Mahfi Egilmez
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2026 raporu, küresel risklerin giderek belirginleştiğini vurgulamaktadır. Raporda öne çıkan ilk üç risk, günümüzde gerçekleşmeye başlamış olan olgular olarak tanımlanıyor: Jeoekonomik çatışma, yanlış bilgi ve dezenformasyon, toplumsal kutuplaşma.
Jeoekonomik çatışma, devletlerin ekonomik araçları siyasal ve stratejik baskı aracı olarak kullanmasıyla ortaya çıkar. Bu çatışmalar genellikle askerî müdahale yerine ekonomik yaptırımlar, tarifeler ve teknoloji ambargoları yoluyla sürdürülür.
ABD, bazı Çin ürünlerine yüksek gümrük vergileri uygulamış ve ileri teknoloji ihracatını kısıtlamıştır. Çin, karşılık olarak ABD ürünlerinin ithalatında vergileri artırmış ve stratejik teknolojilerde kendi üretimini güçlendirmiştir. Avrupa Birliği (AB), hem Çin hem de ABD ile ekonomik ilişkilerinde stratejik bağımsızlık hedefliyor. Özellikle teknolojik altyapı, enerji ve yeşil dönüşüm alanlarında AB, tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikası izlemeye yönelmiş bulunuyor. Hindistan, küresel tedarik zincirlerinde alternatif bir üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Yatırım teşvikleri ve teknoloji iş birlikleri ile hem ABD hem de Çin’den bağımsız, ekonomik büyüme stratejisi izliyor. Rusya, enerji ihracatı ve stratejik ham maddeler üzerinden jeoekonomik etki yaratıyor, Batı yaptırımlarına karşı enerji ve ticaret ortaklıklarını Asya ve BRICS ülkeleriyle güçlendirmeye çalışıyor.
Bu çatışmaların etkisi, tedarik zincirlerinde bozulma ve uluslararası ticarette yavaşlama olarak gözlemleniyor.
Yanlış bilgi, hatalı veya eksik bilgilerin bilinçsiz şekilde yayılması; dezenformasyon ise kasıtlı olarak yayılan yanıltıcı bilgidir. Dezenformasyon, algı yönetimi ve manipülasyon amacı taşır. Yanlış bilgi ve dezenformasyon, toplumların sağlıklı karar alma kapasitesini zayıflatan ve güveni azaltan etkiler yaratıyor. Dezenformasyon, bir devletin bir başka ülke toplumunun kendi devletine olan güzvenini sarsmak için oldukça yaygın kullanılan bir araç konumunda bulunuyor. ABD, Çin veya Rusya örneklerinde görüldüğü gibi, devletler ve siyasi aktörler kamuoyunu yönlendirmek için dezenformasyon kullanabilir. AB ülkeleri, sosyal medya platformları ve dijital araçlar üzerinden yayılan yanlış bilgiyi sınırlamak için düzenleyici politikalar geliştiriyorlar. Hindistan, seçim dönemlerinde ve sosyal konularda dezenformasyonun yayılmasını önlemek için dijital okuryazarlık kampanyaları yürütüyor.
Toplumsal kutuplaşma, toplumun uzlaşmaz gruplara bölünmesi olarak tanımlanır. Bu durum siyaset, etnik kimlik, ideoloji ve kültürel alanlarda yoğun olarak gözlemlenir. Kutuplaşma, toplum içindeki gerilimi artırır ve sosyal güveni azaltır. Ekonomik eşitsizlikler, popülizm ve dezenformasyon, kutuplaşmayı besleyen başlıca faktörlerdir. ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde siyasi kutuplaşma belirgindir. Hindistan’da dini ve etnik gruplar arasındaki gerilimler, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir. Rusya’da, devletin bilgi akışını kontrol etmesi ve medya üzerindeki merkeziyetçi yaklaşımı, toplumsal algıyı şekillendirmede etkilidir.
Bu üç risk birbirini besleyen bir döngü oluşturur: Jeoekonomik çatışmalar ekonomik krizleri tetikleyebilir, ekonomik krizler toplumsal kutuplaşmayı artırabilir, kutuplaşma, yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılmasını kolaylaştırır. Bu kısır döngü ulusal ve küresel düzeyde istikrarsızlığı artırıyor.
Yirmi birinci yüzyıla girerken soğuk savaşın sona ereceği, küresel barışın ve dayanışmanın yaygınlaşacağı, demokrasinin, hukukun her tarafta çok daha egemen ve etkin olacağı, küresel refahın ve onunla birlikte ülkelerin refahının artacağı bir dünya hayal ediliyordu. Tam tersi oldu: Eski dünyayı arar olduk. Trump, ABD’nin kibirli, kendini herkesten üstün gören gerçek yüzünü ortaya çıkardı. ABD’nin gerçek yüzü bundan farklı olsaydı Trump ikinci kez seçilemezdi.
Bugün ABD hala dünyanın en güçlü ülkesi gibi görünüyor olabilir. Buna karşılık ABD’nin kendisini cezalandırmaya yönelik uygulamalarına karşılık olmak üzere giriştiği ekonomik yaptırımlar Çin’in ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymuş bulunuyor. Bu karşılıklı yaptırımlar an itibarıyla soğuk savaş iklimini geri getirmiş görünüyor. Asıl endişe, bunun bir sıcak savaşa dönüşmesi korkusunda yatıyor.
Yazarlar
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.03.2026
11.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
21.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
12.12.2025
9.12.2025