İlhan ÇETİN
Ülkede olduğu gibi, bir çok Kürdün de bu konuda kafası karışık. Getirilen Başkanlık sistemi nedir, ne değildir merak etmez. ABD de ki gibi yasamayı, yürütmeyi kırmızı çizgilerle ayrıştıran bir Başkanlık değildir. Kendilerine ne getireceğinin de farkında değildirler.
Bu ülkenin sosyal, Kültürel, etnik ve ekonomik realitesi ortadayken, başta Kürtlerin sorununu çözmek yerine, hiçbir anayasal hakka ve güvenceye sahip olmayan bir aykırı muhalefet olduğumuz için sesimizin tamamen kesilmesine de sebep olabilir. Çünkü hele sisteme aykırıysa, rejime karşıysa, muhalefeti yok sayan bir sistemdir. Dünyanın böylesi sorunları içinde barındıran bir çok ülkelerin de bu sistem denendi. Ama sorunları çözmek yerine, daha da katmerleştiriyor.
İç sorunlarını, ekonomik refahı sağlamış, çatışmaları aza indirmiş, toplumsal mutabakatı sağlamış ve demokratik bir anayasası olan ülkeler de yarı başkanlık işler. Tıpkı bu konuda iyi bir örnek olduğu için, Fransa'da olduğu gibi. Ama Türkiye gibi demokrasisi arızalı, cunta anayasasıyla yönetilen ve toplumsal çatışmayla, etnik sorunların yaşandığı ülkeler de önerilen yarı başkanlık sistemi, ister istemez diktatörler yaratır.
Çünkü Fransa'da yasama özerktir, senato işlevlidir. Haliyle bu yapılar diktatörlüğü engelleye biliyor. Bu önerdikleri yarı başkanlık ise tüm yetkileri eline geçiriyor.
Hukukla ilgili tüm kurumlara kendi adamlarını atayabiliyor. Bakanlar kurulunu da dışarıdan kendisi atayabilecek. Yarı Başkan iyi niyetsiz ise, çıkaracağı KHK'lar ile, muhalif tüm kesimlerin canına okuyabilir. Sınırsız bir yetki elinde bulunduran Başkan canı istese, meclisi hele palazlanma riski olan tüm muhalefeti anında fes edebilecek. Kanun yaptırmaz, geri gönderir ve bunun için 400 vekille ancak yeniden meclis yaptığı kanunu başkana sunabilir. Ne hukuk ne de meclis Başkanı yargılayabilir. Yani bir nevi mevcut meclis durumuna baktığımız da, meclis tamamen işlevsiz olacak, hukukta. Yapılan düzenlemeler de bu yetkiyi veriyor.
Bu tarz Başkanlıkla özerk olması gereken tüm kurumları başta üniversite yönetimlerini dahi kendisi belirleyecek. Böylesi bir sistem, otokratiktir, yani monarşidir.
Hele demokrasisi arızalı bir Türkiye'de bu bir felaket olur. En büyük mağdur yine faşizan rejimle sorunu olan ret ve inkarla yok sayılan Kürtler olacaktır. Kürtlere siyasi mücadele alanı da daralacak, sesleri kısılacaktır.
Bazıları bu durumdan dar bir pragmatik beklenti içine girebilir. Boykot cephesinde böyleleri de var. Ama bu durum şiddet yanlılarını sevindirmesin. Çünkü kitleselleşmemiş, ulusal bilinci tam oturmamış, yaşamsal olarak bulunduğu ülkeye muhtaç olan ve henüz ayrışmaya hazır olmayan Kürtlere ancak yeni felaketler getirir.
Kürdün enerjisini boşuna harcamayın, yüz yıla yakındır zaten Kürtler bu faşist rejimle yok sayılıyor; bir yüz yıl daha bu katmerli zulümle mi yaşayalım? Bu tarz başkanlık sisteminin Kürtlere faydası yoktur.
O yüzden bu gelişmelere Kürtler kayıtsız kalamaz ve kendi cephelerinden yanlışa, dur demelidirler. Taki kendilerini de kapsayacak çoğulcu yeni bir demokratik anayasa yapılana kadar.
O zaman sistemin yarı ya da tam Başkanlığına hangi aklıselim insan karşı çıkar. Hele Kürtler; hiç karşı çıkmazlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2017
9.02.2017
7.02.2017
7.01.2016
3.01.2016
11.10.2016