İlhan ÇETİN

Değerli dostlarım, Filiz'imin arkadaşları ve tüm akrabalarım!
Uzun zamandır kızımla birlikte ben de can çekişiyorum. Bağışlayın, takatım kalmadığı için siz dostlarıma durumuyla ilgili yazamadım.
Üzgünüm, maalesef bu acı bekleyişte sizlere sevindirici bir haber veremedim. Ne yazık ki canımın parçası Filiz'imin bilinci kapalı ve hala yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.
Bugün Filiz'imin yaşama tutunma mücadelesinde 22. günü. Bu süre zarfında acımızı paylaşarak yanımızda ve dayanışma içinde olan, sık sık telefon ederek, mesaj atarak kızımın sağlığıyla ilgilenen tüm dostlara Çetin ailesi adına sonsuz teşekkürlerimi ve minnettarlığımı sunuyorum.
İnşallah sağlığıyla ilgili iyi niyet mesajlarınız ve dualarınız Filiz'imin narin bedenine derman olur şifa olur. İyi ki sizler gibi dostlarımız var, sağ olun, var olun!
Zor ve acı bir süreçten geçiyorum. Ailem de öyle. Allah kimseyi evlat acısıyla sınamasın. Derin acıma rağmen, yine de umudumu yitirmek istemiyorum.
Acılı, yaralı ve yorgun yüreğimle gece, gündüz önce Allah'a, sonra da Filiz'ime bir umutlarla yalvarıyor, yakarıyorum.
''Filiz'im kuzum, körpe yaşta anne hasretiyle, acı yokluğuyla tanıştın. Bahtı karam, o acıyı iyi bilirim. Anasını yitiren kuzunun içi yaralı olur; bir yanı hep eksik kalır. Bir baba olarak seni koruyamadım, ellerimden kayıp gittin, tutamadım; beni affet!
İçimin yarası kızım; hançer gibi acın ilerledi içime.
Yaşamım boyunca eksik, mutluluğa hasret ve buruk kalbin, yüreğimi değirmen taşı arasında sıkışmış bir buğday tanesi gibi ezdi.
Şu mağdur halinle hayatım boyunca kabus olacak bir dünya ve acıyla içimi dolduran elemli bir gövde biçtin.
Her gün ellerimi açıp sağlığına kavuşman için dua ediyorum. Ne olursun, karanlığa hapsolmuş gözlerinin iğnesiyle son sözlerini umutla yaz; nefesini tüketme, kanatlarını kapama yaşama.
Kuzum sana yalvarıyorum. Sakın ha ellerimi bırakma sakın ha; dayanamam yokluğuna! Sen yaşa ki ben de yaşayayım. Tükenirsen inan, ben de tükenirim.''
Bu Yazı, yazarımız ilhan Çetin'in Facebook sayfasından alınmıştır
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2017
9.02.2017
7.02.2017
7.01.2016
3.01.2016
11.10.2016