Hüseyin GÜLERCE
Terörün bitirilmesi ve Kürt sorunu için öylesine beklenti var ki, çözüm adına atılacak her adım heyecan uyandırıyor. Son olarak BDP milletvekillerinin Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve AK Parti Grubu’yla görüşmesi bazılarınca “Ankara’da yeni bir şeyler oluyor” diye takdim ediliyor. Yeni bir şeyler mi oluyor, yoksa terör örgütü fazla zayiat verdiği ve köşeye sıkıştığı için taktik mi yapılıyor?
Son aylarda PKK terörü kelimenin tam anlamıyla azgınlaştı. Okullara, dershanelere, yurtlara saldırıyorlar. Okulları yakıyor, öğretmenleri kaçırıyorlar. Yine askerlerimiz şehit ediliyor.
Kürt sorununun çözümünde BDP’nin varlığı evet, önemli. Ama BDP, PKK’nın ipoteği altında. Bu realite de siyasi çözümü çıkmaz sokağa hapsediyor. Nitekim görüşmelerin ardından BDP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada; “Görüşmelerin sonucunda, paylaşılabilecek yeni bir durum söz konusu olmadığı için yapılan temasların kamuoyuna duyurulması ihtiyacı görülmemiştir.” deniyor. Dolayısıyla Ankara’da yeni bir şeylerin olduğunu söylemek için çok erken.
PKK da, BDP de hükümetin terör konusundaki kararlılığını görmezden geliyor. Başbakan’ın son olarak ne dediğine bakalım: “Terör meselesini ülkenin kanayan yarası olmaktan çıkarmakta kararlıyız. İnşallah önümüzdeki dönemde bu konuda önemli gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.”
Terörle mücadelede yeni bir strateji var. Sıkıyönetim ve olağanüstü hal gibi kimin ne yaptığının belli olmadığı dönemlerden, sivil iradenin inisiyatif kazanmaya başladığı ve hukuk içinde kalınarak yapılan mücadele dönemine geçildi. (Buna rağmen Uludere’de olduğu gibi hükümeti zor durumda bırakan derin yapı faaliyetleri devam ediyor.) Kısa dönem acemi eğitiminden geçirilmiş askerler yerine sayıları giderek artan Özel Harekatçılardan oluşan timler öne çıkıyor. Emniyet güçleri artık saldırıları beklemiyor. Arazide hareketli timler ön alıyor, stratejik takaddüm uygulanıyor. Son teknoloji devreye giriyor. Baraka şeklindeki karakolların yerini hızla TOKİ’nin yaptığı “kalekollar” alıyor.
Yeni bir şey daha oluyor. PKK terörü; Kürt vatandaşlarımızın hakları konusunda tamamen anlamsız hale geliyor. Sürdürülen terörün, şiddetin, okul yakmanın, intihar saldırılarının anlamsızlığını artık Kürt vatandaşlarımız görüyor. En önemlisi, büyük makul çoğunluk da Kürt meselesinin hak, hukuk, adalet ve eşitlik temelli çözümü için samimi bir irade beyan ediyor. PKK’nın çözüm değil, Anadolu’dan, içinde 21 ilimizin bulunduğu toprakları istediğini herkes görüyor.
İşte tam da bu noktada Kürt vatandaşlarımızın duruşu hayati bir önem kazanıyor. Tamam, BDP esir alınmış, ama halk olarak teröre ve şiddete tavır konulmalıdır. Bu açıdan son olarak Iğdır’ın Bulakbaşı köyünde 19 öğretmenden 6’sını kaçıran PKK’lılara köylülerin gösterdiği tepki, kayda değerdir. Köylülerin 2 PKK’lının önüne geçip; “Ya bizi öldürürsünüz, ya da öğretmenlerimizi bırakırsınız.” demeleri üzerine, öğretmenler bir saat sonra serbest bırakıldılar. Asıl bu, “yeni bir şeyler oluyor” hanesine yazılmalıdır.
Sayın Başbakan’ın önceki gün Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamanın da üzerinde durmalıyız. Sayın Erdoğan; “MİT her an her türlü teması yapabilir. Yani ben şunu çok açık ve samimi söylüyorum. Eğer İmralı’ya, yarın gidilmesi gerekiyorsa, ben müsteşarıma derim ki, ‘gereğini yap.’ Yeter ki, belli bir neticeye ulaşalım. Bu kanı durdurmak için ne yapabiliriz, bizim derdimiz bu.”
Evet, kamuoyunun önemli bir kısmı PKK lideri ile görüşülmesini zül kabul ediyor. Bunu teröre bir taviz gibi görüyor. Fakat Başbakan Erdoğan’ın gerekçesini hepimizin hatırlaması gerekiyor. Akan kanın durdurulması, başka anaların ağlamaması için devlet bunu yapar, yapmalıdır. Zorumuza da gitse tek bir canın kıymeti adına bu yol denenmelidir. Türkiye’nin ayağındaki prangayı çözmek adına, yarınlar adına, gelecek nesiller adına denenmelidir.
Yazarlar
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019