Mehmet Ocaktan
Haydutlukta zirve yapan Amerikan Başkanı Trump, bebek ve çocuk katili olan yardakçısı Netenyahu ile birlikte Gazze’yi yerle bir etti, bununla da yetinmeyip bu kez de İran’a vahşice saldırarak orada yüzlerce öğrenciyi birlikte katlettiler.
Kaderin cilvesine bakın ki Trump’ın aptallıkları yüzünden, ekonomik ve askeri güç anlamında dünyanın en büyüğü olan Amerika, kelimenin tam anlamıyla bir terör devleti olan İsrail’in maskarası haline dönüşmüş durumda.
Bütün dünya gördü ki bu iki haydut, bebekleri, çocukları, sivilleri öldürmekte artık hiçbir sınır tanımıyor ve dünyayı ateşe vermekten asla çekinmiyorlar.
Ama dramatik olan şu ki mesleği insan öldürmek olan Netenyahu, geçmişte büyük acılar yaşamış Yahudi halkını bütün dünyanın gözünde bir ‘kötülük simgesi’ haline getirmiş bulunuyor.
Trump, ikinci kez yönetime geldiği günden bu yana sergilediği çılgınlıklar ve kural tanımazlıklar yüzünden, neredeyse bütün dünya halkları nezdinde Amerika’ya karşı büyük bir nefret dalgası oluşturmuş durumda. Bu haydutluğun, Amerikan toplumunda da bir kırılmaya yol açacağı kaçınılmaz gibi gözüküyor.
Nitekim Trump’ın ikinci döneminin en kritik istihbarat atamalarından biri olan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, görevinden istifa ederek anlamlı bir tepki ortaya koydu. İstifa mektubunda savaşı “vicdanen” destekleyemeyeceğini belirten Kent, çok ağır bir suçlamada bulunarak savaşın “İsrail’in baskısıyla” başlatıldığını ilan etti.
Evet Amerika ekonomisiyle, savaş teknolojisiyle güçlü bir ülke ama Trump, aptalca politikalarıyla ülkesini bütün dünyada yalnızlaştırıyor. Hatırlayalım, ikinci kez seçildiğinde bütün dünyaya parmak salladı ve özellikle de Avrupalı müttefiklerine meydan okudu.
Oysa Amerika’nın uluslararası anlamdaki geleneksel politikaları, zaman zaman küçük çaplı krizler yaşansa da genellikle müttefiklerini dikkate alan bir iklimde yürümüştür. Trump bütün diplomatik teamülleri alt üstü ederek ve de uluslararası hukuku yok sayarak, müttefiklerini bile düşmanlık parantezine alan hoyratça bir politik çizgiyi tercih etti.
Trump’ın, Netenyahu’nun kuyruğuna takılarak başlattığı haydutluk politikası, İran’a karşı başlattıkları saldırıyla birlikte kelimenin tam anlamıyla bir duvara toslamış durumda.
Özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla birlikte, dünya ekonomilerinde alarm zillerinin çalmaya başlaması, Trump’ın o hoyrat tavrını da kırmış görünüyor. Dünyayı ateşe verirken Avrupa’ya bile meydan okuyan Trump, şimdi çaresizce Avrupa ülkelerini yardıma çağırıyor. Öyle ki Çin’e bile “Gel yardım et, Hürmüz’ü birlikte çözelim” demek zorunda kaldı.
Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya başta olmak üzere Avrupa’nın önemli ülkeleri Trump’a rest çekerek, Hürmüz için destek vermeyeceklerini açıkladılar. Geçtiğimiz hafta Brüksel’de düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “(Birlik üyesi) hiçbir ülkenin bu savaşa çekilmek istemediğini” dile getirerek, “Bu bizim savaşımız değil” ifadesini kullandı.
Kuşkusuz ABD-İsrail saldırıları, İran’da büyük tahribatlara yol açıyor. Ama ülkenin dini liderini ve çocukları öldürecek kadar şeytani bir politikayla İran’a diz çöktürmek de hiç kolay olmayacaktır. Evet İran’ın yıllar içinde yaptığı hatalar ve despotik uygulamalar elbette savunulamaz. Ama bu İran’a karşı yapılan vahşi saldırıları da asla meşrulaştırmaz.
Taha Özhan’ı, geçtiğimiz günlerde Perspektif’te, savaşı ve İran’ı analiz eden çok önemli bir yazısı yayımlandı. Yazıdaki şu tespitin altını özellikle çizmekte yarar var: “İran ölçeği, tarihi, toplumsal muhayyilesiyle ve siyasal teolojisiyle istese de ‘tam teslimiyeti’ taşıyabilecek bir ülke değildir. İran’ın ABD’ye karşı askeri bir zafer elde etmesi mümkün değildir. Ancak ABD’nin de İran’dan bir Körfez yönetimi, hatta II. Dünya Savaşı sonrası Almanya ya da Japonya çıkarması da mümkün değildir.”
Geldiğimiz noktada, Trump ve Netenyahu’nun tam bir paranoyaya dönüşen çılgınlıkları, sonuçları itibariyle Amerika’yı da zora sokan bir görüntüyü ortaya çıkarmış bulunuyor. Zira savaşın dünya ekonomilerinde yarattığı krizden, doğal olarak Amerika da nasibini alacaktır.
Bu konuda geçtiğimiz hafta Financial Times (FT)’ta, savaşın küresel ekonomideki görünmeyen yüzünü ortaya koyan çarpıcı bir analiz yayımlandı. Cornell Üniversitesi’nden yaptırımlar uzmanı akademisyen Nicholas Mulder tarafından kaleme alınan analize göre; Amerika’nın Soğuk Savaş sonrası kurduğu “ekonomik savaş ve yaptırım tekeli” resmen sona erdi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve Çin’in nadir toprak elementleri kozunu oynaması, ABD’nin kendi yarattığı ekonomik silahların artık bizzat Washington’ı vurduğunu gösteriyor.
Maalesef İran’a yapılan vahşi saldırılarla bir kez daha gördük ki despotların çılgınlıkları sadece kendi ülkelerine zarar vermekle kalmıyor, bütün dünyayı da yakmaya devam ediyor…
Yazarlar
-
Eser KARAKAŞAKP hangi temel hatayı yaptı? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBir çağ kapanırken İslam 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞAMAN PETROL, CANIM PETROL… 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezSavaş Sırasında Altın Niçin Değer Kaybediyor? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYoksulluk… 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanTrump’ın aptallıkları ABD’yi İsrail’in maskarası yaptı... 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRHer şeyin verilerle ölçüldüğü bir dünyada gerçeklikle bağımız nasıl kopuyor? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026 Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u; Umuttan Gerçeğe, Sembollikten Pratiğe Özgürlük Newroz 'udur... 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURÖzgür, şenlikli, Türkiyeli ve Kürdi bir Newroz 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBazı konulara çok özel bakış 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump’a cevap Belçika’nın Anvers kentinden… 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayABD kaybederse 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAmerikan imparatorluğu çatırdıyor 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç12 Eylül sonrası üniversite tasfiyesi ve bir 'devlet dairesi' olarak üniversite 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSüreç: Suriye'ye yönelik bir operasyon mu, yoksa Türkiye'ye dönük bir barış mı? 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanPeki bu savaşta Türkiye nerede duruyor? Hayır, İran’ın yanında değil 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİBu CHP niye AK Parti’yle bayramlaşmıyor? 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kiras‘Türk Sünniliği’ ve İran karşıtlığı 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENOrtadoğu’da savaşın üç siyasi hesabı 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALİran savaşı hangi aşamada? 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERT“Yeni resmi tarih” tartışmasına devam 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSilivri’de duruşmada… 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBakan Gürlek’in babası da üzülmesin İmamoğlu’nun babası da… 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDünyanın tek umudu: Impeachment 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKMezhep tartışmasının değil ABD ve İsrail’in dayattığı savaşa karşı İran halkının yanında durmanın gü 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUYeni dünya düzeni ile 19 Şubat’ın görüntüleri 19.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2026
11.03.2026
9.03.2026
2.03.2026
11.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026