Hilâl KAPLAN
Ağaçlar kesilmesin dediler. Hükümet, seslerine kulak verdi. Önce eylemci grupları, ardından sanatçılarla beraber 'Taksim Dayanışma Platformu' altında birleşen sol ağırlıklı örgütleri muhatap aldı. Bu arada İstanbul Valisi de eylemcilerle buluştu. Durumun ne kadar kritik olduğu anlatıldı. Dünya tarihinde eşine az rastlanır bir iletişim yolu izlendi.
Sabahın ilk ışıklarına dek süren görüşmeler sonunda ortak bir zemin buluşuldu. Önce yargının ne diyeceği beklenecekti. Ardından yargı kararı hükümet lehine çıksa bile plebisit yapılacaktı. 'Projeden vazgeçtim' demek, belediyenin seçim vaatlerini yalanlamak olacağından, halka gitmek önerildi. Zaten eylemciler de başından beri 'Halka kulak verin' demiyor muydu? Ayrıca polisin aşırı uygulamalarının soruşturulup gereğinin yapılacağı sözünü de ekledi.
Platform, toplantı çıkışında, eyleme son vereceklerini ima eden bir açıklama yaptı. Ardından kendi bileşenleriyle kararı iki güne yakın tartıştı. Ve dün, önce 'direniş'e devam, ardından 'tek çadırda nöbet' kararı duyuruldu. Yavaş yavaş parti flamaları ve barikatlar kaldırılmıştı ki 'Pazar günü Taksim'e 1 Milyon' çağrıları yapılmaya başlandı. Aynı gün Ak Parti'nin Kazlıçeşme'de miting yapacağı biliniyorken, karşı gövde gösterisine kalkışıldı. Toplumdaki iç çatışma hatlarının harekete geçirildiği bir dönemde, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun önce 'direniş'e devam kararını alkışlaması, ardından polisi emre itaatsizliğe teşviki dikkatle not edildi.
Bunun üzerine, tüm müzakere çabalarının hiçe sayıldığı düşünüldüğü için müdahale kararı alındı. İlk barikatların Nişantaşı'nda kurulmasından anlayabileceğimiz gibi, mevcut durumda hareket geçen kesimler Beşiktaş, Etiler, Nişantaşı,Osmanbey ve Kadıköy gibi orta/üst sınıf Beyaz Türklerin yoğunlukta olduğu yerlerden geliyor. Sultanbeyli, Gaziosmanpaşa, Fikirtepe gibi semtler o yüzden sakin…
Sandıkta asla başarıya ulaşamayacağını gören CHP'nin mezkûr kalkışmaya mihmandarlığına İstanbul sermaye çevrelerini de yazdığımızda, polis müdahalesi bahanesiyle başlayan hareketliliğinin nihai amacının özgürlük idealinin tam tersi istikamete hizmet ettiğini, ülkeyi yönetilemez bir mecraya sürükleyerek demokrasiyi askıya alma girişimi olduğunu teslim etmeliyiz.
Çözüm sürecine ve yeni anayasaya karşı kitleler, özellikle İstanbul çapında ve Ankara-İzmir gibi büyük şehirlerde alanlara koşuyor; bir iç savaş provası sahneleniyor. Başarıya ulaştıklarında mütedeyyinlerden sonra yönelecekleri 'öteki' toplumsal kesimlerin gözünüyse ya solcu gururu ya da Erdoğan nefreti bürüdüğü için hâlen tribünlerine oynamaya devam ediyorlar.
Başbakan'ın üslubu veya aşırı biber gazı kullanımıyla orantısız bir tepki, ülkeyi esir almak istiyor. Sermaye çevreleri ve medya grupları el ele vermiş, 'devrimci'leri destekleyip Erdoğan'a diktatör muamelesi çekiyor. Bir insanımız daha ölmesin diye hayatının en büyük siyasî riskini omuzlayan lidere, demokrat bildiklerimiz 'katil' sıfatını yakıştırabiliyor. Büyük bir akıl tutulması söz konusu…
Aklı selimine başvurabileceğimiz tek muhatap olarak, 'Mustafa Kemâl'in askerleri'nin düşman olarak gördüğü gruplar ve onların en büyük temsilcisi olan hükümet var. Gezi'den kaos planı çıkarmalarına müsaade etmemek için, sokaktakiler ne yapıyorsa, onun tam tersini yapmakta ısrar etmek gerekir. Nasıl olsa bu mayadan başka yoğurt çıkmaz, en nihayetinde başarısız olacaklar.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019