Mehmet AKAY

Mehmet AKAY
Mehmet AKAY
[email protected] Gece Metrosu 1997 Doruk/Dâhiler ve Aşkları 2008 İkaros/Aşk Üzerine Düşünceler 2015 İkaros/Ardıç Konuşması 2017 NoKitap/Ateşin Felaketi 2020 Klaros/ 80 Kuşağının Üç Şairi 2021 Klaros /Göle ağladım/Çöl oldum 2021 Klaros/Gökyüzü Gazelleri Şiirden Yayıncılık2002 Tüm Yazıları
Bölgesel ve Uzun Bir Savaş
5.03.2026
33

ABD ve İsrail'in başlattığı İran Savaşı'nda 6 gün geride kaldı. İran Dini Lideri Hamaney, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere 48 üst düzey yönetici öldürüldü. Savaş karşılıklı füze atışları, hava ve deniz üzerinden yürütülmekte.

 İran, saldırı karşında Amerikan üstlerin vurulacağını duyurmuştu, nitekim de öyle oldu. Pek çok Körfez ülkesi İran füzelerin hedefi oldu. İsrail’de Hamas’ı bahane göstererek Lübnan’a sürekli hava saldırısında bulunuyor.

 Pakistan ve Afganistan arasında da gerilim sürmekte.

 Kuzeyde Rusya-Ukrayna, Güney’de Ortadoğu ve Arap coğrafyasında başlayan savaş Türkiye’yi ateş çemberinin içine almış gözüküyor.

 ABD-İsrail ve İran savaşı bölgesel bir boyut kazanmış olduğu söylemek mümkün. Rusya-Ukrayna savaşında ayda yaklaşık elli bine yakın asker ölüyor. İran’a dönük savaştaysa şu an binlerce sivilin öldüğü bilgisi geçiliyor. Milyarlarca dolar ekonomi politiği olan bu savaşlar yüzbinlerin ölümüyle 2. Dünya Savaşından buyana en büyük bedel daha şimdiden ödenmiş oldu.

 Önceki yazımızda ABD, İsrail ile birlikte ‘yeni dünya düzeninin’ inşası için İran’ı kurban olarak belirlediğini söylemiştik. Gerçi süreç İsrail’in Gazze’ye dönük işgal ve jenosit uygulamasıyla başlamıştı. Bütün dünyanın karşında gerçekleşen İsrail katliamı ABD’ye güç verdi. ABD ve İsrail bugün İran’a pervasızca saldırabiliyorsa Gazze’yi sahiplenemediğimizden dolayıdır. Sivil binlerce insan hepimizin gözü önünde katledildi. Buradan cesaret bulan ABD ve İsrail bugün bütün Ortadoğu ve Arap coğrafyasını tehdit ediyor.

 ABD, askeri müdahalesine Molla rejimin değiştirilmesini gerekçe göstererek işgale uluslararası meşruluk sağlamaya çalışıyor. Mollaların füzelerle, bombalamalarla devrilmeyeceğini herkes farkında. Bir kara savaşı olmadan ABD, Molla rejimini yıkamaz veya teslim alamaz.

 Çünkü Molla rejimi varlık koşulu ABD ve batı medeniyet düşmanı olarak iktidara geldi. 79 Demokratik Devrimi fırsat bulup şahı deviren tüm güçleri tasfiye ederek yani karşı devrim yaparak devrimi gasp etti. 80’li yıllardan beri gerici iktidarını pekiştirmek ve ideolojisini yaymak için Ortadoğu’da paramiliter güçleri oluşturup destekledi. Şiiliği bir din anlayışı olarak değil ideoloji olarak araçsallaştırdı. Müslümanlar arasında mezhepsel ayrılığı körükleyip uluslararası güç kazanmanın yollarını aradı.

 Pek çok yerde de başarılı oldu.

 Yemen’de Tutsiler, Irak’da Haşdi Şabiler, Lübnan’da Hizbullah gibi pek çok siyasal etkinlik ve meşruluk sağladı.

 ABD, Molla rejimini yıkamayacaksa neden savaşı sürdürüyor, çünkü ‘yeni dünya düzenini’ ancak askeri strateji ile inşa edebileceğini biliyor. Ticari olarak ÇİN ve Avrupa ABD’den çok daha güçlü durumda.

 2. Dünya Savaşından beri ABD kendini askeri alanda var etmeye çalıştı. Dolaysıyla enerji kaynakları ve koridorlarında hâkim olmak uluslararası rekabette avantaj sağlayacağının farkındaydı.

 Ortadoğu ve Körfez’de İsrail aracılığıyla hareket ederken, diğer kıtalarda bazen kendine buyruk, bazen de Atlantik İttifakıyla hareket etti.

 Yani ABD, İsrail üzerinden Kızıldeniz ve Basra Körfezi, Hürmüz Boğazında kontrolü ele geçirmek istiyor.

 Rakibi ÇİN’e karşı ancak böyle bahşedebilecek.

 Maduro’dan sonra Mollalar zaten açık hedefti. Nitekim de öyle oldu.

 İran, Hürmüz Boğazını kapattığını duyursa da, bu pek uzun süremeyecek. ABD, silahlı gücü ve donanması kısa bir süre sonra Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazının kontrolünü alacaktır.

 2023’de Kızıldeniz’de ABD öncülüğünde oluşturulan çok uluslu bir denetim oluşturuldu ve deniz devriyesiyle de Basra Körfezi denetim altına alındı.

 ABD, İran’a dönük saldırısında Atlantik İttifakını daha şimdiden yanında yer almaya zorluyor ve bunda da başarılı.

 ABD, karşısında yalnız Mollaların olmadığını, arkasında ÇİN, Rusya ve Kuzey Kore’nin olduğunu çok iyi biliyor. Bu savaş emperyalist çıkarlar için yapılmakta. ABD, Ortadoğu ve Körfezden rakiplerini elimine etmeye çalışıyor. Dolaysıyla savaş ABD, Atlantik İttifakının istediği bir düzen kuruluncaya devam edecektir.

 İran’ın bir süre sonra füzeleri tükenecektir. Hava Kuvvetleri de bertaraf olmuş durumda. Savaş sürdükçe İran’da kriz derinleşecektir. Özellikle etnik guruplar kendi kaderlerini tayin etmek isteyebilir.

 İran’ın batısında bulunan Kürt ve Lorlar, Güneyde Araplar, Doğuda Beluçlar, Kuzeyde Azeriler İran’da Molla rejimine karşı bir tutum alacaklardır. Çünkü ABD ve İsrail’i başlarına bela yapan Molla rejimi olduğunu çok iyi biliyorlar. Sanırım savaş Mollaları, Tahran ve çevresinde sıkışmalarına yol açacaktır.

 Yeni İran oluşuncaya değin bir iç savaş kaçınılmaz görünüyor.

 ABD ve ittifakları İran’ı uzun süre bombalamayı sürdürecektir. Bu uzun savaş süreci içinde öyle gözüküyor ki, Mollalar kontrol altına alındıktan sonra sıra Lübnan, Irak, Yemen’de Tutsiler bir biçimde yeniden dizayn edilecektir.  

Türkiye, Ortadoğu’ya iyice yerleşen ABD karşısında yapabileceği pek bir şey yok. Türkiye’nin yapabileceği tek seçenek savaşa karşı olmak ve yıllardır kimlikleri için mücadele eden Irak, İran Kürtlerini desteklemek ve yanında durmak.

Başka her seçenek Türkiye’yi bataklığa sürükleyecektir.

 

 

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar