Mahmut ÖVÜR
Birkaç gün önce Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Hüseyin Yayman hoca, Fuzuli'nin şu beyitiyle içinden geçtiğimiz süreçte barışı savunanların ruh halini özetledi:
"Söylesem faydası yok, sussam gönlüm razı değil."
Şiddet yükseldiğinde hep böyle oluyor. Dil değişiyor, öfkeler kabarıyor. Buna uygun manşetler atılıyor... Böyle zamanlarda sadece silahlar patlamıyor öfkeler de patlıyor. Asıl tehlike de bu... Şiddeti tek yol yapanların aklı bizi buraya sürüklüyor.
Tam da böyle zamanlarda bu tuzağa düşmemek, böyle zamanlarda doğru eksende barışı savunmak gerekiyor.
Bu noktada siyasete ve sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor. Düşüyor çünkü demokratik alanın dışına çıkanları uyarmanın ve zorlamanın tek yolu bu...
Peki, bu noktada siyaset ne yapabilir?
Önceki gün bu çerçevede farklı tespitler yapan eski AK Parti Diyarbakır milletvekiliAbdurrahman Kurt'la konuştum.
Şimdi de yönetime yeni katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Zeki Gündüz'ün söylediklerine yer vereceğim.
'İlk kez siviller inisiyatif alıyor'
Gündüz önce bir durum tespiti yapıyor ve bir ilke işaret ediyor: "Türkiye uzun dönem Kürt sorununu güvenlik sorunu olarak telakki etti. Bu gerçeği, hem PKK-BDP çizgisi, hem de Türkiye Cumhuriyeti iktidarları gördü. Kürt meselesi bugüne kadar askere ihale edilmiş vaziyetteydi. İlk kez sivil iktidarların temelde inisiyatif aldığı bir döneme giriyoruz. Bu anlamda profesyonel bir güvenlik perspektifiyle bir değerlendirme var. Bunun AKP tarafından doğru değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini göreceğiz."
Bu tespiti yapan Gündüz iki yanlışa da dikkat çekiyor:
"Başbakan 90'ları hatırlatan bir dil kullanmaya başladı. Bu toplumsal kesimleri bütünleştirici olmayacak gibi geliyor bana. Ama asıl sorun PKK'nın şiddeti dayatması... PKK ve BDP çevresi daha 1993'te bile bağımsız devlet yaratma perspektifiyle bir yere gidilemeyeceğini gördü. Ama hâlâ şiddetle bu sorunu çözeme noktasında diretmeleri, onlar açısından da kendilerini destekleyen kitleler açısından problem... Aslında Kürtlerin demokratik haklarını savunan önemli bir Kürt kesimi var. Bunlar sorunun şiddetle çözülmesinden ciddi rahatsızlar... Hatta PKK'yı destekleyenlerin bile PKK'nın kullandığı yöntemler konusunda derin şüpheleri var."
CHP devreye girebilir
AK Parti ve BDP'nin Kürt sorununa yaklaşımlarının siyasal boşluk yarattığını ileri süren Gündüz, bu boşluğu CHP'nin doldurması gerektiğini söylüyor:
"Bu boşlukları CHP doldurabilir... CHP'ye önemli bir rol düşüyor. Ana muhalefet partisi olarak, rejimin temellerini kuran parti. Çağdaş ve demokratik bir ülke perspektifiyle bu olaylara bakabilir ve bu iki kesimin de sorunları çözme konusunda yetersizliklerini aşabilecek bir perspektif geliştirebilir. Türkiye'nin şiddetten arındırılması konusunda çözüm gücü olarak CHP ortaya çıkabilir."
Araya girip soruyorum, "Bunun için CHP'nin iktidar olmasını mı bekleyeceğiz?"
Gündüz şöyle diyor: "Bu süreç kolay değil. Öncelikle şiddetin Türkiye'nin gündeminden çıkması gerekiyor. CHP, PKK'nın şiddetten arındırılması konusunda taktik politikalar geliştirebilir. Şiddetin olduğu yerde, her gün şehit haberlerinin geldiği ya da PKK militanlarının öldürüldüğü yerde reformlar yapmak da kolay değil. Onun için önceliği şiddeti devreden çıkartacak politikalara vermeli... Önümüzde bir Anayasa konusu var. CHP çeşitli toplumsal kesimlerin taleplerini dile getirecek politikaları devreye sokabilir. Ama önce daha sakin düşünebileceğimiz bir ortamı yaratmalıyız..."
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019