyorlar. Üstelik hükümet de verdiği anayasa önerisiyle önerdikleri maddeyi aynen talep ettikleri gibi yazdığını ilan etmişken…
Hükümetin, ikinci aşamaya ilişkin demokratikleşme adımları bağlamında, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, Vatandaşlık Yasası, Eve Dönüş Yasası ve Yerel Yönetimler Yasası'nda değişiklik yapacağını okumuşsunuzdur. Yani süreç, aşılan üç provokasyona, muhalefetin sert söylemlerine ve duyarsızlığına rağmen işliyor. Çözümün inşasına bir taş da olsa koymak 'özgürlükçü sol'un üzerine düşen en önemli vazifeyken, bunların hiçbiri onlar sayesinde değil, onlara rağmen oluyor.
Dünyadaki hangi barış sürecinde sol, demokrasiyi barışın önüne bir endişe vesilesi olarak yerleştirmiştir, bilmiyorum. Bildiğim, devletten 90 yıldır çekmediği kalmayan Kürtlerden bile daha endişeli olan bu kesimlerin Ak Parti karşıtlığı altına gizlediği İslâmofobiden birkaç kuşak daha kurtulamayacağı ve Ak Parti'nin karşısına güçlü bir sol muhalefet damarıyla çıkamayacaklarıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019