Mahmut ÖVÜR
Başkanlık sistemini tartışıyoruz ama ne yazık ki yine önyargılarla tartışıyoruz. Bunu da yıllarca ülkenin temel sorunlarını görmezlikten gelen siyasetçiler değil, akademisyenler, aydınlar yapıyor. Oysa onlar da tıpkı muhalefet partileri gibi Türkiye'nin ucube bir sistemle yönetildiğini biliyor ama yine de gerçeği görmek istemiyorlar. Bunun nedeni de çok açık: Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığı. Bu açıdan neredeyse her başkanlık tartışmasında karşımıza çıkan iki isim var: Prof. Dr. Binnaz Toprak ve Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu.
İki profesör de başkanlık sistemini kötülemek için her şeyi yapıyor. Bunu da izleyiciye "bilimin gereği" diye sunuyorlar. Gerçekte söylediklerinin siyaset bilimiyle de, dünyadaki uygulamalarla da bir ilgisi yok. Örneğin Profesör Toprak, televizyon ekranından şu minvalde bir tespit yapmakta sakınca görmüyor: "Başkanlık sisteminin Latin Amerika uygulamaları hep diktatörlükle sonuçlanmıştır."
Bir siyaset öğrencisi bunu söylüyor olsa ciddiye almazsınız ama söyleyen önceki dönem CHP milletvekilliği de yapmış bir profesör olunca insan inanamıyor. Bu kadar mı ezberden konuşulur. Çünkü söylediği doğru değil. Öncelikle çok genel bir doğrunun altını çizelim. Parlamenter sistem de başkanlık sistemi de özellikle soğuk savaş döneminde"diktatörlükler" üretti. Halen de üretebilir. Ama bu her dönem ve her ülke için geçerli değil.
1980 sonrası Latin Amerika ülkelerinde tam aksi oldu. Brezilya ve Arjantin bunun en somut örneği. Daha önce de yazdım, Freedom House'un demokrasi ölçümlerine göre başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler sıralamasında (1 ila 7 puan üzerinden yapılıyor) ABD 1, Brezilya ve Arjantin 2, Venezüella ise 5'inci sırada.
Şu gerçek de bilinçli biçimde saklanıyor. Bizde parlamenter sistem sık sık darbeler üretmedi mi? Profesör Toprak hoca, bu bilgilerle kendi dersinden bile sınıf geçemez. Bu gerçekleri bilmiyor olması da manidar.
Gelelim Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu'na... Onda Cumhurbaşkanı Erdoğan takıntısı olduğu o kadar açık ki. Siz hangi meseleyi sorarsanız sorun, o mutlaka sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a getirip meseleyi ona bağlar. Bu konuda ondan ustası yok.
CNNTürk'te yine başkanlık sistemi tartışılırken doğal olarak cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi de gündeme geldi. O günleri yaşadığımız için, 367 hokkabazlığını ve 27 Nisan E-Muhtıra'yı unutmadık.
Prof. Kalaycıoğlu hiç bunlardan söz etmeden bakın ne diyor: "Cumhurbaşkanını halkın seçmesi için referanduma gidilmeyebilirdi. AKP seçimi kazanmış, MHP de destek verdiği için cumhurbaşkanı seçimi sorun olmaktan çıkmıştı. Ama Başbakan Erdoğan, bunu istemedi, kutuplaşma için referandumu tercih etti."
El insaf... Bir insan bu kadar mı kötücül olur? Vesayetçi yapı, siyasi partileri, ordusu ve aydınlarıyla her türlü tezgâhı çekecek, o güne kadar hiç akla gelmeyen 367 hokkabazlığını yapacak ama siz bundan sonra bu tezgâhları boşa çıkartacak referanduma gitmeyeceksiniz. Bu arada şunu da hatırlatalım: Cumhurbaşkanını halkın seçmesi önerisi o günkü Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu tarafından gündeme getirildi.
İşin bilinçli çarpıtılan bir yanı da İngiltere sistemiyle ilgili. Parlamenter sistemin en iyi örneği olarak sunulan İngiliz sistemi aslında iki partili bir yapı nedeniyle başkanlıktan çok da farklı değil. Bakın Dr. Ümit Kardaş ne diyor: "Bu sistem, cumhuriyetçi monarka, ABD başkanından daha geniş bir yetki vermektedir."
Burada önemli olan demokratik işleyişi iyi kurgulamak. Asıl tartışılması gereken bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019