Hilâl KAPLAN
Son birkaç haftadır, önemli bir tartışma dipten ve derinden devam ediyor. Muhterem Hayrettin Karaman Hoca'nın iki köşe yazısıyla ("Bölünmeye giden yol kapatılmalıdır" ve "Tefrika savunulamaz") vesile olduğu tartışmada savunduğu ana argüman federasyon gibi yerinden yönetim biçimlerinin Müslümanların bölünmesine sebep olacağından hareketle caiz olmadığı, hatta savunmakta ısrar edenlerin de cezalandırılması yönündeydi.
Kerkük'ün Irak'tan ayrılarak Kürdistan'a bağlanmasıyla ilgili Prof. Dr. Abdulkerim Zeydân'ın fetvasını hatırlatan Karaman Hoca, federatif düzenin tartışılabileceğini söyleyenleri de "insan hak ve hürriyeti havarileri" diyerek küçümsüyor. Zeydân'ın fetvasından alıntıladığı bölümse şöyle:
"Federatif veya bölgesel sistem adı altında Irak'ın bölünmesi, izalesi farz olan bir münker (meşru olmayan bir tasarruf)tur. Bunu yapmak isteyenlere fiil, söz, destek, övgü, finansman vb. şekillerde yardımcı olmak caiz değildir. Hatta bunu yapanlarla ilgiyi kesmek, onlara karşı protest tavır takınmak gereklidir. Bu teşebbüs (tefrika, ümmetin birliğini bozmak) büyük günahlardan olduğu için teşebbüs edenlerin tazir çerçevesinde cezalandırılmaları meşru olur."
Bu fetvanın ilmî boyutuyla ilgili tartışmayı ilim ehline havale ederek, mevzunun sosyolojik boyutuyla ilgili naçiz fikrimi beyan etmek isterim. Fetvanın dayandığı ana ekseni, federatif yapının bölünmeye yol açacağını kati sonuç olarak sunması oluşturuyor. Yer darlığından Irak ve Türkiye örnekleri arasındaki toplumsal farklara değinemiyorum. Ancak yine de bizi "federasyon=bölünme" sonucuna götürecek yeterli bir veri olduğunu kanaatinde değilim. Zira, şayet böyle bir durum olsaydı o zaman bir nevi federatif yapı olan Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıl yaşamadan çöküp gitmiş olması gerekirdi. Kaldı ki merkezi yönetimi gerektiren ulus devletin üniter yapı formülünü uyguladığımız sancılı yüz yıl boyunca geldiğimiz nokta da ortadadır.
Göz önünde bulundurulması gereken bir başka gerçek, halklar ayrılma/bölünme iradesini gösterdiğinde hiçbir ilmî veya devletli gücün buna engel olmaya kadir olmadığıdır; aynı halklar bir arada yaşamak istediğinde hiçbir ilmî veya devletli gücün buna engel olmaya kadir olamadığı gibi... Örneğin mevcut durumda Kemalist düzenin uyguladığı zulüm politikalarına rağmen Kürtler, Türkiye sınırları içinde Kürt olmayan halklarla beraber yaşama iradesini savunuyorlar. Yapılan araştırmalara göre bölünmeyi savunanların oranı %8-15 arasında değişiyor. Yani anadilde eğitim, yer isimlerinin iadesi veya yerel yönetim özerkliği (federasyon değil) gibi özgürlükler tanınmamış olmasına ve işkenceden faili meçhullere pek çok zulmü barındıran bir tarihî mirasa rağmen Kürtler bir arada yaşama iradesini diri tutuyorlar. Ruhî kopmanın, her zaman somut ayrılıktan önce geldiğini göz önünde bulundurursak bu oldukça olumlu ve sevindirici bir sosyolojik vakıa olarak karşımızda duruyor. Buna Türkiye'nin ekonomik anlamda vaad ettiklerini de eklersek, ufukta böyle bir ihtimalin görünmediğini iddia etmek yanlış olmaz. Ancak hiç kimse kati olara böyle bir ihtimalin gündeme gelmeyeceğinin sözünü veremez. Yalnız böyle bir ihtimalin gerçekleşmemesinin yolunun cezalandırma/ yasaklama pratiğinden mi, yoksa hak ve özgürlüklerin tesisinden mi geçtiğine karar verilmek durumundadır. Ve belirttiğim gibi hangisinin birleştirici olduğuna hükmetmek bağlamında koca bir tarih feyz alınmak üzere önümüzde durmaktadır.
Karaman Hoca yazısını kimsenin itiraz edemeyeceği şu temenniyle noktalamış: "Müslümanlara düşen vazife daha fazla bölünmek, daha fazla çatışmak yerine birleşmek, bütünleşmek, hak ve adaleti birlikte sağlamak için işbirliği yapmak, birlik, dirlik ve düzenimizi bozarak meşru olmayan menfaat devşirme peşinde olanlara fırsat vermemektir."
Peki, birleşmeyi, bütünleşmeyi, hak ve adaleti sağlamak için işbirliğini güçlendirecek işlere Kürt olmayan Müslüman alimler ne kadar katkı sunmaktadırlar? Örneğin 34 gencecik insanın bombalar altında, etleri eriyerek can verdiği bir hadise karşısında kaç Müslüman alim kâlemini oynatma gereği duymuş, yetkilileri göreve çağırmıştır? Yaratılmış her dil gibi Allah'ın ayetlerinden olan Kürtçeye "bilinmeyen dil" muamelesi yapılmasına ilişkin kaç alimimiz bize yol gösterici, içimize su serpen söylemler kurmuşlardır? Devlete emanet edilen hapisteki Kürt çocukları cinsel tacize uğrarken kaç alim hak adına söz almış ve tacizi ortaya çıkaran çocuğun tekrar hapse gönderilmesini esefle kınamıştır?
Kürt halkı, belki de ülkenin geri kalanına nispetle çok daha fazla Allah'ın ipine sarılmış bir halktır. Buna rağmen, dine oldukça mesafeli, yer yer düşman bir hareket bu halkın içerisinde karşılık bulduysa bunda biraz da Müslüman alimlerimizin aynaya bakıp kendilerine sormaları gereken bir yön yok mudur? Bu özeleştiri yapılmadan, "bölücüleri cezalandırmak gerekir" fetvasının kaçınılmaz olarak Kemalist düzenin yok edici tavrını hatırlatacağı akıl edilememekte midir?
Yazdığım her bir cümlenin, öncelikle en hakir bildiğim kendi nefsime yönelik olarak algılanmasını rica ederek bitireyim: Üniter devlet İslâm'ın şartlarından değildir ama zulme karşı çıkmak öyledir. Önce ilk şartı yerine getirelim ki gerisi hakkında söz söylemeye hakkımız olsun.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019