Hüseyin GÜLERCE
Adı ister açlık grevi, ister ölüme yatmak olsun, yapılan, bir hak arama, bir davaya hizmet amaçlı olamaz. Hele Parlamento çatısı altında çözüm aramakla sorumlu olanların bu eyleme iştirak etmeleri savunulamaz. Meselenin iki tarafı var.
Ölüme yatanlar hükümetten taleplerinin yerine getirilmesini istiyor. Bizim de “geç kalındı” diye düşündüğümüz ana dilde savunma hakkının sağlanması gerekiyor. Ama diğer talep, Öcalan’ın İmralı’dan çıkartılması, ev hapsine alınması evet bir tehdit ve şantaj aracıdır. Bir yandan masum çocukları, insanları bir alışveriş merkezinde molotof kokteyli ile yakmaya kalkmak, bir yandan da Öcalan’ın heykelini dikmeyi konuşmak, bu ülkede makul hiç kimseyi ikna etmez.
Açlık grevi yapanlar, insanlığımızın merhamet damarına hitap ediyorlar. Ama bir tezadın içindeler. Savundukları, içinde oldukları örgütün zerre kadar merhameti yok. Masum insanları çoluk çocuk, genç ihtiyar, erkek kadın, cami hocası demeden katledenlerin, okul yakanların sanki bunları yapanlar onlar değilmiş gibi, sanki kimse kendilerinin mazlumiyetini görmüyor da, başka çareleri kalmamış gibi bizi merhamete çağırmaları, bu toplumun büyük çoğunluğunun vicdanında makes bulmaz, bulamaz… Ölüme yatanlar, öldürmeye devam ediyorsa, hak arama için canlarını ortaya koyan masumların çığlığı ile değil, ölümü bile istismar etmeye kalkanların gösterisi ile karşı karşıyayız demektir. Buna rağmen bu insanlar ölmemelidir. Çünkü onlar insan. Ölmemeleri için elden gelen her türlü tıbbî destek, yardım sağlanmalıdır.
Ölüme yatmak intihara kalkmaktır. Bizim toplumumuz inançlıdır. Bu eylemlere destek vermez. Sırf PKK’ya, BDP’ye, onların çizgisine destek vermek için bu ölümlerden siyasî bir sonuç elde etmek isteyenleri asıl kınamamız gerekir. Eylemi yapanlar ve buna destek verenler, peş peşe gelecek ölümler ile Türkiye’yi dünya kamuoyu önünde köşeye sıkıştırmak istiyorlar. BDP-KCK-PKK çizgisi, baskıyla, şiddetle, terörle, gözdağı vermekle netice almaya çalışıyor. Hâlbuki Türk-Kürt toplumunun büyük çoğunluğu, bugün bir arada yaşamanın toplumsal bir mutabakattan geçtiğini, bunun için de bir demokratikleşme hamlesine ihtiyaç olduğunu savunuyor. Eşit yurttaşlar olarak birbirimize saygı duymanın zeminlerini inşa etmeye mecbur olduğumuzu savunuyor. Siyasî Kürt hareketini susturan, tasfiye eden, çözüm olarak sadece dış destekli şiddet, terör ve baskı yolunu seçenlerin bu yoldan sonuç alacaklarına hâlâ inanıyor olmaları, yanlışın en büyüğüdür. BDP Meclis’te çözüm adına hâlâ bir umut olmasına rağmen, siyasetin değil, yanlışın arkasına takılmıştır. Ve inatla girdiği yolun doğruluğunu savunmaktadır. Ama herkes görüyor ki çıkmaz bir sokakta ilerliyorlar… İktidara şantaj yapmak, boyun eğdirmeye çalışmak bir yol olabilir mi? Toplumun büyük makul çoğunluğunu ikna etmeden çözüm olabilir mi? Bunu anlamadan, kabul etmeden BDP içine düştüğü batakta çırpındıkça batacaktır. Sadece marjinal kesimlerin kendisine hak verdiği bir yere hapsolacaktır.
Ölüme yatanların arkasında vicdanlar değil de, şiddet ve terör varsa, toplumu adeta isyan ettirmek için fonda Öcalan’ın heykelini dikmekten söz eden siyasî aktörler arz-ı endam ediyorsa, tekrar düşünmek ve bu açlık grevlerini sona erdirmek dışında bir yol yoktur. Kürt meselesinin çözümü bu ülkenin huzuru için, refahı için çok önemli. Ancak çözüm adına sadece kendi kafalarındakini dayatanlar, çözüm yerine Anadolu’nun bir parçasında ayrı devlet kurmakta ısrar edenler asla emellerine ulaşamayacaklar.
Yazarlar
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019