Mehmet ALTAN
Önce ABD ve İsrail’in saldırısına hedef olan İran’a bakalım.
İran’da da önce ekonomiye bakalım.
Dünya Bankası’na göre İran, petrole aşırı bağımlılık ve yaptırımlar nedeniyle “kayıp bir on yıl” yaşadı.
“Kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla, 2011–2020 döneminde yıllık ortalama yüzde 0,6 oranında daraldı.”
Dünya Bankası raporuna göre, “Son on yılda yaklaşık 10 milyon İranlı yoksulluğa sürüklendi. 2011–2020 arasında uluslararası yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı yüzde 20’den yüzde 28,1’e yükseldi.”
Yoksul İranlıların sayısı artmakla kalmadı; yoksulluk sınırının biraz üzerinde yaşamayı başaranların da kırılganlığı derinleşti.
Rapora göre, “İranlıların yüzde 40’ı yoksulluğa düşme riski taşıyor; yani yakın gelecekte yoksul hâle gelme olasılıkları beşte birden fazla. Bu oran, 2011’e kıyasla 10 puanlık bir artış anlamına geliyor.”
2026 yılında durum daha da vahim.
***
Ekonominin elden ayaktan düşmesi, dermansızlaşması için rejimin de buna el vermesi gerekir.
İran’da “servet ve gücün belli ellerde yoğunlaşmasını meşrulaştıran”, “devletçi ve güvenlik odaklı”, insanı ve halkı yok sayan bir rejim var.
Böyle bir düzen de ekonomiyi perişan ediyor.
***
Geçenlerde ABD, diktatör Maduro’yu yatağından kaldırıp götürdüğünde şöyle yazmıştım:
“Büyük zorbanın uluslararası hukuku, küçük zorbanın ise iç hukuku yok saydığı, ‘haksızlar’ arasındaki bu rezalette nasıl bir ‘zihinsel’ pozisyon tutmalıyız konusunda kendi görüşümü birkaç gün önce yazmıştım, tekrarlamakta beis yok:
Hukuku tanımayan büyük zorba, hukuku tanımayan küçük bir zorbayı yendi.
Zorbalığa karşı çıkarken sanırım her türlü zorbalığın karşısında durarak yapmalıyız bunu.
‘Bir ülkenin egemenliğinin ve bağımsızlığının’ o ülkeyi yöneten zorbaya halkını ezme özgürlüğünü vermemesi gerektiğini de belirtmeliyiz herhalde.
‘Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti’ ilkelerini pusula yapmalıyız ki zorbalar arasındaki hukuksuz dövüşte yolumuzu kaybetmeyelim…”
***
“Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti” ilkelerini pusula yapan, yolunu kaybetmeyen petrol zengini bir ülke var: Norveç.
Norveç, petrolün fakirleşme değil, zenginleşme aracı olduğunu ispat etti.
Ne yaptı?
İran’ın yaptığının tam tersini yapması yetti.
“Norveç Varlık Fonu, 1990’dan bu yana ülkenin petrol ve doğalgaz üretiminden sağlanan gelirle yabancı ülkelerin hisse senetleri, tahvil ve emlak piyasalarına yatırım yapıyor.
Hükümetin yalnızca çok küçük bir bölümünü kullanabildiği fonun büyük kısmı gelecek nesiller için biriktiriliyor.
Dünya genelinde 68 ülkede 7 bin 200’den fazla firmada yatırımı bulunan Fon, küresel borsalardaki hisselerin yaklaşık yüzde 1,5’ini elinde bulunduruyor. Fon’un mevcut büyüklüğü, Norveç’te kişi başına yaklaşık 385 bin dolara karşılık geliyor.”
***
2025 yılı itibariyle Fon’un başarısını da anımsayalım:
“Norveç Varlık Fonu, geçen yıl 247 milyar dolar kar elde etti. Fonun piyasa değeri 31 Aralık 2025 itibarıyla 2 trilyon 221 milyar dolar büyüklüğüne ulaştı.
Norveç Varlık Fonu, geçen yıl teknoloji ve finans hisselerine yaptığı yatırımlardan 2 trilyon 247 milyar dolar yatırım karı elde ettiğini açıkladı.
Norveç Varlık Fonu, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını da duyurdu: Buna göre, geçen yıl fonun yatırım getirisi yüzde 15,1 olurken, bu oran 247 milyar dolara denk geldi.
