Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN
Mehmet ALTAN
Tüm Yazıları
“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” …
16.01.2026
101
Başbakan Erdoğan’ın Manisa'da yaptığı konuşmayı anımsayan var mı acaba, o konuşmada "Bir yanlış yaptık. Nedir o yanlış? HSYK… Onu da yargılayan, denetleyen mekanizma vardı. Biz dedik ki demokrasinin gereğini yapalım. Adalet Bakanlığı'ndaki bu yetkiyi kalktık devrettik. Orada yanlış yapmışız. Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” diyordu.

Tarihler 29 Aralık 2013’ü gösteriyordu…

17-25 Aralık 2013’den birkaç gün sonraydı.

AB reform sürecinde “demokrasi gereği” yapılan bütün reformlar geri alınıyordu.

HSYK da onlardan biriydi.

Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım!

Başbakan Erdoğan’ın “Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” sözlerinin hemen ardından AK Parti milletvekilleri, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu siyasetin emrine veren bir tasarı hazırladı.

Tasarının satırbaşları özetle şöyleydi:

“Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte HSYK’da görev yapan genel sekreter, genel sekreter yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı, Teftiş Kurulu başkan yardımcıları, Kurul müfettişleri, tetkik hakimleri ve idari personelin, Kurul’daki görevleri bitecek. 10 gün içinde ise Kurulun Başkanı olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ; Kurul üyelerinin, asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacakları daireleri belirleyecek. Teftiş Kurulu Başkanı, Teftiş Kurulu başkan yardımcıları ve genel sekreter yardımcılarını Bakan atayacak. Teftiş Kurulu Başkanı, Kurul’a değil Bakan’a karşı sorumlu olacak.”

“Yeni HSYK’nın üç yıl boyunca çıkardığı hakim-savcı atama kriterleri başta bütün genelge ve yönetmelikleri yürürlükten kalkacak. Yargı yetkisinin kullanımına ilişkin konular hariç genelge düzenlemek görevi de Kurul’dan Bakanlığa geçecek.”

“HSYK Genel Kurul toplantı gündemi de Bakan tarafından, Başkanvekilinin de görüşü alınmak suretiyle belirlenecek. Kanundaki istisnalar hariç olmak üzere 22 üyeli Genel Kurul, en az 17 üyeyle toplanacak ve üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar verecek.”

HSYK’nın işleyişini siyasileştiren yasa tasarısı büyük gürültü çıkardı. Adalet Komisyonu’nun üyeleri birbirine girdi.

İş çığırından çıktı.

Olaya dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül el koydu. Çankaya Köşkünde bir Zirve düzenledi. Meclis’teki parti liderleriyle görüştü.

14 Ocak 2014 tarihli gazetelerin büyük çoğunluğunda bu “zirve” manşetti.

Çankaya Zirvesinin sonucunda ortalama bir yol bulunmuş ama sorun çözümlenmemişti. Sancı devam ediyordu.

17 Şubat tarihli Hürriyet Gazetesi tasarının oylama gününü şöyle verdi:

“Daha Komisyon'da görüşülürken uçan tekmelerin atıldığı, tablet bilgisayarların fırlatıldığı HSYK teklifi, Meclis Genel Kurulu'nda görüşülürken de vekiller yumruklaştı, hatta kan aktı.

Saatler süren görüşmeler sert geçti, sonunda HSYK teklifi Meclis'te kabul edildi.

Ancak oylama sonuçları da bir o kadar ilginçti. Çünkü teklife 210 vekil 'evet' derken, sadece 28 'hayır' oyu çıktı. HSYK yasa teklifine TBMM Genel Kurulu'nda sadece 28 red oyu çıkmasına ilişkin CHP, ‘Biz grubu dinlendiriyorduk’ derken, MHP, BDP'yi suçladı.

MHP'li Halaçoğlu, ‘Destek vermiyormuş gibi görünüp desteklediler’ suçlamasında bulunurken BDP'li Kaplan da 'en sert muhalefeti' kendilerinin yaptığını’ iddia etti.”

Cumhurbaşkanı Gül bu yasayı 24 Şubat 2014 tarihinde imzaladı. İmzaladıktan sonra da kamuoyuna bir açıklama yaptı ve yasayı imzalama nedenlerini açıkladı:

“Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununda değişiklik yapan teklifin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasından sonra her safhasını, özellikle Anayasaya aykırılığının bulunup bulunmadığı bakımından incelettim ve Teklifte 12 maddede yer alan 15 hususun Anayasayla açıkça çeliştiğini gördüm ve Adalet Bakanını çağırıp uyardım.”

Cumhurbaşkanı Gül’ün girişimleri sonucu tasarının bazı maddeleri değiştirilmiş, Adalet Bakanına verilen kimi yetkiler yeniden HSYK Genel Kurulunda veya ilgili dairelerinde kalacak şekilde değiştirilmişti.

Cumhurbaşkanı Gül’ün açıklaması şöyle son buluyordu:

“Düzeltilen bu açık aykırılıklar dışında Kanunun lehinde ve aleyhinde tartışılan diğer maddelerinin ise Anayasa Mahkemesince değerlendirilmesinin daha doğru olacağını düşünerek yayımlanmasını uygun buldum."

Tasarı yasallaştıktan sonra CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Daha sonra 2017 yılında rejim değiştiğinde de HSYK yine hedefteydi.

Yeni adı Hâkim ve Savcılar Kurulu oldu… Neredeyse üyelerinin tamamına yakın kısmı rejim tarafından atanır hale geldi.

O HSK, bugün Anayasayı yok sayan hâkimi Yargıtay’a üye atıyor.

Daha başka bir şey demeye gerek var mı?

Basın Tarihi sayesinde sadece HSK’nın yakın geçmişine bakmak bile nereden nereye doğru gittiğimizi görmeye yetiyor…

Geri vitese takıp gaza basmışız.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar