Mehmet ALTAN
Önce bir soru: Ekonomik açıdan yaşamınız 12 yıl önce mi daha iyiydi, şimdi mi daha iyi? 12 yılda refahınız arttı mı, azaldı mı?
Eğer yaşam kaliteniz daha da kötüleştiyse seçim arifelerinde cenneti vaat eden siyaset kurumu ne işe yarıyor?
2014 yılı işsizlik oranı ise %10,9 seviyesinde gerçekleşmiş.
Enflasyon yüzde 9 olmuş… Halbuki resmi hedef yüzde 5’miş.
2014 yılında politika faizini yüzde 4,5’tan yüzde 10’a çıkmış.
Büyüme üst üste üçüncü yılda da potansiyel büyüme oranının altında kalmış.
Geride bıraktığımız 2025’de durum ne oldu?
İşsizlik tespiti ile başlayalım:
Türkiye’nin geçen yılki işsizlik oranı yüzde 8.6.
Ancak… “Türkiye’de geniş işsizlik oranının yüzde 30’a yakın olması aslında buraya alınan oranın gerçeği tam olarak yansıtmadığını gösteriyor.”
Peki ya 2014 yılında yüzde 9 olan enflasyon 2025’de ne oldu?
2025 yılında yıllık enflasyon yüzde 30.89.
Halbuki Euro Bölgesinde enflasyon yüzde 2’nin altında… ABD’de de keza… Çin’de neredeyse hiç yok.
Herhalde Türkiye’de enflasyon 2026 sonunda da yüzde 20’nin üzerinde kalacak.
Halbuki ABD ve AB’de yüzde 2’nin altına düşecek.
Aralık 2025 sonunda Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini 150 baz puan indirerek %39,5 seviyesinden %38'e çekti. Geçen yılı öyle bitirdik.
12 yıl önce, yüzde 10 olmuştu.
Şu anda ise yüzde 37.
Gelir dağılımındaki korkunç bozulma da ayrı bir utanç nedeni.
Ekonomik durumdaki bu frensiz kötüleşmenin sebebi nedir?
Siyasal sorumlusu yok mudur?
Sorunun teknik cevaplarından biri, Mahfi Eğilmez’in Arjantin örneğinde çok açık bir biçimde veriliyor.
Arjantin’de 2024 Nisan ayında enflasyon oranı yüzde 292,2 idi…
2026 sonunda Türkiye’de enflasyon oranının yüzde 20’lerde kalması beklenirken, Arjantin’de yüzde 10’un altına düşecek.
Peki bizim aleyhimize ortaya çıkan bu sarsıcı farklılık nereden kaynaklanıyor?
Hangi hatalardan?
Türkiye’de neden olmuyor?
“Arjantin enflasyonla mücadelede bu kadar başarılı olurken Türkiye’nin başarıya ulaşamamasının nedeni nedir?
Burada pek çok neden sayılabilir ama en önemli neden para ve maliye politikasının birlikte uygulanamamasıdır.
Türkiye, 2001 krizi sonrasında mali disiplini sağlayarak ve bunu para politikasıyla destekleyerek enflasyon sorununu çözmüştü.
Bu kez yalnızca para politikasına dayanarak hareket etti.
Arjantin sorunun çözümüne hızla yaklaşırken Türkiye hala uzakta bulunuyor.
“Arjantin, para politikasını daha ılımlı uyguladı: Faizi çok yüksek düzeylere çıkarmadı ama gerekmediğinde de düşürmedi.
Buna karşılık son derecede sert bir maliye politikası uygulamaya girişti. Kamu harcamaları hızla düşürüldü, bakanlıkların sayısı azaltıldı, gereksiz kamu personeli işten çıkarıldı, işe yaramayan teşvik ödemeleri kaldırıldı, ciddi bir kamu tasarrufu sağlandı.
Bütün bunlara karşın baştan artan işsizlik oranı hızla eski düzeyine geri geldi ve hatta daha aşağıya indi. Enflasyondaki düşüşün, özel kesim kuruluşlarının geleceğe daha olumlu bakmasını ona göre karar almasını sağlaması buna neden oldu.
Toplumun enflasyon beklentisi kırıldı ve enflasyon hızlı bir düşüş eğilimine girdi.”
Türkiye’de neden olmuyor? Hangi hatalarda ısrar ediliyor?
“Türkiye, enflasyonla mücadelesinde ağırlığı para politikasına (faiz politikası, karşılıklar politikası, kredi kısıtlamaları) verdi.
Maliye politikası yalnızca vergi artırımları yönüyle devreye sokuldu ve kamu harcamalarındaki israf üzerinde durulmadı.
Daha doğrusu yüzeysel bazı önlemler alındı.
Personel sayısı artırılmaya devam etti, kamu kesiminde gereksiz harcamalardan (son model arabalar, konutlar vb.) vazgeçilmedi.
Bazı düzenlemeler sembolik olarak etki yapar. O etkiden yararlanabilmek için kural koyanların koydukları kurallara önce kendilerinin uyması gerekir. Türkiye bunları yapmadı. O nedenle de enflasyon beklentisini kıramadı.
Enflasyon beklentisi kırılamazsa enflasyon düşmez.”
Siyaset kurumunun hataları olmasa ve ekonomi biliminin kuralları uygulansa bugün çok daha iyi durumda olacaktık.
Bir ülkenin ekonomik durumu, ekonomi biliminin kurallarına bile bile ihanet edildiği için 12 yıl öncesine göre daha kötüye gitti.
Ekonomi bilimi yer çekimi gibidir, onu ciddiye almazsanız mutlaka tepe üstü düşersiniz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTYatırım Var da, Ödenek Nerede? 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciPiyasalar seçime hazırlanıyor 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSıra artık İran’a gelmişe benzer… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolPencereleri açmak 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayDavos, jeoekonomi ve emperyalizm 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de ateşkes, Türkiye’de çözüm: İki gerilim 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBir devletin nasıl yönetildiği hapishanelerinden anlaşılır 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNSaatler yine savaşa kuruldu 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti’nin millet iradesine yabancılaşması… 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava Devrimi Tüm Dünya ve Kürdistan’ın Devrimidir... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasGaribanın oyu… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Dünyada canavarlar zamanı! 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni bir dünya kuruluyor… 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTrump çıpası ile yeni Gazze’ye doğru... 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın seçim planı 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklide CHP in, Cumhur İttifakı out 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİsmet Özel: Bir dava adamının aktif nihilizmi 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYalnız kalabalıklar, dijitalleştikçe daralan güven çemberi, kaleye dönüşen aile: Toplum, kopan bağla 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞ“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır”, öyle mi? 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALDış politikada yeni motto: Yurtta barış, dünyada barış, Suriye’de savaş… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞTÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…” 26.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025