Öz sermaye yatırımlarından yüzde 19,3 getiri sağlayan fonun toplam piyasa değeri, 31 Aralık 2025 itibarıyla 2 trilyon 221 milyar dolara ulaştı.”
***
Yapay zekaya, akıl ile petrol arasında doğru ilişki kurmanın nasıl bir zenginlik getirdiğini vurgulayan Mahfi Eğilmez’in yazılarının özetini maddeler halinde kısaca sıralamasını söyledim:
1-Norveç: Petrolün Kalkınmaya Dönüşümü
Kaynak Yönetimi: Eğilmez, Norveç’i petrolün “kader” değil, doğru yönetimle “kalkınma” aracı olduğuna en iyi örnek olarak gösterir.
Petrol Fonu: Norveç’in Kuzey Denizi’nden elde ettiği petrol gelirini tüketmeyip bir fonda (Varlık Fonu) biriktirdiğini ve bu geliri geleceğe dönük bir kalkınma modeli olarak kullandığını vurgular.
Kurumsal Yapı: Kaynağın değil, aklın ve hukukun sonucu belirlediğini; Norveç’in bu sayede zenginleştiğini vurgular.
2- İran: Petrolün “Keder”e Dönüşümü (Kurumsal Zayıflık)
Potansiyel ve Gerçeklik: İran, 155 milyar varil rezerve sahip, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biridir. Ancak Eğilmez, zengin doğal kaynakların (Nijerya veya Venezuela örneklerinde olduğu gibi) doğru yönetilemezse “keder” (kalkınamama, yoksulluk) getirebileceğini belirtir.
Yaptırımlar ve Ekonomi: İran’ın petrol sektörünün yaptırımlar nedeniyle zorlandığını ve bu durumun ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini vurgular.
3- Eğilmez’in Petrol ve Coğrafya Yorumu
Coğrafya Kaderdir (Ama Değiştirilebilir): Eğilmez “Petrol zenginliği kader değildir” diyerek, petrolü olan her ülkenin zengin olmayacağını, asıl belirleyicinin “akıl ve yönetim” olduğunu vurgular.
Türkiye’ye Etkisi (İran-İsrail Gerilimi): Ortadoğu’daki gerginliklerin petrol fiyatlarını artırarak Türkiye’nin cari açığını (enerji maliyeti kanalıyla) artıracağını ve enflasyonist baskı yaratacağını analiz eder.
Piyasa Aldırmazlığı: Haziran 2025’teki analizlerinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehditleri gibi jeopolitik risklerin artık piyasalarda (altın, petrol) daha sınırlı tepki verdiğini söyleyerek bunu “piyasa aldırmazlığı” olarak tanımlamıştır.
***
Norveç doğru kurumlarla petrolü zenginliğe, İran ise yönetimsel sorunlar ve jeopolitik risklerle petrolü istikrarsızlığa dönüştüren çarpıcı iki örnek.
Petrol, Norveç’i “abad” ederken, İran’ı sefil ediyor.
Aralarındaki fark da yönetim farkı.
***
İran petrolü Norveç gibi yönetilse şimdi İran bu durumda mı olurdu?
İran halkı, bunca zenginliğin ortasında böyle yoksul mu yaşardı?
İran’la Norveç kıyaslaması çok net bir gerçeği bize gösteriyor:
Kendi halkını tutsak alan rejimler halkını yoksul ve mutsuz bırakıyor.
O tür rejimler oluşmasına izin veren toplumlar da çok büyük bedeller ödüyor.
Yazarlar
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKimin füzesi önce bitecek? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUBu ikilinin gözü dönmüşlüğü… 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRSiyanür faciasına yol açan madeni 1.5 milyar dolara Cengiz alıyor 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye nerede duruyor? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİHileye karşı dürüstlük (Kizbe karşı Sıdk) 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNVaroluş savaşı! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANİran Petrolü Norveç’te Olsaydı… 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANPKK yine çark edebilir! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBölgesel ve Uzun Bir Savaş 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciSiyasi riski düşürmek zorundayız 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump’a kızıp acısını CHP’den çıkaranlara sözüm 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİki haydut 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşı çözüm sürecinin yükünü ağırlaştırdı 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025