Mahmut ÖVÜR
28 Şubat darbesinin travmasını atlatmak zor.
Medyanın büyük günah işlediği biliniyor. Mesela bir Petrol Ofisi, Boğaziçi Elektrik ihalesini izlerken tanık olduğum tezgâhları hatırlıyorum.
Özellikle Petrol Ofisi ihalesinin birkaç kez el değiştirmesi, bugün etkili bir medya patronu olan işadamının o günlerde kelepçelenip gözaltına alınması, hakkında "kaçakçı" diye kampanya başlatılması, sonra da büyük medya patronunun ihaleyi alması herkesin gözü önünde olmuştu.
Daha ilginci, o kampanyayı ateşli yürüten bir köşe yazarı, bugün o eli organize şubeye götürülen işadamının gazetesini yönetiyor.
Türkiye garip ülke...
Tabii 28 Şubat postmodern darbesi sadece asker -medya işbirliğiyle gerçekleşmiş değil.
Olayın birkaç ayağı vardı ve en günahkârlarından biri de o ünlü "beşli çete"diye nitelenen "sivil" örgütlerdi. Kimi devrimci, kimi liberal o örgüt liderleri şimdi ne yapıyor acaba?
Aralarında geçmişi "devrimci" mücadelelerle dolu DİSK'in de yer aldığı şu örgütlere bir bakın; TOBB, Türk-İş, TİSK ve TESK...
Kısaca adı "sivil" zihniyeti "otoriter" olan bu örgütler o gün askere destek olmakta hiç tereddüt etmedi. Bugün o örgütlere başkanlık yapanlardan bir kısmı pişmanlık gösteriyor. Bu elbette önemli. Ama ne yazık ki 12 Eylül 2010 referandumundaki tavırlarını hatırlayınca samimiyetleri kuşku yaratıyor.
Tıpkı siyasetteki gibi adı geçen sivil toplum örgütleri de yeni kuşak aktörlerle yoluna devam etmedikçe o "darbeci" zihniyet pek değişmez görünüyor.
O darbe günlerinin belki de Refah'tan daha sıkıntılı partisi DYP idi. Bütün tezgâhlar onun üzerine kurulmuştu. Sistemin tehditleri de ağırlıkla ona yönelikti. Bir kere dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, bir taşla birkaç kuş vurmak için işe kurduğu partiden başladı.
Yalım Erez ve Yıldırım Aktuna'nın istifasıyla başlayan süreçte her türlü "şantaj ve tehdit" devreye girdi.
Şu ana kadar Refah-Yol hükümetinde görev yapıp da konuşanlar daha çok Refah kanadındandı. Nedense DYP'li bakanlar biri hariç konuşmadı. O tarihte DYP'yi iyi izleyen gazeteci bir dostum bu soruya şöyle cevap veriyor:
"Bence müesses nizama bağlı oldukları için. Yoksa hepsi ne yapıldığını, kimin neyle, nasıl tehdit edildiğini iyi biliyor. Necmettin Cevheri, Ömer Barutçu, Hasan Ekinci, Halit Dağlı'nın söyleyecekleri çok şey var ama susuyorlar."
Salim Ensarioğlu dışında o kabinede yer alan DYP'li bakanların hiçbiri konuşmadı. Merak edip, o dönem yakından tanıdığım, Çiller'e de yakınlığıyla bilinen eski bakan Ömer Barutçu'yu aradım. Konuşmak istemedi. Ancak bir ara "Daha büyük konuşmak lazım"demesi ilgimi çekti ama ondan da vazgeçti.
Sonunda şu tespitiyle yetindim: "Bana yönelik bir şey olmaması mümkün mü? İsim veremedim ama herkese olduğu gibi bize de bulaşmak istediler fakat bulaşamadılar. Ben hakaret ettim. Şu ana kadar yazılanların hepsi doğru. Bütün bakanların üzerine gittiler."
Barutçu'ya Bahattin Yücel'in dosyayla tehdit edilip edilmediği konusunda bilgisi olup olmadığını da sordum. Cevabı yine dolaylı oldu: "İstifa edenlerin hepsi tehditle istifa etti, bunu söyleyebilirim. Ama bana da şu yapıldı bu yapıldı demem."
Peki, Tansu Çiller? O neden konuşmuyor? Bütün bakanları "tehditle" istifa ettirilen ve Başbakanlık sırası elinden alınarak bir anlamda siyaseten emekli edilen bir siyasi aktörün susması sizce anlaşılır bir şey mi?
Bari anılarını yazsa da, siyaset tarihi açısından süreç eksik kalmasa...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019