Mehmet Ali ALÇINKAYA
Orta Doğu’nun fırtınalı coğrafyasında Rojava (Kuzey ve Doğu Suriye), yalnızca askeri bir savunma hattı değil; aynı zamanda köklü bir zihniyet devrimi olarak tarihe geçmektedir. Bu devrimin en görünür, en sarsıcı ve en çok hedef alınan gücü kadınlardır. Binlerce Kürt kadınının saçlarını örerek dünyaya verdiği mesaj, bir estetik tercih değil; politik, kültürel ve toplumsal bir başkaldırının açık ifadesidir.
Bugün bu mesaj, HTŞ çetelerinin Rakka’da bir kadın savaşçının örgülü saçlarını kesmesi karşısında daha da evrensel bir anlam kazanmıştır. Bu saldırı yalnızca bir kadına değil; kadınların onuruna, hafızasına ve özgürlük iradesine yönelmiştir. Buna karşılık Rojava’dan yükselen ses, sınırları aşan ortak bir çağrıya dönüşmüştür;
“Saçlarımız onur, hafıza ve direnişin sembolüdür.”
Saç Örgüsü; Bir Hafıza ve Direniş Simgesi;
Kürt kültüründe ve Mezopotamya geleneğinde kadın saçı; yaşamı, bereketi ve kimliği temsil eder. Rojava’da ise saçın örülmesi, Jineoloji (Kadın Bilimi) temelinde yükselen kolektif bir direniş anlamı kazanmıştır. Bu nedenle kadınların saçları ve bedenleri, HTŞ ve DAİŞ gibi kadın düşmanı yapılar tarafından sistematik biçimde hedef alınmaktadır.
Bağlılık ve Birlik;
Örülen her bir saç teli, kadınların birbirine ve özgür yaşam iradesine olan bağlılığını simgeler. Bu örgüler, parçalanmak istenen toplumsal bağların yeniden kurulmasıdır.
Savaş ve Yaşam;
Cepheye giden kadın savaşçıların saçlarını örmesi, ölüm ve yok etme siyasetine karşı yaşamı savunma kararlılığının ifadesidir.
Hafıza;
Yitirilenlerin ardından saç örmek ya da örgüleri bir emanet olarak saklamak, unutuşa ve inkâra karşı geliştirilen güçlü bir direniş biçimidir.
Bu yönüyle saç örgüsü, Rojava’da yalnızca kültürel bir sembol değil; geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlayan ortak bir direniş hafızasıdır.
Kadın Özgürlükçü Paradigma; Jin, Jiyan, Azadî
Rojava Devrimi’nin fikrî altyapısını oluşturan Kadın Özgürlükçü Paradigma, “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez” ilkesine dayanır. HTŞ ve DAİŞ’in kadın düşmanı saldırıları, bu paradigmanın neden hedef alındığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bu paradigma üç temel sütun üzerinde yükselir:
Eş Başkanlık Sistemi;
Kadın ve erkeğin eşit temsiline dayanan bu model, tekçi ve erkek egemen iktidar anlayışına karşı demokratik bir alternatiftir.
Özgün Kadın Örgütlenmesi;
Kadınların kendi meclislerini, akademilerini, adalet mekanizmalarını ve savunma birliklerini (YPJ) kurması, onları karar süreçlerinin öznesi haline getirir.
Ekonomik Bağımsızlık;
Kadın kooperatifleri aracılığıyla üretime ve toprağa dönüş, hem savaş ekonomisine hem de kapitalist sömürü ilişkilerine karşı dayanışmacı bir yaşam modeli sunar.
Bu sistem, kadınları korunması gereken varlıklar olarak değil, özgür toplumun kurucu gücü olarak tanımlar.
Toplumsal Dönüşüm ve Rojava Modeli
Rojava Devrimi yalnızca bölgesel bir deneyim değil, aynı zamanda küresel ölçekte kadın özgürlüğü ve demokrasi mücadelesi için güçlü bir ilham kaynağıdır. Binlerce kadının saçlarını örerek sokaklara çıkması, HTŞ ve DAİŞ’in karanlık zihniyetine karşı verilen mücadelenin en yalın ama en güçlü ifadesidir.
“Saçlarımız sadece bizim değil, özgürleşen bir halkın bayrağıdır.”
Bu anlayış, Kürt kadınlarıyla sınırlı kalmamış; Arap, Süryani, Türkmen ve Ermeni kadınlarını da aynı direniş örgüsünde buluşturmuştur. “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı, bugün dünyanın dört bir yanında kadınların ortak özgürlük çağrısı haline gelmiştir.
HTŞ ve DAİŞ çeteleri, Rojava’ya yöneldikleri her yerde savaş ve insanlık suçu işlemekte; özellikle kadınları hedef almaktadır. Kadınların saçlarının kesilmesi, bedenlerin ve hafızaların denetim altına alınmak istenmesidir. Ancak bu saldırılar karşısında Rojava’dan yükselen direniş büyümekte ve çoğalmaktadır.
Rojava’da örülen saçlar, kadınların kendi kaderlerini tayin etme iradesinin somutlaşmış halidir. Kesilen her örgü, dünya kadınlarının dayanışmasıyla yeniden örülmektedir.
Bu direniş, modern dünyanın derinleşen krizlerine kadın merkezli bir çözüm sunarken tarihe şu notu düşmektedir;
Kadın özgürlüğü, gerçek demokrasinin tek anahtarıdır.
Yazarlar
-
Taha AkyolTarihçiliğimizde İlber Ortaylı 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVahşet çağında safiyane düşünceler… 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENABD İran’a saldırırken Çin’i sıkıştırıyor 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik hezimetler seti 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaşmak güzel de… 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySavaşın jeoekonomisi: Sermaye mantığı ile jeopolitik mantık çelişirse ne olur? 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUOrtadoğu savaşının göbeğinde… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan Tuğalİran rejimi ve antiemperyalizm 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYANewroz Ateşinin Yoldaşı; Mücadele ve Barışın Sönmeyen Yıldızı Salih Müslim... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERBugünlerde aklıma hep Brezilya geliyor 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkan‘Neden S-400’ler depoda’ sorusu neden yanlış soru 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAmerikan PDY’si 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuYangının ortasında… 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.03.2026
7.03.2026
2.03.2026
27.02.2026
24.02.2026
23.02.2026
16.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
7.02.2026