Mahmut ÖVÜR
Terör, bayram sonrasını yine kana buladı. Şanlıurfa Suruç'ta sosyalist gençlerin toplantısına yapılan terör saldırısında çok sayıda insanımız yaşamını yitirdi. Bu kanlı saldırıyı lanetliyorum. Bu saldırı, sadece sosyalist gençlere, Kürt siyasetine değil, barış ve demokrasi limanı Türkiye'ye yöneltilmiş bir saldırıdır. Saldırının Kobani'yle ilişkili olması, aynı anda Kobani'de de benzer bir saldırının yaşanması hâlâ Kobani'nin Türkiye'nin içini karıştıracak bir argüman olarak kullanılabileceğini gösteriyor.
İstedikleri de, uzun süredir ateş çemberi içine alınan Türkiye'yi iç savaşın içine çekmek ya da iç savaşı Türkiye'nin içine taşımak. Bunun için PKK ve çevresi, "Türkiye DAEŞ'i destekliyor" yalanlarından, algı operasyonlarına kadar her şey yaptı. 6-8 Ekim'de bu proje bir ölçüde denendi ama başaramadılar. Çözüm süreci ruhu bu tuzağı bozdu. Ama onlar vazgeçmedi. Başından beri bir hesaplaşma alanı olarak seçilen Kobani'yi her fırsatta devreye soktular.
Şimdi Suruç'ta daha vahşi ve insanlık dışı bir katliam denendi. Bölge halkını kışkırtıp, iç savaşın fitilini ateşlemek istediler. Bu yüzden Suruç katliamını kimin yaptığından çok neyi hedeflediği önemli... Ama hâlâ bu hedefi görmeyen, görmek istemeyenler var. HDP'den bazı yetkililerin daha saldırı olur olmaz yaptıkları açıklama insanı dehşete düşürüyor. HDP Meclis Üyesi Orhan Çelebi'nin olayın üzerinden yarım saat geçmeden televizyon ekranlarından söylediği şu sözlere bakın: "Saldırıyı devlet ve İŞİD birlikte yapmıştır."
Gördüğünüz gibi hâlâ aynı yalanlara sarılanlar var. Meclis'te 80 milletvekiliyle temsil edilen ve sık sık "barış ve çözüm süreci"nden söz eden bir parti yetkilisinin kanlı bir katliamdan hemen sonra böyle dayanaksız suçlamalar yapmasını, IŞİD veya başka karanlık bir güç kullanmaz mı? Tabii asıl sorun, silahlı mücadeleyle, şiddetle sivil siyaset arasına bir mesafe konulamamasında. Türkiye çözüm süreciyle bunu önemli bir noktaya getirdi ama aşamadı. Çünkü PKK yönetimi, geçmişte olduğu gibi bugün de şiddetten vazgeçmedi.
Üzüntü verici olsa da 7 Haziran öncesi "Barajı aştırın, sorunu biz çözelim" diyen HDP'nin hali ortada. Son günlerde olanlar da... Iğdır'da, Ağrı'da yollar kesiliyor, TIR'lar ateşe veriliyor, "askeri baraj" gerekçesiyle saldırılar birbirini izliyor. Suruç saldırısının olduğu gün bile Adıyaman'da şehit veriliyor. En vahim olanı da HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın şu açıklaması: "Artık halkımız kendi güvenliğini almak durumunda."
Bu yaklaşımla "barış" nasıl hayat bulur? Artık bu gidişe birilerinin dur demesi gerekiyor. Özellikle de Kürt kanaat önderlerinin... Mesela Leyla Zana, Celal Doğan veya Hatip Dicle gibi yakın tarihimizin acı tecrübelerini yaşayan isimler neden devreye girmez? Devreye girmeliler çünkü çevremizde büyük bir oyun oynanıyor ve bu oyunun kapsama alanında öncelikle Kürtler ve Türkiye var. Türkiye'de Türklerle Kürtler, Suriye'de ise Kürtler ve Araplar karşı karşıya getirilmek isteniyor. Hedef etnik bir çatışma. Bir süre önce Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin "PYD realist davranırsa biz de karşılık veririz" demesine rağmen PKK-PYD hattı, hâlâ bölgedeki pozisyonu uğruna bu gerçeği görmezden geliyor.
Peki, bu tehlikeyi sadece izleyecek miyiz? Suruç katliamıyla bölgeye ilişkin siyasi dizaynın yeni versiyonu hayata geçirilirken, yapılacak tek şey, Türkiye'de silahlı mücadeleye son vermek, teröre karşı ortak tavır koymak ve Türkiye'nin demokrasi limanı olmasını sürdürmektir.
Başka şansımız yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019